Biz çok normal adamlar değiliz, sizin de çok normal olduğunuz söylenemez. Dünya da herkes anormal sanki, belki de hepimiz normaliz. Yanlış zamanda yanlış yerde. Ya kusura bakma insan eline kalemi alınca değişik şeyler yazmak istiyor, ben pek anlamam bu işlerden. Sana o kadar çok mektup yazmayı denedim ki, bir yerden sonra hep yırttım. Bu sefer üşeniyorum, herhalde sana gönderemeyeceğim için, daha doğrusu bira içerek yazdığım için utandım. Kim bilir orada hava nasıl, kim bilir neleri özledin? Biraz salakça olacak ama burası da çok boktan. Sanki herkes katil ya da herkes yalnız. Burdan çok fazla farkımız yok. Aslında var biz daha geniş alanlarda yürüyüp daha fazla görüşme hakkına sahibiz. En büyük fark bu heralde. Beni burada ayakta tutan dostlarım, seni de umarım bir şeyler ayakta tutuyordur. Ama eminim benden daha fazla sevenin var. Ben mücadele etmeyi senin kadar bilmiyorum. Mücadele edenlerin peşindeyiz kimi zaman. Ben senden hoşlandım, ben çok iyi vakit geçirdim seninle çok güzelsin. Sana hislerimi nedense en kötü cümlelerle anlatıyorum hep ya, Ya gerçekten sevmeyi bilmiyorum ben, ya da ne bileyim bir tuhaf oluyorum. Yüz yüze geldiğimiz de bu mektubu sana vermek isterim, ama biliyorum utanıcam ve veremiyeceğim. Olsun sana yazmasaydım içimde kalırdı. Sen orada ben burada, sen içeride ben dışarı da ya öyle işte. Yine yazamadım.