![]() |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Değişim İnce uzun bir hayvan Çarpıyor Çarpıyor Çarpıyordu kendini taşlara. Canı mı sıkılıyor Can mı çekişiyordu yoksa? Yok efendim dedi yanımdaki adam Gömlek değiştiriyor yılan Bu hallerden anlarız dedi az çok Biz de sınıf değişmiştik bi zaman Can Yücel |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Demin Kasvet, elinde bir paslı makas, İstanbul'un asma köprülerini kesti. Sevdamızın ipinde cirit oynayan cambaz Şimdi bir kör satırdır içimizde. Ha düşer, Ha düşer, Ha düşer... Başımızın üstünde demin gülüp duran gökyüzü Yedekte bir salapurya şimdi Can Yücel |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Ellerimde Bir Göztaşı Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum Ne bileyim, bir damlanın böyle deniz olduğunu Şaştım, mavi bir fal gibi açılınca önümde Giritli bir ölümüm varmış, bir balıkçı fitil gibi Patlayacakmış avucunda otuz çubuklu gençliğim Üç günde mi desem, üç gökte, üç kulaçta mı Ben ki, o camgöbeği çiçekler açan ağaç Kırılmaz bardaklar gibi tuzla buz olacakmış Ne zaman boğulsam böyle yosun kokuyordu ışık Sabahcı kahvelerde bir çiroz ötüyordu Ve dalgalarımı geçen o deniz şoförleri Böyle uyur düşlere bindirmiş gemiler Uyuklar gibi üstünde mermer masaların Bir tahta parçasıydım, osmanlı bir kazadan kalmış Yüzüyordum, islam kaptanın ahşap ayağında Öbür tahtalara öbür insanlara doğru Cumhurdu mürekkep balığı, simsiyah yüzüyordum Ne bileyim, bir korkunun böyle destan olduğunu Ağardım, nisanlayınca gece, ve yavrulayan yalnızlık Ya da ilk insanın doğduğu, öldüğü dağdı Moby Dick Nefes aldıkça filbahriler köpürüyordu sulardan Çanlar çalıyor kulaklarımda, yunuslar yarışıyordu Alyuvarlar, dolkuşları ve rüzgar midyeleri Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde. Can Yücel |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Epigram Marx'ın da pek sevdiği bir Latin sözünü anımsıyorum Nihil humanum mihi alienum est Bu sözün altına ben de imzamı basıyorum İnsana ilişkin ne varsa kabulüm Şu hümanistler hariç Can Yücel |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Fındık Faresi... Kafka'nın "Fare" öyküsü üzre, Gözüme nasıl büyük görünürdü Şu Sirkeci Garı'nın lokantası! Sekiz-on yıl kapalı durup yeniden açıldığında. Gittim baktım ki götiçi kadar kalmış O hangar gibi yer... Garsona sordum: Niye küçülttüler, dedim burasını? Yok, amca, dedi, dokunmadılar hiç enine boyuna. Siz fazla şişmanladığımızdan, size öyle geliyor. Doğru dediği belki de... (Üstelik garson Kafka'nın gençlik resimlerinden birine pek benziyordu.) Ola ki yaşlandıkça, yaşlanıp şişmanladıkça, Hiçdurma küçülen bu zemin-vatan ve tavan arasında dönmüşümdür ben de Kafka'nın faresine... Yarın, meselâ, orta yerimden çatlasam ne lâzım gelir?... Yine de içimden bir ses: Sen sen ol! diyor, Kafka'nın öyküsündeki fare emsal, Cirit oyna oynayabildiğin kadar, Bulduğun neyse mekân! Ellerin, ayakların ve çükünle değilse de, Hâlâ genç kalan aklınla koşmaca oyna, Duvarlara vursan da başını, O tavanarası kadar kaldığında cürmün ve cirmin, Ölmek ki senin başlayıp da bitiremediğin allah bilir kaçıncı bin şiirin... Can Yücel |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Fitilli İçerimde bir bokluk var Yıkıyorum, yıkıyorum, yıkılmıyor