2- Cengiz Han’ın mezarı (Moğolistan)



Moğol İmparatorluğu’nun dört bir yanından gelen hazineleri içerdiğine inanılan Cengiz Han’ın mezarı, üstünden 800 yıl geçmesine rağmen bulunamıyor.

Cengiz Han bir zamanlar Büyük Okyanus ile Hazar Denizi arasındaki topraklara hükmetmişti. Öldüğünde cenazesinin gizli tutulmasını istemişti. Yas tutan ordusu, cenazeyi taşırken önlerine çıkan herkesi öldürmüş, Cengiz Han gömüldükten sonra mezarın izini kaybettirmek için üzerinde bin at dolaştırılmıştı. Ölümünden sonraki 800 yılda kimse mezarına ulaşamadı.

Cengiz Han, Hunların Moğolların atası olduğuna inanıyordu. Bu nedenle mezarı onlarınkine benzeyebilirdi. Hun kralları 20 metre derinlikte ahşap bölmeler içine gömülür, yerin üzerine kare şeklinde taşlar dizilirdi. Ancak Hun tarzı bir mezarın bulunması biraz zor. Mezar üstündeki taşlar kaldırılmış olabilir. Moğolistan’ın genişliği düşünüldüğünde 20 metre derinlikte bir mezarın bulunması neredeyse imkansız.



1- Göbekli Tepe (Türkiye)



İnsanlar yaklaşık MÖ 8.000 yılından itibaren ilk önce kalıcı yerleşim yerlerine yerleştiler, tarım yaptılar ve daha sonrasında tapınakları inşa ettiler. Acaba gerçekten böyle miydi?

1994 yılında Şanlıurfa’da yer alan Göbekli Tepe’de yapılan inanılmaz bir arkeolojik keşif, bu hipotezi alaşağı ederek, medeniyetin evrimiyle ilgili yeni sorular doğurdu.

Uzmanlar daha önce, avcı-toplayıcıların yerleşik düzene geçip tarım yapması sonucu anıtsal alanların yapıldığını düşünüyorlardı. Fakat tarıma geçilmeden önce avcı toplayıcı insanlar tarafından inşa edilen Göbekli Tepe, tüm bu düşünce sistemini altüst etti.

12.000 yıllık Göbekli Tepe’deki kazılarda ortaya çıkarılan kanıtlar, tarımın icadının uygarlığın başlamasıyla tetiklendiğini savunan Schmidt’in teorisini destekliyor. Her anıtsal yapının ortasında, üzerinde stilize kollar, eller ve peştamal yontuları bulunan iki adet T biçimli sütun yer alıyor. En büyüğünün ağırlığı 16 tonu aşıyor. Bu taşları yontmak ve yakındaki taşocağından taşımak, çok sayıda insan ve hepsini doyuracak miktarda yiyecek gerektiren zorlu bir organizasyon gerektiriyor.

Burada şimdiye kadar yapılan kazılarda bu insanların yerleşik bir hayat sürdüğüne dair bir kanıt bulunamadı. Bu yüzden Göbekli Tepe’nin dönemsel bir toplanma ve şölen yeri olduğu düşünülüyor.