Ege’nin Şirin ve Saklı Köyü: Birgi, Ödemiş

Bozdağlar’ın serin yamaçlarında yemyeşil bir coğrafya içerisinde gizlenmiş Birgi, asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının arasından görülebilen yüksek taş duvarlı, alaturka kiremitli, ahşap pencereli evleri ile gidilesi, görülesi şirin bir köyümüz.
İzmir‘e 110 km uzaklıktaki Ödemiş’e bağlı bir köy olan Birgi, yemyeşil dokusuyla saklı kalmış tarihi ve kültürel bir hazine gibi. 3000 nüfuslu küçük bir köy olan Birgi’nin tarihi Millattan Önce iki binli yıllara kadar uzanıyor. Frigler, Persler, Bergama Krallığı, Bizanslılar, Romalılar, Aydınoğulları ve daha sonrasında ise Osmanlılar’a bağlı olarak günümüze kadar gelmiş Birgi’ye her medeniyet kendinden izler bırakmış.
Şirin Köy: Birgi, Ödemiş
Birgi, Ödemiş Ovası’nın yanı başında yükselen Bozdağ’ın güney yamaçlarında tutunmuş oldukça şirin bir köy. Artık Ödemiş’e bağlanarak mahalle olan Birgi, asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının yemyeşil yaprakları arasından yükselen taş duvarlı, kırmızı kiremitli, ahşap pencereli evleriyle fotoğrafçılar ve gezginler için keşfedilesi bir yer. Sarıyar Deresi’nin iki yamacına kurulu, tarihi ve kültürel birikimiyle önemli bir yere sahip.
Birgi, adını ilk çağlardan beri duyurmayı başarabilmiş yerlerden. Lidyalıların, Perslileri, Helen ve Romalıların uğradığı veya yaşadığı Birgi ve çevresi Bizans döneminde Pyrgion adı ile anıldı. Aydınoğlu Mehmet Bey, tarafından 1308’de kurulan Aydınoğulları Beyliği‘nin de başkentiydi bir zamanlar.
Türkmen beyi olan Aydınoğlu Mehmet Bey Birgi’de düzen kurup burayı başkent yaptıktan sonra Birgi altın dönemini yaşadı. Yüz yıldan fazla Sakız ve Mora’ya kadar olan bir coğrafyada hüküm süren Aydınoğlu Beyliği’nin altmış şehri ve otuz kadar da kalesi vardı.
Bu tarihlerde Birgi, Ege coğrafyasının önemli bilim ve dini merkezlerinden biriydi. Birgi bir kültür şehri olma özelliğini Osmanlılar zamanında da sürdürdü.
Mehmet Bey’in vefatından sonra devletin başa geçen oğlu Gazi Umur Bey’in bir heykeli de yer alıyor Birgi’de. İzmir’de ilk Türk donanmasını kuran Gazi Umur Bey Haçlı, Venedik ve Ceneviz donanmalarıyla savaşa girerek daha 25 yaşlarında tüm Ege Denizi’ni zapt etmiş.
Sonraları Osmanlı egemenliğine geçen Birgi, 1600’lü yıllara kadar durmadan bir çekim merkezi ve göç alan bir yer oldu ve 1831’de 5900 nüfuslu bir kasabaydı. Birgi, 1867’de Ödemiş’e bağlı bir kaza merkezi oldu. Türkiye’nin ilk belediyelerinden biri olan Birgi Belediyesi 1889’da kuruldu.
19. yüzyılda Birgi, bölgedeki ova yerleşim yerlerinin gelişmesi ve Ödemiş’in önem kazanmasıyla giderek onun gölgesinde kalmaya ve gerilemeye başladı.
Birgi, en büyük sarsıntıya içinde bulunduğumuz yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadı. 1920’de kasabayı işgal eden Yunan kuvvetleri 1922’de geri çekilirken bu güzel yerleşim yerini ateşe verdi. Ne yazık ki pek çok tarihi eser bu sırada çıkan yangında yok oldu. Çok sayıda ev ve konağın olduğu derenin doğu yamacındaki mahalleler tamamen ortadan kalktı. Sonrasında hızlıca göç vermeye başladı.

