HarbiDost Açık Profil bilgileri HarbiDost nickli üyeye özel mesaj gönderin HarbiDost nickli üyeye ait bütün mesajları arattır Üyelik tarihi 15 Mayıs 2015 Bulunduğu yer İstanbul Yaş 52 Mesajlar 203 Seslenildi 55 Mesaj Etiketlendi 98 Konu Talat Paşa İle Karakin Pastırmacıyan Arasındaki Sert Tartışma 23 Haziran 2015 1 TALAT PAŞA İLE KARAKİN PASTIRMACIYAN ARASINDAKİ SERT TARTIŞMA Bu dönemde iki imparatorluk arasında bölünmüş olan Ermeni toplumu savaşın kendi üzerlerinden geçeceğinin korkusu içindedir. Gerçekten de gerek çarlık gerekse ittahatçılar Ermenilere eğer kendi saflarında döğüşürlerse “otonomi” verecekleri vaatlerinde bulunmaktadırlar. Çarlık hapiste bulunan Taşnak partisi yöneticilerini serbest bırakır.İttihatçılarla Taşnak partisi arasında ise güven bunalımı başlamıştır. Pastırmacıyan İttihatçılardan bu savaşa katılmamalarını istersonunun felaket olacağını söyler. Gittikçe gerginleştiği anlaşılan görüşmelerden birinde Karakin Pastırmacıyan kendisini kaybederek İTC'nin Turancı politikasına tedbirsizce saldırır: "Artık iyi yolda değilsiniz. Osmanlı İmparatorluğunu kaosa sürüklüyorsunuz. Zaferleriniz yüzünden kendinizi Napolyon ve Bismarck sanıyorsunuz. Bu ülkeyi nerelere götüreceğinizi bilmiyorsunuz ama dik kafalılığınızı sürdürüyorsunuz. Neyle? Hangi kültürle?Tarihiniz hakkında bilginiz olsaydı böyle ipe sapa gelmez şeylerden bahsetmezdiniz. Yanlız 500-600 yıldır topraklarımız üzerinde olduğunuzu ondan önce başka milletlerin bu topraklardan geçtiğini unutuyorsunuz: Persleri Romalıları Arapları Bizansl ıları. Eğer onlar Kürtleri asimile edemediyse bunu siz nasıl başacaksınız? Geçen yaz üç vilayetimize gittim ve o coğrafyada yanlız üç köprü gördüm: İki tanesi eski Ermeni yapısıydı üçüncüsü Timur'dan kalma. Sizin medeniyetinizin izini görmüş değilim. Devletin önemli sorunları konusunda samimi değilsiniz. Ermeni sorunundan kurtulmak için aldığınız ekonomik ve siyasal önlemlere yürüttüğünüz Ermenilerden arınma siyasetine inanacağımızı mı sanıyorsunuz? Bizim ulusal bilincimiz öyle gelişkindirki aynı italyanlar gibidir. Ben İtalya-Cevova'da okudum. Niyetinizi gerçekleştirmenizi engelleriz der ve Talat’ın bakışlarını beğenmediğini söyler. “Kıyım yapmakta kararlısınız anlaşılan” dedikten sonra “ama birimizi sağ bırakmayın öcümüz çok ağır olacak” dediği noktada artık görüşmeler kesilmiş gibidir. Bu görüşmeler sırasında Pastırmacıyan “bizi tasfiye edeceğiniz anlaşılıyor Kürtleri de asimile etmeyi Araplarla federasyon kurmayı düşünüyorsunuz. Kürtleri ne Roma ne Bizans ne başkaları asimile edemedi bu da boş hayal” diyecekti. İki komitacı parti arasındaki köprülerin atılmasını sonuçları feci oldu. 24 Nisan 1915’te İstanbul’da ve tüm imparatorluk topraklarında Ermeni aydın partili ve önderlerinin kitlesel tutuklaması başladı yazın ise bir soykırımına dönüşen zorunlu göç (tehcir) başlatıldı. Tehcir sırasında bunu durdurmak için çaba harcayan Alman rahibi Lepsius İttihatçılarla yaptığı görüşmelerde kendisine bunun için altı gerekçe sunulduğunu söyler. Eski Erzurum milletvekili Rusya’ya geçerek Ermeni Gönüllülerine katıldı. (Bunu duyan Ermeni din adamı Balakyan “PASTIRMACIYAN delirdi mi bu kimliği ile bunu nasıl yapar” diyecekti.