Yüzümde bir maske var Çekiyorum, çekiyorum, çıkmıyor Böğrümde bir ölü çocuk Ölüyorum, ölüyorum, ölmüyor Gözümde bir çakmak var Çakıyorum, çakıyorum, çakıyor Suratınıza! Can Yücel |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Go Home Hacı Go Home Hişt hacı yaylan bakalım Closed dedik be adam Pazdos c'est fini Başını bekley'cek değiliz a sabaha kadar Uyan bre taş arabası Gözünü seveyim çileden çıkarma beni Go home hacı go home Aman beyim allah razı olsun senden Bişeyler söyle şu dürzüye Kanımı kuruttu iki saattir Ne Asansöre mi binmiş dedin Fırt inip fırt çıkıyormuş Hay yedi kat yerin dibine geçsin Yıl oldu bu masaya çörekleneli Waiter aşağı waiter yukarı Bir buçuk şise viski yuvarladı en azından Külahıma anlatsın o bu palavraları Yok efendim buralarda değilmiş kendisi Memleketindeymiş New York mu ne karın ağrısıysa Yüz katlı bir binadaymış Asansörcülük edermiş Üstünde kırmızı yelek Altında siyah pantol On saattir nöbetteymiş de Geberiyormuş uykusuzluktan İne çıka zifire kararmış Kara su inmiş ayaklarına Yediği naneye bak Beni de patron sanmış Hiç güleceğim yoktu beyim Sahi korkmuş mu herif Ya kovarsa beni diyor ha İş başında uyumasın itoğlu Kovarım tabiy Evde karısı varmış bekleyen İki de oğlan çocuğu Öyleyse aklın nerdeydi ulan Edebinle çalışaydın Siz söyleyin beyim öyle di'mi yani Allah layığını versin beyim Herif sahiden korkuyor benden Hadi hacı yürü bakalım Bırak bu patron polimlerini Öyle ötlek ötlek bakma yüzüme Ha şöyle dayan koluma doğrul Ben de yorgunum a ziyani yok Bir de taksi buluruz sana Ha gayret aslanım ha gayret Çoğu gitti azı kaldı Go home hacı go home Can Yücel |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Güzel'e Dün gece senin küçücük elinle yalnız yattık Yalnız senin küçücük elinle yalnızlık Kandilli ilkokulu kadar kalabalık Zilleri çaldığında düşlerinin Sınıfların kapıları ardına kadar açık Gökyüzünün, denizin, toprağın, hayalle, emeğin Haklı sınıfları Belki de baskın korkusuyla vefasız, akıntıya atılan Kitaplar varya onlardan Öğrenmiş Marx'ı, gümüş balıkları Ve belki de onun için o kadar, O kadar aydınlık ortalık... Sen ki çicekleri toplamayan güzelim Çicekleri sulayan çocuk Ve ben ki buruk ve kavruk Bir ihtiyar adamım artık Öyle güzeldim ki senle, çiçeklerden çok Ve anladım, anladım ki bir daha DÜŞÜNDE BİLE GÖREMEZ İŞLER DÜŞLERİN GÖRDÜĞÜ İŞLERİ Can Yücel |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Hal Çaresi Sen bezmimize geldiğin akşam Neler neler olmaz ki bize, bir güzel haller olur Hallolur eşek davası dahil, bütün davalar Düzer İsfahan, yıldızlar, Bağdat ve Şam Kalkar ayağa ayaklar, türkülerle bir halk olur Sen bezmimize geldiğin akşam Kainatın padişahı salavatla hal olur Can Yücel |
Cevap: Can Yücel Şiirleri Hayal Oyunu Ellerindi ellerimden tutan Ellerimdi ellerinden tutan... Bıraktığı anda ellerimiz ellerimizi Gökyüzüne vuracaktı gölgeleri ellerimizin Kimbilir kaç martılar halinde... Bir masada karşı karşıya Seyrederken dudaklarını senin, Dile gelmiş ilk Türkçeydik... Henüz başlamış külrengi bahar, Ne savaş, ne barıştık biz... Bu dünyaya yeni gelmiş bir diyar Manolyaya gece konmuş kumrular... Can Yücel |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:52. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem