![]() |
|
Siyah Yanım Beynime bir sarkaç gibi vuruyor sorular Neresinde yanıldık biz bu yaşamın? Hangi el bozdu büyüyü, hangi yazı Acılara hüküm verdi, soldan sağa taşarak? Kalbimde yıllardır kabuk bağladı yaralar Ödüm kopuyor, bir gün hepsi birden kanamaya başlayacak diye Yenilmeyeceğim, boyun eğmeyeceğim hiçbir şeye Hep direnen bir yanım kalacak Adımın soluk izi, acının seyir defterinde. kanı çekilmiş yüzlerin/ ağıtların ortasından/kıvılcımlar dağıtan gözlerin erken gidişlerin/şafağın teri alnımda/dilimde buğulu sözler./çatlıyor bulutlu gökler köpüren ırmaklar/kuşlar bahar nakışını kazıyor dağlara/bir söz tufanı sevincim yüreğimde/yangına tutuluyor solgun sayfalar./şimdi yolunmuş gül bahçelerinin koynunda/yeşeren çocuk sesleridir dünyayı tutan... yürüdüm gecenin bir yerlerine tutunarak/gökyüzünü dolduran yıldızlar altında/kalbim suçlanışın akıp giden çağlayanı/ellerimde okunmamış mektuplar mürekkep izleri/gecenin geç bir vaktinde uyandırılmak.. Tutsam ellerini içim ürperir hazdan/Başım döner gözlerin gözlerime değse/Kalan tek hatıradır gülüşün bir yazdan/Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü/Her zaman en güzel,her yerde eşsiz/Sen yaprak,sen köpük,sen kuştüyü/Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz... Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel/Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri/En karanlıklarda bile uzanır bir el/Kendiliğinden açar sabaha perdeleri/Sen varsan dallarda kuşlar memnun/Tüm çiceklerin rengi değişik, kokusu başka/Öylesine gerçek ki var olduğun/Çarpar güzelliğin kıyılarıma dalga dalga... Sen üzerinde nice şafakların söktüğü/Sevgi denizlerime akan büyük nehir/Sen biraz ışık,biraz tılsım,biraz büyü/Sen yıllardır yazıp bitiremediğim şiirsin sevgili...Durmadan bir gül açar ellerinde pembe/Sen nefes alışı en bakir güzelliğin/ Gözlerin midir parlayan gökyüzünde/Bir güneş doğarcasına geceleyin. |
Cevap: Siyah Yanım İnsan Yaşadıkça Anlıyor ki; kendi kayığını kendin çekmezsen bir yerlere gidemiyorsun.. |
Cevap: Siyah Yanım Daldı gözlerim benim. Benim yerimse çok derin. Yazmak zor olsa gerek böyle derdi defterim. Ben kim miyim? Zihinde kalan bikrimim. Kin hesap sorar düne ben bugünde bilginim. Sırtımı dayadım duvarlara, yeter artık kalmadı sabrım, tikeleri veremedi umudu boş koy şişeleri bende mi silsem böyle meseleleri, hiç mi şu kalbin sızlamadı ulan nasılda kurdun kelimeleri? Kendime çok mu güvendim acaba baksana geçemedim elemeleri. İlham perimi verin bana geri, tutamadım ilhan veren elleri. Göz göre göre gitmek çok zordur, üşütür esen şu yelleri. Gözümün içine baka baka deme bana bitti. Kalbimi aldı ve gitti. Bensiz bir yol oda bunu seçti. Aynaya baktım bu adam tekti. Sıkıldım artık ben bu hayattan. Bak bu hayallerin hepsi bayat lan. İşte bu kâbusun ismi hayat lan. Medet umdun sen yatalaktan. Çıkmaz yol var çık bu sokaktan, dönüp arkana bile bakmadan. Karalama geçmişi boş koy gitsin böyle yazılmış madem bitsin. Ziyaretimi geçmişe bak bu rüyada, yaşamak çok zor anla, misafiriz bu dünyada, çocukluğumu geri ver bana dünya. Ziyaretimi geçmişe bak bu rüyada, yaşamak çok zor anla, misafiriz bu dünyada çocukluğumu geri ver bana dünya? Sebebi ziyaretim laflamak biraz beyaz kağıtla. Epey büyümüşüm ben içimde onca yıl kaygılarla. Geçen zaman aldırıp ta anlamazmışım, meğer yanımda kimse kalmamış çocukluğum tadına. Her adımda yeni bir mutluluk yeni bir sevinç vardı, her heveste yeni bir özlem yeni bir umut vardı, özgür olmakta acıtaydı yapılan uçurmam kadardı, apartman arası oynan o maçlar hatırlandı, bıktın ama anımsadım babamın ilk bisiklet alışını, ilkokulda oturduğum cam kenarı arka sırayı, dizlerimde açılan her bir yarayı dert edipte uyuyamazdım, neyse çok konuştum olun içime dert olur demek. Emek demek gerek hayatta her adımsa bir emek. Islanır bu sayfa elbet çocukluğumu düşünerek. Zor mu geldi düşlemek, hayat demek kader demek, geçen zamanı çaresiz özlemek? Ziyaretimi geçmişe bak bu rüyada, yaşamak çok zor anla, misafiriz bu dünyada, çocukluğumu geri ver bana dünya. Ziyaretimi geçmişe bak bu rüyada, yaşamak çok zor anla, misafiriz bu dünyada, çocukluğumu geri ver bana dünya. Ziyaretimi geçmişe bak bu rüyada, yaşamak çok zor anla, misafiriz bu dünyada, çocukluğumu geri ver bana dünya |
Cevap: Siyah Yanım Hayat sirkeden ucuz Düşünme Şampanya iç Masada hazır pişti okey briç Memleket her baloda kazanır bir sürü Hiç... [ Neyzen Tevfik ] |
Cevap: Siyah Yanım “Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları ise güçlü. Bazıları oyunun başında işine yarar, bazılarıysa sonunda ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip yine de kazanabilirsin oyunu.” “Yani bu geleceği tahmin etmek gibi bir şey mi?” diye sordu Caine. “Tahmin etmek imkansızdır. Ama şimdiki zamanı çok iyi bilirsen geleceği kontrol edebilirsin.” (Adam FAWER / Olasılıksız / Sayfa 54 – 55) |
Cevap: Siyah Yanım Sözüm kimseye değil ama; İnsanların elinde oyuncak olup,onursuzca yaşayacağına, onurlu bir şekilde yaşayarak öl'ki; Seninde bu yalan dünyada geride kalan,onurlu bir mezarın OLSUN...! |
Cevap: Siyah Yanım Akılla bir konuşmam oldu dün gece; Sana soracaklarım var, dedim; Sen ki her bilginin temelisin, Bana yol göstermelisin. Yaşamaktan bezdim, ne yapsam? Birkaç yıl daha katlan, dedi. Nedir; dedim bu yaşamak? Bir düş, dedi; birkaç görüntü. Evi barkı olmak nedir? dedim; Biraz keyfetmek için Yıllar yılı dert çekmek, dedi. Bu zorbalar ne biçim adamlar? dedim; Kurt, köpek, çakal, makal, dedi. Ne dersin bu adamlara, dedim; Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar, dedi. Benim bu deli gönlüm, dedim; Ne zaman akıllanacak? Biraz daha kulağı burkulunca, dedi. Hayyam' ın bu sözlerine ne dersin, dedim; Dizmiş alt alta sözleri, Hoşbeş etmiş derim, dedi. Giyaseddin Ebu'l Feth Bin İbrahim El Hayyam "Ömer Hayyam " |
Cevap: Siyah Yanım Felsefemdir Kitab-ı İmanım Felsefemdir kitab-ı imanım, Taparım kendi ruhumun sesine, Secde eyler hakikatimher an, Kalbimin ateş-i mukaddesine. Neyzen Tevfik |
Cevap: Siyah Yanım Gün Türkçesine Uyarlama: Dinleyen her zerreye bin bir hitâbım var benim, Kâinât isminde hiçden bir kitâbım var benim! Ya hitâbımdan okursun, yâ kitabımdan beni, Yazdığım efsânede on altı bâbım var benim! Hey’etimde müttefik batıyla doğu, yön yok Görünmez zerrede binbir güzel yüzüm var benim! Gerçek güzellik bir yudumda kendini kaybetti Gönlümün meyhanesinde üzümüm var benim Varlığımdan sonsuzluk bestesi söyleyen Hiçlik meclisinde insan denen rebabım var benim Neşem ezelden beridir, işvem sonsuzdur Böyle içki sunana candan bağlılığım var benim Yasak meyveden sunmuş bana meyhaneci Neyzen’im gönlümde binbir küp şarabım var benim Uyarlama: Orhan Balkarlı (Üstada hürmet ve Orhan Beye minnet ile...) Neyzen Tevfik |
Cevap: Siyah Yanım Koşma Dudağında yangın varmış dediler, Tâ ezelden yayan koşarak geldim. Alev yanaklara sarmış dediler, Sevdâ seli oldum; taşarak geldim. Kapılmışım ak oduna bir kere, Katlanırım her bir cefâya, cevre Uğraya uğraya devirden devre Bütün kâinatı aşarak geldim. Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü. Ben gönlümü sana verdim götürü. Sana meftûn olduğumdan ötürü Sarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim. Neyzen Tevfik |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:38. |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem