Esrar Nickli Üyeden Alıntı
Pardon ama siz Hz. Muhammed yazıp, sonuna iki nokta koyup devamını getirdiğiniz cümle ayettir, ayet. Siz o iki noktayı koyarak, ayeti Hz. Muhammed'in sözü gibi nakletmişsiniz. Ayetler Allah'ın kelamıdır, Hz. Muhammed veya diğer peygamberlerin yada nebilerin değil. Ayrıca o ayet sadece o cümleden oluşmadığı gibi, o cümledeki tanrı kelimesi Allah'ın indirdiği dile değil, Türkçeye ait olmakla beraber çeviriden çeviriye göre değişir. Çoğunlukla ilah kelimesi kullanılır orada. Kuran'ı her arapça bilene çevirtmezler. Kuran dilinin Arapçadan aleni farkları vardır. Bu ayet, Hz. Muhammed'in insanlara bu şekilde öğüt etmesi için gönderilmiş bir yön etme ayetidir. Sonuna enam/19 yazdığınız ayetin başına hangi mantıkla "Hz. Muhammed:" yazabiliyorsunuz? Farkında olmadan yaptığınız bu ayet sizi imanda "yokluk" durumuna düşürebilir. Her ihtimale karşı tövbe edin, bu konuyu ciddiye alın. O ayet "de ki" uyarısıyla başlar veya bir başka çeviride "de" uyarısıyla biter. Kehf 110 ve Enbiya 108 ayetler de "de ki" uyarısıyla başlar. Hasan Basri Çantay ve Edip Yüksel gibi insanlar kelimeleri tanrı olarak çevirirken; Adem Uğur, İskender Ali Mihr ve özellikle Hamdi Yazır gibi bir alim ilah olarak çeviriyor. Her ne okursanız okuyun, tanrı ve ilah kelimesini görmeniz, sizin Allah'a o iki kelimeyle hitap etmenize izin verildiği anlamına gelmez. Orada tanrınız veya ilahınızın tanımlaması yapılıyor. En büyük ismi Allah'tır ve ona kendi isminin yanına celle celalühu ekleyerek hitap edebilirsiniz.
Bu da bir Kuran ayetidir ve Allah'ın kelamıdır. İçerisinde Hz. Nuh'un kendi kavmine söylediği sözü insanlığa ibret olarak sunmuştur. Ayetin tümü şöyledir;
- Andolsun ki Nûh'u elçi olarak kavmine gönderdik de dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Doğrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum." -
Burada yine çevirmen farkı ortaya çıkıyor. Tanrı Türkçe bir kelimedir, ilah ise arapça bir kelimedir. O dönemlerde kendi halklarına hitaben konuşan peygamberler Allah'tan bahsederken Tengri kelimesini kullanmazlar. Kendi halkının dilinde yaratıcı kelimesinin karşılığı ne ise onu kullanırlar. Dinler öncesinde insanlar bu tanımlamayı yaparken kendi dillerindeki kelimeyi kullanırlardı. Fakat İslamiyet geldikten sonra İsevilik ve Musevilik dini ve tüm dillerdeki karşılıkları feshedilerek, yerine son ve en modern din olan Muhammedilik kültürüne ait olan Allah ve diğer 98 ismi getirildi. Bu 99 isim, insanlara resmen tebliğ edilen isimlerdir. Allah'ın diğer isimleri ise ayrı bir bahis konusudur. Hz. Şuayb ile ilgili ayetin de benzer açıklaması vardır.
Sizler bir konuyu karıştırıyor ve bilincinizde bunu tamamlayamıyorsunuz. Tanrı ve diğer dillerdeki tüm karşılıkları, insanlık alemi tarafından Allah'ın bilinmediği dönemlerde güneş için, ay için, ateş için, helvadan heykeller için, hayvanlar için ve hayallerde canlandırılan bir çok yaratılan için kullanılmıştır. Allah hiçbir şeye benzemez ve hayallerde canlandırılamaz. Bir müslüman bu hassasiyete sahip olmalı. İslam dini kabul eden insan, İslam kültürünün gerekliliklerine göre yaşamalı; eski adetlere göre değil. İslam, son ve en çağdaş olan dindir. Bir müslüman, oturması ve kalkmasıyla, konuşmasıyla, yaşam tarzıyla, temizliğiyle, her şeyiyle müslüman gibi davranmalıdır. Bunun içerisinde kendi yaratıcısına Allah ismiyle seslenmek de vardır. İslam kültürü tektir, esnetilemez veya değiştirileremez. Ayrıca tanrı kelimesi ile ilah kelimesini kullanan mealcilerin de kimliklerini araştırmak ayrı bir bahis konusudur. İslam fıkhına göre bir insanın güvenilir olup olmadığını, doğru söyleyip söylemediğini tespit edebilmek için bazı önemli maddeler vardır. Bu doğrultudan bakıldığında bazı mealciler bu sınıfı geçemezler. Bu konu biraz derin konudur, o yüzden çok girmeyeceğim.
Demem o ki, tarifte kullanılan tanrı ve ilah kelimeleri ölçü değildir, yeterli değildir. Şimdi sen müslümansın ama cemiyette cümlenin içerisinde tanrı kelimesini kullandın. Farkındaysanız müslümanlar bunu kullanmazlar ve bir insanın tanrı kelimesini kullandığını duyunca akıllarda soru oluşur. Acaba bu adam müslüman mı? Belki sorar ve müslüman olduğu cevabını bile alabilir. Fakat neden tanrı diyorsun? Bu kelimenin mazisi belli bir kere. Allah yerine tanrı kelimesini kullanmak, onu eski adetlerdeki sınıflandırmaya sokmakla eş değerdir. İnsan ne yaptığının farkında olmaz. Mitolojik tanrıların bile özel isimleri var. Ama hangi tanrıdan bahsedildiğini belirtmek adına özel isimlerini kullanırlar. Neden? Çünkü bir sürü tanrıları var heriflerin. Hindistan'da binlerce tanrı var. Hepsinin ayrı ismi var. Bu isimler zaruridir. Allah'a ise kimse isim koymamıştır. Onu kimse yaratmamıştır. Doğmamış, doğurulmamıştır. Bize bildirdiği ve bildirmediği her vasfıyla kendine özgüdür. Merdivenden düştüm, organım kırıldı diyor musunuz? İyi ama hangi organ bu? Kolun mu, bacağın mı, kafan mı? Hepsi organ ama isimleri ne bunların? Bir insanla tanıştım, adı önemli değil, nasılsa insan diyebiliyor muyuz? Adı ne bunun adı?
Bizim yaratıcımız tek olan Allah'tır. Onun bildirmediği ve istemediği isimlerden uzak dururuz. Bize onun bildirdikleri yeter.
Bir hadis derki
Cenâb-ı Allah,
Ben kulumun suret ve ameline bakmam, kalp ve niyetine bakarım.
ne demek istenmiştir merak ettimde