Birgi’de görülecek yerler
Birgi, koruma altına alınan kentsel sit alanlarından biri şimdi. tarih boyunca üzerinde yaşamış medeniyetlerin izlerini taşıyan daracık sokakları ve pek çok medeniyetin kalıntılarıyla süslü; usta ellerin işlediği eski konakları, medrese, türbe ve camileriyle görmeye değer bir köy.
Geleneksel mimarisi, anıtsal mirası ve hoş sokaklarıyla bir açık hava müzesi adayı olmaya uygun olan şirin köyde Çakırağa ve Sandıkoğlu konakları gezilmesi gereken yerlerin başında geliyor.
Çakırağa Konağı Birgi
Çakırağa Konağı, 1763’te Mustafa Şerif Çakırağa tarafından, ahşapları Venedik’ten getirilerek yapılan üç katlı görkemli bir konak. Avrupa mimarisinin de izlerini taşıyan konağın dış yüzündeki işlemeleri, kalem işi süslemeleri ve mimarisi ile çok özel bir yer. Hemen her odası ve tavan süslemeleri pek bir güzel. Dikkatli bakarsanız süslemelerde Küçük Menderes Havzası’nda yetişen 72 çeşit sebze ve meyve resimlerini görebiliyorsunuz. Restore edilen konak, bugün Kültür Bakanlığı’na bağlı bir müze olarak hizmet veriyor.
Ulu Cami, 1312’de, beylikler döneminin ilk camilerinden biri olan Mehmet Bey tarafından yaptırdı. Türk-İslam mimarisinin en iyi örneklerinden biri olan caminin güney duvarındaki antik aslan yontusu bir cami için oldukça ilginç. Çivi kullanılmayan ahşap işçiliğiyle de dikkat çek Ulu Cami, çinilerle kaplı minaresiyle de ilgi odağı. Türbede Aydınoğlu Mehmed Bey’den başka Umur Bey, Îsâ Bey ve Bahadır Bey’e ait mezarlar yer alıyor.
İmam-ı Birgi Türbesi, Cami, kale kalıntıları görülmeye değer. Diğer önemli yerler arasında Evliya Çelebi’nin de bahsettiği Dervişağa Camii, giriş kapısı Osmanlı oymacılık sanatının güzel örneklerinden birisi. 1762 yapımı Karaoğlu Camii, Sarı Berber Mescidi, Güdük Minare, Ağa Camii ve Kurşunlu Camii ile Karaoğlu Camii hala ayakta.
Bugün ÇEKÜL Vakfı tarafından kentin kültürel varlıkları ön plana çıkartılarak sürdürülebilir yaşamın desteklenmesi için projeler yürütülüyor. Doğal, arkeolojik ve kentsel SİT alanında olan köyde turizm canlanmaya başladı bile.
Birgi Gezilecek Yerler
Birgi’ye 20 km kadar uzaklıkta yer alan nefis göl Gölcük’ü de görmenizi tavsiye ederim. Kışın donan göl, yaz döneminde ise oldukça nezih bir iklimle misafirlerini ağırlıyor.
Eğer Salı günü Birgi gezisi yapacaksanız Tire’deki Salı pazarını da rotanıza ekleyin. Köyün her tarafından görülen ceviz ve kestane ağaçlarının hasadı Ekim sonu Kasım gibi yapılıyor. Sonbahar’da keyifli bir rota olabilir.
Birgi’ye nasıl gidilir
İzmir merkeze 110 km uzaklıkta yer alan ilçeye İzmir-Aydın otoyolundan giderken Ödemiş sapağından ayrılarak gidiliyor. Ödemiş merkezden yarım saatte bir Birgi’ye minibüs kalkıyor.
Salihli yakınlarındaki Lydia Krallığının merkezi Sardes’i ve 20 km uzaklıktaki Salihli Kaplıcaları görmeye değer. İzmir’den başlayıp araçla gidiyorsanız eğer; Ödemiş, Birgi, Gölcük, Sardes ve Bornova üzerinden İzmir’e dönüş şeklinde bir rota tavsiyemdir.
