Histeri Üzerine Çalışmalar…
Freud 1893 yılına kadar tedavi ettiği kadınlardan oluşan bir dizi histeri vakasını Breuer’le birlikte önce bilimsel bir dergide makale olarak,1895’de ise “Histeri üzerine çalışmalar†ismi altında bir kitap olarak yayımladılar.Kitapta ,Breuer’in tedavi ettiği ünlü Anna O. Vakası ile birlikte Freud’un başlıca dört vakası ve histeri üzerine teorik tartışmalar yer almaktaydı.
Freud 1896’dan itibaren yayınlarında “psikanaliz†deyimini kullanmaya başlamıştır.. “Serbest çağrışımın†icadı ise“direnç†ve “bastırma†gibi kavramlarının dillendirilmesi ile birlikte olmuştur.Freud hastaların hoşa gitmeyen,tatsız olaylardan kaçınma,söz etmeme gayreti içinde olduğunu görerek psikoterapi sürecinde “direnci†tanımlamıştı.Belirtilerin ortaya çıkmasına neden olan olduğu varsayılan ancak kendilerine doğrudan ulaşılamayan anılara “bastırılmışâ€ anılar deniliyordu.
Histeri üzerine çalışmalarda Breuer’le birlikte tartıştıkları “aktarım†kavramı da açıklığa kavuşuyordu .Histeri hastaları hastalıklarının sebebini oluşturan cinsel içerikli karmaşayı,psikoterapilerini yürüten hekimlerine de yansıtıyorlardı. Breuer, Anna O. vakasında, Freud’da pek çok kadın histeri hastasında bunu fark etmişti.Hastaların hekime yönelttiği cinsel yönelimli duygular, rahatsızlıklarıyla ilişkili deneyimlerinde kendisini göstermiş erotik duygulanımların bir benzeriydi.Hekime ise farkında olunmadan yani bilinçsizce yansıtılıyordu.
“Histeri üzerine çalışmalar†da hikaye edilen Lucy R. vakası ,uygunsuz,kabul edilemeyen düşüncelerin bastırılması ile nevrotik(sinirsel) semptomların ortaya çıkışı arasındaki ilişkiyi açıklar. â€Dönüşüm/ konversiyon†adı verilen olgu, oluşan bir duygu/düşünce yumağının (-ki genel olarak bir elektriki impuls olarak düşünülüyor)kişinin egosunda kabul edilmeye uygun bulunmayarak, bütünden koparılmasıyla ve kendisine ulaşılabilecek çağrışımlardan soyutlanması ile başlıyordu.Anı,yani düşünsel içerik bastırılarak bilinçdışına itiliyor ve burada bir “çekirdek†oluşturarak egoyla uyumsuz materyalin birikmesine yol açıyordu.Sorun düşünce içeriğinden kopan ve boşta kalan duygusal enerji yüküne (eksitasyon dalgasına) ne olacağıydı. Serbest kalan bu enerji yükü ise eğer kişinin bünyesi uygunsa sinir sisteminde başka ve yanlış bir yolu, bedensel tipte bir sinir uyarım yolunu (somatik innervation) kullanarak boşalmaya çalışıyor ve neticesinde histerik belirti (felç,uyuşukluk, kasılma, bayılma vb.) ortaya çıkmış oluyordu.
.
Freud,ilk çalışmalarından itibaren histeri ve saplantı nevrozları şeklinde gördüğü “psikonevrozlar†ile “anksiyete nevrozları†arasında bir ayrıma gitmiştir..
Psikonevrozlar (histeri,fobi,saplantı nörozu) hakkında psikanaliz uygulamalarına dayalı apayrı bir ruhbilimsel kuram geliştirirken ,anksiyete nevrozlarını(daha çok aktüel nevroz terimini kullanır) bunlardan ayrı bir yere koymuştur.. Anksiyete nevrozlarını, anksiyete hakkında daha ayrıntılı bir kuramsal açıklama yaptığı 1925 yılındaki “ketvurmalar,belirtiler ve anksiyete†isimli çalışmasına kadar, ruhsal kaynaklı olmaktan çok “bedensel kaynaklı cinsel uyarılmanın yeterli ve doğal yollardan tatmin edilmemesine bağlı†rahatsızlıklar olduğunu düşünmüştür. Bu düşünceye göre uyarının boşalamayarak birikimi en sonunda anksiyeteye transformasyonuna neden oluyordu.Freud hastalarına anksiyetenin giderilmesi için cinsel perhiz ve cinsel ilişki sırasında geri çekilme metodunun uygulanmaması gibi basit cinsel öğütler vermekle yetinmiştir.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.