![]() |
Zeka Teorileri SÖZEL ZEKA Kelimelerle düşünme ve ifade etme, dildeki anlamları değerlendirme, kelimelerdeki anlamları ve kelimeler arasındaki ilişkileri ve düzeni kavrayabilme, şiir, mizah ve hikaye ile ilgilenme, mecazi anlam ve anlatım, benzetme ve mukayese, mücerret ve sembolik şekilde düşünebilme, kavramlaştırabilme ve yazma gibi olayları içeren dili üretme ve etkili kullanma becerisidir. MATEMATiKSEL ZEKA Sayılarla düşünebilme, hesaplar yapabilme, sonuç çıkarma, mantık ilişkileri kurabilme, teoriler üretebilme, problemleri çözebilme, tenkit yapabilme, cebir ve geometrik şekiller gibi sembolik malzemeleri kullanabilme, bilgiyi tahlil ve terkip edebilme ve bilgiler arasında ilişkiler kurabilme maharetidir. GÖRSEL ZEKA Varlığın görünür yönü ile ilgili kavrama kabiliyeti, Resimler, şekiller ve çizgilerle düşünebilme ve muhakeme etme becerisidir. Sembollerle ilgilenebilse dahi esas olan varlığın görünen yönüdür ve soyutlama imkanına fazlaca sahip olmadığı için sembolik düşünebilme mahareti fazla yoktur. BEDENSEL-KiNESTETiK ZEKA Kavrayaşın merkezi hareketlere yönelmiştir. Kendini ifade anlama ve anlatma biçimi harekete ayarlıdır ve jest ve mimikleri kullanır. Beyin ve vücut koordinasyonunu gerçekleştirebilir ve kullanabilir. Bir veya daha çok sporla uğraşır. Hareketsiz oturma süresi kısadır. MÜZiKSEL ZEKA Sese ayarlı bir kavrayış vardır. Anlamlandırmayı seslerle yapar. Bu sebeple sesin her çeşidine karşı hassastır. Dolayısıyla ritmi fark eder ve yakalar. Müziğe dönük bir mahareti vardır. SOSYAL ZEKA Dışa dönük ve yaygın bir kavrayış sahibidir. insanları ve onlar arasındaki ilişkileri çözümleme ve üretme imkanina sahiptir. İnsanları anlama ve iletişim kurma mahareti vardır.İnsanları anlama ve aralarındaki ilişkileri çözümleme imkanı aynı zamanda onları ikna edebilme gücünü de kazandırmaktadır. KİŞİSEL-iÇSEL ZEKA İçe dönük ve derinliğine bir kavrayış vardır. Kendini tanıma, tanımlama, insan iç dünyasına kavrama imkanına sahiptir. İnsan iç dünyasındaki hadiseleri anlama, iç dünyada cereyan eden hadiselerin süreçlerini kavrama, duygu ve düşüncelerini fark ve tahlil etme maharetine sahiptir. Kendini değerlendirebilir ve hedefler oluşturabilir. DOĞACI -VAROLUŞÇU ZEKA Varlığa dönük kavrayıştır. Varlığı ve varlık çeşitlerini tanıma ve anlama çabası gözlenir. Varlığın tabiatına ve mahiyetine dönük felsefi kavrayışlara yönelebilir. Varlığa olan ilgisi, varoluş sürecini anlama çabasını ortaya çıkarır. Kavrayışta Filozofik anlayış biçimleri kendini gösterir. Zeka parçalanabilir bir bünye olarak görülmeye başlandığında “çoklu zeka alanlarıâ€� gibi yaklaşımlar ve açıklamal erekli hale geliyor. Çoklu zeka alanlarında bahsedilen konular aslında zeka değil, akıl, şuur, istidat ve hafızadır. Burada yapılan temel yanlış, zekayı, akıl, şuur, istidat ve hafıza ile birbirine karıştırmaktan ibarettir. Zekanın mahiyetine ve muhtevasina o kadar şey yığılmış- tır ki, bunlar tek tek değerlendirildiğinde akıl, şuur, istidat ve hafızayı görmek mümkündür. Başka bir ifadeyle zekanın bünyesi o kadar genşletilmiştir ki, bu saydıklarımıza ayrı bir alan kalmamıştır. Aslında problem “insan anlayışâ€�nın bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Zekanın göz kamaştırıcı özelliğine takılan kavrayışlar, ne bulurlarsa zekan bünyesine yerleştirmişler ve zekayı tek insan değeri haline getirmişlerdir. Alıntı |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:49. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem