![]() |
Gökyüzüm. @Ely. ;utan |
Cevap: Gökyüzüm. http://s4.favim.com/orig/140416/butt...om-1674564.jpg ''Bazı insanlar ne yaparlarsa yapsınlar çirkinleşemezler çünkü. Şey gibi.. Kelebek...'' Sen benim uçsuz bucaksız gökyüzüme renkli kanatlarıyla hayat katan minik kelebeğim misin acaba @Flroa :) |
Cevap: Gökyüzüm. ''Bir şey eksikti, vardı yeryüzünün haberi yanımızda başka bedenler aklımızda başka hayaller ama aynı güneş aynı gökyüzü ve sen büyürken kimselerin fark edemediği yerlerde gözlerini anlamsızca dikerken en yükseklere durmaksızın seni düşündüğümü söylemem doğru olmaz.. ama günün başka kimselere anlamlı gelmeyen anlarında bazen onu elli geçe mesela bazen ikiye altı kala çorabımın tekini ararken ya da kaç yumurta kıracağımı düşünürken tavaya mütemadiyen seni düşündüğümü söyleyebilirim. sevgilim denmez artık uzaktaki sevgiliye sevgilim denmez çok ayıp ama sevdiğim diyebilirim sevdiğim belli olmaz saçma sapan bir zamanda bir çocuk gülüşünde ya da eski bir türk filminde farkında bile olmadan aklına gelebilirim'' |
Cevap: Gökyüzüm. Mutsuzluktan söz etmek istiyorum Dikey ve yatay mutsuzluktan Mükemmel mutsuzlugundan insansoyunun sevgim aciyor Biz giz dolu bir sey yasadik onlar da orada yasadilar Bir dagin çarpikligini bir sevinç sanarak En basta mutsuzluk elbet Kasaba meyhanesi gibi Kahkahasi gün isigina vurup ta ötede beride yansimayan Yani birinin solgun bir gülden kaptigi frengi Öbürünün bir kadindan aldigi verem Bütün ishanlarinin tarihçesi Bütün söz vermelerin tarihçesi sevgim aciyor Yazik sevgime diyor birisi Güzel gözlü bir çocugun bile O kadar korunmus bir yazi yoktu Ne denmelidir bilemiyorum sevgim aciyor Gemiler gene gelip gidiyor Daglar kararip aydinlanacaklar Ve o kadar Tavrim bir seyi bulup cosmaktir Sonbahar geldi hüzün Kis geldi kara hüzün Ey en akıllı kişisi dünyanın bazen yaz ortasında gündüzün sevgim aciyor Kimi sevsem Kim beni sevse Eylül toparlandi gitti iste Ekim falan da gider bu gidisle Tarihe gömülen koca koca atlar Tarihe gömülür o kadar Acıyor / Turgut Uyar |
Cevap: Gökyüzüm. Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki; Çalıda sarı bir çiğdemim ben Ve senin çok eski cümlen. Sen otursan, gitmemiş ki! olsan Ben sana bir eski Endülüs avlusu İstersen serin bir Portofino getirsem Ya da Yedigöllerin yedisini birden. Bir çiçek açtığında Bir eski avluda Diyor ki; Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken Buldum buluşturdum kendime geldim Tek eksik sensin! İncecik, çilli bir dilesen de gelsen. Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı Begonviller ve bir mavi kapı Ve illa amansız bir avlu getirsem. Dünya soğur, akşam serinlerken, Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok. Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim, Ve işte en geniş cümlem: İçimi açtım sana. İçini açmak için. |
Cevap: Gökyüzüm. Birbirine dolanan hayaller yumağıdır hayatımız kim karar verebilir birbirine dokunan taş ve su hakkında, kimin kimi ayakta tuttuğuna, ve günün aslında kumdan, tuzdan ve ışıktan oluşmadığına? boşlukları doldurduğumuzda belirecek hayatın anlamı, taşı ve suyu doğru yorumladığımızda, bir yarı öbür yarıyı anlayacak: olgunluk bize yaban meyvesi gibidir; gevşek ağızlarımıza dokunan zehir! kim sana verdiklerimi, senden aldıklarımı çözebilir? birbirine dolanan hayaller yumağıdır hayatımız, hayalleri dik tutmak gerekir. … ben yumuşak tuşlarına basacağım hayatın sen çatıyı kur. sırları soracağım ben, sen hayatın anlamını ara. yazın yönünü değiştireceğim ben sen yolculuğa çık. ben arka bahçeyi özleyeceğim sen inat et… |
Cevap: Gökyüzüm. Dünyanın acısı benden yırtılmış, Onca kesik yol içimde, onca harita. Ağrıyla soğukta sustum, dönülmezdi Dönülmez, üstüm başım buz iğnesi. Parça parça neye benzedim bilemem Kuzeyden bir kurt kaldı içimde, Sesi sularla sisli. Sararan yaprağın zehri benmişim, Ve meğer buzulun orjini Düz yolları, yokuşları, ışıklı şehirleri Ne çok isimle çağırdım ne çok şeyi! İnceciğim. kırığım. anla… Bu yüksekten bir düzlüğe indir beni. |
Cevap: Gökyüzüm. Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar Bir gelincik açılır ansızın Bir gelincik sinsi sinsi kanar Seni düşünürken Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır Deliler gibi dönmeğe başlar Döndükçe yumak yumak çözülür Çözüldükçe ufalır küçülür Çekirdeği henüz süt bağlamış Masmavi bir erik kesilir ağzımda Dokundukça yanar dudaklarım Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde. |
Cevap: Gökyüzüm. Sevgilim, sen bunu aldığında -ki mektup denemez buna- umarım bağışlarsın beni: yazamadığım mektuplarda biriktirdim kederimi. Sevgilim İstanbul'da yaz bitiyor, bu güz gecelerinde ben, sardunyaların arasında senin getirdiğin mumları yakıyorum. Bir fotoğrafa bakıp "deniz" diyorum: Ne kadar dingin, nasıl sonsuz, olduğu yerde. Sevgilim beni bağışla, sana mektup yazamıyorum. Yüzümün bir yarısı acı çekiyor, mavi bir fotoğrafta, kızıl bir ufuk biriktiriyor kış için öteki yarısı coşkuyla ilgili değil elbet hayatım. Sevgilim seni bilmemenin kederli gölgesi altındayım. Deniz "öylece" duruyor, orada, yazda. Hayat öylesine caydırıcı ki, korkuyorum Sevgilim...bu dünyayı ben uydurdum desem, sonrasını diyemiyorum. Sevgilim, günün belli saatlerinde seni unutmayı deniyorum. Sen bunu aldığında -ki mektup denemez buna- umarım bağışlarsın kederimi, haylazlığımı, umutsuzluğumu, dalgınlığımı; yani benden geçtiğinde anlamı sarsılan ne varsa... Umarım her şey olacağına varıyor der, ve kabullenirsin kum nasıl çizmişse incecik bir camı. |
Cevap: Gökyüzüm. http://i.hizliresim.com/0lzAE9.jpg Ah bu insan yüzleri..! Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldığımız,.... Sait Faik |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:21. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.9 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Site kurucuları: Damla ve Meltem