Değiş
sırf yazmak olsun diye biraz. biraz da şaşkınlıktan.
dün gece bir şeyler karaladım. ara ara yazdığım saçma bir şey var kendi kendime. son yazdığım paragraf şuydu: “Ellerimizi uzattık, memnun olduk. Güldürdük sonra birbirimizi, ikinci çaylarımızı isterken şekerli çay içtiğini fark ettim sonra. Oradan belliydi bir maraz çıkacağı. Aşklar ya karşılıklı aynı anda aynı yöne doğru çay karıştırırken ya da şekerleri garsona aynı anda geri verince başlar çünkü. Gerisi yalan. Gerisi yalan dolan."
bugün, akşamüstü işbu blogpost'u görüp bir blogum olduğunu hatırlayınca açtım blog'u, geriye doğru bakındım biraz. bundan tam bir yıl beş ay önce şöyle yazmışım: "insan birine nasıl aşık olduğunu çok saçma anlarda fark ediyor. mesela ben bir keresinde çayı karıştırırken fark etmiştim. çayı şekersiz içerim, hayatta en özlediğim seslerden biridir çay karıştırma sesi. başka, saçma, müthiş armonik bir melodi bence. çay içiyorduk şimdi yıkılmış çay bahçelerinden birinde. anlatırken gözüm eline, kulağım çay karıştırma sesine takılmıştı. mideme bir yumruk indi sanki. öyle işte.”
resmen yalancılık.
sırf yazmak olsun diye biraz. biraz da şaşkınlıktan.
dün gece bir şeyler karaladım. ara ara yazdığım saçma bir şey var kendi kendime. son yazdığım paragraf şuydu: “Ellerimizi uzattık, memnun olduk. Güldürdük sonra birbirimizi, ikinci çaylarımızı isterken şekerli çay içtiğini fark ettim sonra. Oradan belliydi bir maraz çıkacağı. Aşklar ya karşılıklı aynı anda aynı yöne doğru çay karıştırırken ya da şekerleri garsona aynı anda geri verince başlar çünkü. Gerisi yalan. Gerisi yalan dolan."
bugün, akşamüstü işbu blogpost'u görüp bir blogum olduğunu hatırlayınca açtım blog'u, geriye doğru bakındım biraz. bundan tam bir yıl beş ay önce şöyle yazmışım: "insan birine nasıl aşık olduğunu çok saçma anlarda fark ediyor. mesela ben bir keresinde çayı karıştırırken fark etmiştim. çayı şekersiz içerim, hayatta en özlediğim seslerden biridir çay karıştırma sesi. başka, saçma, müthiş armonik bir melodi bence. çay içiyorduk şimdi yıkılmış çay bahçelerinden birinde. anlatırken gözüm eline, kulağım çay karıştırma sesine takılmıştı. mideme bir yumruk indi sanki. öyle işte.”
resmen yalancılık.






Hybrid-Şeklinde