Ne Zaman Gidilir:
İlkbahar: gidilebilir
yaz: tam sezonu
sonbahar: tam sezonu
kış: ideal değil
Ne yenir:
ödemiş'in yağlı kebabı meşhur. yağda kızartılmış kıtır ekmek üstünde servis edilen köftenin tadına doyulmuyor. bu kebabi da en iyi yiyeceğiniz yer ise, ödemiş şehir merkezi'nde bulunmakta olan trafik ışıklarının yanından hemen sağa dönünce, sokağın başında bulunmakta olan köfteci hurşit. burası gerçek anlamda bir esnaf lokantası. içerde yalnızca köfte, yoğurt ve içecek yer alıyor. ama bilhassa pazarın kurulduğu gün giderseniz yemek yemek için uzun müddet beklemeyi göze almalısınız. ama ne kadar beklerseniz bekleyin beklediğinize değecek bir lezzeti burada tatma imkanınız var. ufak bir anımsatma. ne kadar aç olursanız olun, ilk olarak kendinize "bir porsiyon köfte" söyleyin. çünkü porsiyonlar öylesine büyük ve doyurucu ki, size yetiyor. bundan başka yağda kızartılan ekmekler üstünde getirilen köfteler lezzetinden damağınızda inanılmaz bir tad bırakıyor. sırf bu tat için buraya bir kez daha gitmeyi isteyeceğinizden eminim. yanısıra isteyeceğiniz ayran ve yoğurt ise gerçekten tam lezzetinde. ödemiş'te bundan başka, bilhassa ramazan ayında ekmek dolması meşhur. töngül katmeri denen ödemiş'e özgü pide de gerçekten lezzetli. bölgede töngel pidesi çok tanınmış. 50 yıllık bir geçmişi var. kıymalı, peynirli olarak yapılıyor. ancak yalnızca sabahları bulma imkanı var. sabah kahvaltısında yeniyor. kapalı ve açık olarak yapılıyor. üzerine yağ sürülüyor, içerisinde yağ yok. birgi'de ise, konağın hemen yanısıra yeni restore edilen geleneksel birgi evinde ev yapımı kurabiyeler, kekler börekler yeme şansınız var. bundan başka önceden haber verilirse kalabalık gruplar için yöresel yemekler de hazırlanıyor. ev gerçekten el emeği göz nuruyla restore edilmiş. iki katlı. giriş katında oturma grupları yer alıyor. ikinci katta ise, duvarlar yöresel ürünlerle bezeli. bir de kütüphanesi var. rahat ve dinlendirici bir yer.

Bozdağlar’ın serin yamaçlarında yemyeşil bir coğrafya içerisinde gizlenmiş Birgi, asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının arasından görülebilen yüksek taş duvarlı, alaturka kiremitli, ahşap pencereli evleri ile gidilesi, görülesi şirin bir köyümüz.
İzmir‘e 110 km uzaklıktaki Ödemiş’e bağlı bir köy olan Birgi, yemyeşil dokusuyla saklı kalmış tarihi ve kültürel bir hazine gibi. 3000 nüfuslu küçük bir köy olan Birgi’nin tarihi Millattan Önce iki binli yıllara kadar uzanıyor. Frigler, Persler, Bergama Krallığı, Bizanslılar, Romalılar, Aydınoğulları ve daha sonrasında ise Osmanlılar’a bağlı olarak günümüze kadar gelmiş Birgi’ye her medeniyet kendinden izler bırakmış.
Şirin Köy: Birgi, Ödemiş
Birgi, Ödemiş Ovası’nın yanı başında yükselen Bozdağ’ın güney yamaçlarında tutunmuş oldukça şirin bir köy. Artık Ödemiş’e bağlanarak mahalle olan Birgi, asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının yemyeşil yaprakları arasından yükselen taş duvarlı, kırmızı kiremitli, ahşap pencereli evleriyle fotoğrafçılar ve gezginler için keşfedilesi bir yer. Sarıyar Deresi’nin iki yamacına kurulu, tarihi ve kültürel birikimiyle önemli bir yere sahip.
Birgi, adını ilk çağlardan beri duyurmayı başarabilmiş yerlerden. Lidyalıların, Perslileri, Helen ve Romalıların uğradığı veya yaşadığı Birgi ve çevresi Bizans döneminde Pyrgion adı ile anıldı. Aydınoğlu Mehmet Bey, tarafından 1308’de kurulan Aydınoğulları Beyliği‘nin de başkentiydi bir zamanlar.
Türkmen beyi olan Aydınoğlu Mehmet Bey Birgi’de düzen kurup burayı başkent yaptıktan sonra Birgi altın dönemini yaşadı. Yüz yıldan fazla Sakız ve Mora’ya kadar olan bir coğrafyada hüküm süren Aydınoğlu Beyliği’nin altmış şehri ve otuz kadar da kalesi vardı.
Bu tarihlerde Birgi, Ege coğrafyasının önemli bilim ve dini merkezlerinden biriydi. Birgi bir kültür şehri olma özelliğini Osmanlılar zamanında da sürdürdü.
Mehmet Bey’in vefatından sonra devletin başa geçen oğlu Gazi Umur Bey’in bir heykeli de yer alıyor Birgi’de. İzmir’de ilk Türk donanmasını kuran Gazi Umur Bey Haçlı, Venedik ve Ceneviz donanmalarıyla savaşa girerek daha 25 yaşlarında tüm Ege Denizi’ni zapt etmiş.
Sonraları Osmanlı egemenliğine geçen Birgi, 1600’lü yıllara kadar durmadan bir çekim merkezi ve göç alan bir yer oldu ve 1831’de 5900 nüfuslu bir kasabaydı. Birgi, 1867’de Ödemiş’e bağlı bir kaza merkezi oldu. Türkiye’nin ilk belediyelerinden biri olan Birgi Belediyesi 1889’da kuruldu.
19. yüzyılda Birgi, bölgedeki ova yerleşim yerlerinin gelişmesi ve Ödemiş’in önem kazanmasıyla giderek onun gölgesinde kalmaya ve gerilemeye başladı.
Birgi, en büyük sarsıntıya içinde bulunduğumuz yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadı. 1920’de kasabayı işgal eden Yunan kuvvetleri 1922’de geri çekilirken bu güzel yerleşim yerini ateşe verdi. Ne yazık ki pek çok tarihi eser bu sırada çıkan yangında yok oldu. Çok sayıda ev ve konağın olduğu derenin doğu yamacındaki mahalleler tamamen ortadan kalktı. Sonrasında hızlıca göç vermeye başladı.

Birgi’de görülecek yerler
Birgi, koruma altına alınan kentsel sit alanlarından biri şimdi. tarih boyunca üzerinde yaşamış medeniyetlerin izlerini taşıyan daracık sokakları ve pek çok medeniyetin kalıntılarıyla süslü; usta ellerin işlediği eski konakları, medrese, türbe ve camileriyle görmeye değer bir köy.
Geleneksel mimarisi, anıtsal mirası ve hoş sokaklarıyla bir açık hava müzesi adayı olmaya uygun olan şirin köyde Çakırağa ve Sandıkoğlu konakları gezilmesi gereken yerlerin başında geliyor.
Çakırağa Konağı Birgi
Çakırağa Konağı, 1763’te Mustafa Şerif Çakırağa tarafından, ahşapları Venedik’ten getirilerek yapılan üç katlı görkemli bir konak. Avrupa mimarisinin de izlerini taşıyan konağın dış yüzündeki işlemeleri, kalem işi süslemeleri ve mimarisi ile çok özel bir yer. Hemen her odası ve tavan süslemeleri pek bir güzel. Dikkatli bakarsanız süslemelerde Küçük Menderes Havzası’nda yetişen 72 çeşit sebze ve meyve resimlerini görebiliyorsunuz. Restore edilen konak, bugün Kültür Bakanlığı’na bağlı bir müze olarak hizmet veriyor.
Ulu Cami, 1312’de, beylikler döneminin ilk camilerinden biri olan Mehmet Bey tarafından yaptırdı. Türk-İslam mimarisinin en iyi örneklerinden biri olan caminin güney duvarındaki antik aslan yontusu bir cami için oldukça ilginç. Çivi kullanılmayan ahşap işçiliğiyle de dikkat çek Ulu Cami, çinilerle kaplı minaresiyle de ilgi odağı. Türbede Aydınoğlu Mehmed Bey’den başka Umur Bey, Îsâ Bey ve Bahadır Bey’e ait mezarlar yer alıyor.
İmam-ı Birgi Türbesi, Cami, kale kalıntıları görülmeye değer. Diğer önemli yerler arasında Evliya Çelebi’nin de bahsettiği Dervişağa Camii, giriş kapısı Osmanlı oymacılık sanatının güzel örneklerinden birisi. 1762 yapımı Karaoğlu Camii, Sarı Berber Mescidi, Güdük Minare, Ağa Camii ve Kurşunlu Camii ile Karaoğlu Camii hala ayakta.