İngiliz ve Fransız donanması sabotaj vb. eylemleri için Adana ve havalisine ajanlar yollamıştı. Zeytun’da Ermeniler ordunun emirlerine itaat etmemişti.Hınçıklar İttihat Partisi muhalifi Türklerle hükümeti devirmek için güçbirliğine girişmişti.Van Ermenileri ayaklanmıştı. Şebinkarahisar’da silahlı Ermeniler eski kaleye çekilip askerlerle çatışmaya girişmişti. Talat anılarında bu tehcir talebinin ordudan geldiğini cephe gerisinin güvence altına alınması için bunu istediklerini bunu geciktirdiğini ama sonunda uygulamak zorunda kaldığını söyler. O zamanki ordu komutanlarının Alman zabitleri olduğu düşünülecek olursa bu konuda çok kapsamlı bir boşaltma planının tek bir merkezden yürütüldüğü anlaşılır. Planın hayata geçirilmesinde Alman “mükemmelliği” ve Talat’ın “komitacılığı” önemli bir rol oynar. Talat 1916 yılında kendisine “Ermeni sorunu”ndan bahsetmeye kalkan ABD elçisi Morgentau’ya “artık öyle bir sorun kalmadı” diyebilecektir.Dolayısıyla İttihatçıların Tehcir konusundaki önemli gerekçeleri arasında Pastırmacıyan’ın Rusya’ya geçmesi de yeralır. Aslında Ruslar ikili oynamaktadır. Gönüllü Birliklerini büyük başvurulara karşın sınırlı tutarlar denetleyemeyecekleri korkusu ile. Öte yandan 1916 yılında bunları dağıtırlar ve İttihatçıların Ermenilerden arındırdığı Doğu Anadolu’ya Don Kazaklarını iskan etme kararı alırlar. Bu olduğunda Pastırmacıyan kendisini sırtından hançerlenmiş gibi hisseder. Aslında savaşı Almanlar kazansaydı belki de bu bölge Alman iskanına tanık olacaktı. Bu yıllarda çıkan aşırı milliyetçi Alman dergileri “Anadolu ve Mezapotamya’nın çalışkın Alman ırkına layık bir bölge” olduğunu yazıyorlardı. Tehcir sırasında Pastırmacıyan’ın ailesinden sağ kalan olmaz Ruslarla birlikte “kurtarıcı” olarak girmeyi hayal ettiği Erzurum’daki köyü bir yıkıntıdan ibarettir. Öte yandan ilginç bir şekilde bir zamanlar bastığı Osmanlı Bankasının Van Şubesi müdürü olan kardeşi de tehcir sırasında yaşamını yitirir. Alman belgelerine göre Bankacı Pastırmacıyan’ın iki kızı Urfa’ya götürülür jandarma subayları ile evlendirilir. Armen Garo’nun (Karekin Pastırmacıyan) tehcir sorumlusu İttihat Terakki Partisi yöneticilerini hedef alan “Nemesis Operasyonu”nun planlayıcısı olduğu söylenir. Bu oprasyon bir bakıma daha sonra Nazileri hedef alan Yahudi eylemliliklerini anımsatır. Onun bir ön biçimidir. Zaten Pastırmacıyan İttihatçılarla yürüttüğü görüşmelerin kesildiği noktada bu yemini yapmıştır. “Nemesis Operasyonu”nun en önemli eylemi Talat Paşa’nın 1921 yılında Berlinde Salomon Teyleryan tarafından öldürülmesi olur. İlginçtir ki bu davanın tanıkları arasında din adamı Balakyan da vardır. Alıntı