Bugün ÇEKÜL Vakfı tarafından kentin kültürel varlıkları ön plana çıkartılarak sürdürülebilir yaşamın desteklenmesi için projeler yürütülüyor. Doğal, arkeolojik ve kentsel SİT alanında olan köyde turizm canlanmaya başladı bile.
Birgi Gezilecek Yerler
Birgi’ye 20 km kadar uzaklıkta yer alan nefis göl Gölcük’ü de görmenizi tavsiye ederim. Kışın donan göl, yaz döneminde ise oldukça nezih bir iklimle misafirlerini ağırlıyor.
Eğer Salı günü Birgi gezisi yapacaksanız Tire’deki Salı pazarını da rotanıza ekleyin. Köyün her tarafından görülen ceviz ve kestane ağaçlarının hasadı Ekim sonu Kasım gibi yapılıyor. Sonbahar’da keyifli bir rota olabilir.
Birgi’ye nasıl gidilir
İzmir merkeze 110 km uzaklıkta yer alan ilçeye İzmir-Aydın otoyolundan giderken Ödemiş sapağından ayrılarak gidiliyor. Ödemiş merkezden yarım saatte bir Birgi’ye minibüs kalkıyor.
Salihli yakınlarındaki Lydia Krallığının merkezi Sardes’i ve 20 km uzaklıktaki Salihli Kaplıcaları görmeye değer. İzmir’den başlayıp araçla gidiyorsanız eğer; Ödemiş, Birgi, Gölcük, Sardes ve Bornova üzerinden İzmir’e dönüş şeklinde bir rota tavsiyemdir.
Ne Zaman Gidilir:
İlkbahar: gidilebilir
yaz: tam sezonu
sonbahar: tam sezonu
kış: ideal değil
Ne yenir:
ödemiş'in yağlı kebabı meşhur. yağda kızartılmış kıtır ekmek üstünde servis edilen köftenin tadına doyulmuyor. bu kebabi da en iyi yiyeceğiniz yer ise, ödemiş şehir merkezi'nde bulunmakta olan trafik ışıklarının yanından hemen sağa dönünce, sokağın başında bulunmakta olan köfteci hurşit. burası gerçek anlamda bir esnaf lokantası. içerde yalnızca köfte, yoğurt ve içecek yer alıyor. ama bilhassa pazarın kurulduğu gün giderseniz yemek yemek için uzun müddet beklemeyi göze almalısınız. ama ne kadar beklerseniz bekleyin beklediğinize değecek bir lezzeti burada tatma imkanınız var. ufak bir anımsatma. ne kadar aç olursanız olun, ilk olarak kendinize "bir porsiyon köfte" söyleyin. çünkü porsiyonlar öylesine büyük ve doyurucu ki, size yetiyor. bundan başka yağda kızartılan ekmekler üstünde getirilen köfteler lezzetinden damağınızda inanılmaz bir tad bırakıyor. sırf bu tat için buraya bir kez daha gitmeyi isteyeceğinizden eminim. yanısıra isteyeceğiniz ayran ve yoğurt ise gerçekten tam lezzetinde. ödemiş'te bundan başka, bilhassa ramazan ayında ekmek dolması meşhur. töngül katmeri denen ödemiş'e özgü pide de gerçekten lezzetli. bölgede töngel pidesi çok tanınmış. 50 yıllık bir geçmişi var. kıymalı, peynirli olarak yapılıyor. ancak yalnızca sabahları bulma imkanı var. sabah kahvaltısında yeniyor. kapalı ve açık olarak yapılıyor. üzerine yağ sürülüyor, içerisinde yağ yok. birgi'de ise, konağın hemen yanısıra yeni restore edilen geleneksel birgi evinde ev yapımı kurabiyeler, kekler börekler yeme şansınız var. bundan başka önceden haber verilirse kalabalık gruplar için yöresel yemekler de hazırlanıyor. ev gerçekten el emeği göz nuruyla restore edilmiş. iki katlı. giriş katında oturma grupları yer alıyor. ikinci katta ise, duvarlar yöresel ürünlerle bezeli. bir de kütüphanesi var. rahat ve dinlendirici bir yer.

2Beğeniler






Ağaç şeklinde