Kapını açık tut,
Pencereni kapama!
Yarın sokağından geçeceğim,
Sakın görmemezlikten gelme!
Yüz yıl oldu sanki,
Yüzünü görmeyeli!
Ben baharı başka düşünüyordum,
Meğer ne zormuş ilk yazda,
Zehmeri yaşaması!
İpek saçlım,
Bal parmak gözlüm!
Ay doğmuyor gayri buralara,
Neredesin neredesin?
Neredesin sen be gülüm?
Hey sumru güzel!
Hasretin kor olmuş yakıyor!
Eskiden bahar güneşiydin,
Şimdi yangıncı başı mı oldun?
Şimşek gibiydi gözlerin!
Sümbül gibiydi saçların!
Dudakların bal şekerdi!
Yüzünü gördüğümde,
Gül bahçesine girdim sanırdım!
Sorma bana,
Niçin böyle feryat figan edersin?
Derdin ne?
Dermanın ne?
Köz köz olmuş ciğerlerim,
Gel su serp yüreğime,
Mutluluğun fermanı sende be gülüm!
Önce gözlerim susamıştı!
Sonra ellerim ayaklarım!
Tekmili bütün hücrelerim susuzdu!
Senden eveli be gülüm!
Adını bir kuşa vermişsin!
Gözlerin bakışların,
Kap kaççı şahinler gibi delici!
Karşında ne hükmü olurdu ki,
Benim gibi bir serçenin!
Bu aşkı ben,
Öyle büyüttüm ki gülüm,
Koca çınar oldu,
Bütün kollarını açsan,
Kucaklayamazsın!
Mutluluk,
Bir bakışta avunmakmış!
Mutluluk,
Küçücük bir sözcüğe,
Takılıp kalmaknış!
Tutunmak mı?
Öylesine be gülüm,
Ben asıl bak parmak gözlerine vurulmuşum!
Bir güzel deniz var,
Gitmek için bizi bekler!
En güzel günler önümüzde,
Yaşamak için!
En güzel sözü,
Henüz daha söylemedim!
Cennet te cehenem de bu dünyada imiş!
Haydi tut ellerimden,
Cennet bahçesindeki çiçekler,
Toplanmak için bizi bekler!
yuvasız kuş
İsmail Kızılay/İstanbul
18.11.2013
İsmail Kızılay
Pencereni kapama!
Yarın sokağından geçeceğim,
Sakın görmemezlikten gelme!
Yüz yıl oldu sanki,
Yüzünü görmeyeli!
Ben baharı başka düşünüyordum,
Meğer ne zormuş ilk yazda,
Zehmeri yaşaması!
İpek saçlım,
Bal parmak gözlüm!
Ay doğmuyor gayri buralara,
Neredesin neredesin?
Neredesin sen be gülüm?
Hey sumru güzel!
Hasretin kor olmuş yakıyor!
Eskiden bahar güneşiydin,
Şimdi yangıncı başı mı oldun?
Şimşek gibiydi gözlerin!
Sümbül gibiydi saçların!
Dudakların bal şekerdi!
Yüzünü gördüğümde,
Gül bahçesine girdim sanırdım!
Sorma bana,
Niçin böyle feryat figan edersin?
Derdin ne?
Dermanın ne?
Köz köz olmuş ciğerlerim,
Gel su serp yüreğime,
Mutluluğun fermanı sende be gülüm!
Önce gözlerim susamıştı!
Sonra ellerim ayaklarım!
Tekmili bütün hücrelerim susuzdu!
Senden eveli be gülüm!
Adını bir kuşa vermişsin!
Gözlerin bakışların,
Kap kaççı şahinler gibi delici!
Karşında ne hükmü olurdu ki,
Benim gibi bir serçenin!
Bu aşkı ben,
Öyle büyüttüm ki gülüm,
Koca çınar oldu,
Bütün kollarını açsan,
Kucaklayamazsın!
Mutluluk,
Bir bakışta avunmakmış!
Mutluluk,
Küçücük bir sözcüğe,
Takılıp kalmaknış!
Tutunmak mı?
Öylesine be gülüm,
Ben asıl bak parmak gözlerine vurulmuşum!
Bir güzel deniz var,
Gitmek için bizi bekler!
En güzel günler önümüzde,
Yaşamak için!
En güzel sözü,
Henüz daha söylemedim!
Cennet te cehenem de bu dünyada imiş!
Haydi tut ellerimden,
Cennet bahçesindeki çiçekler,
Toplanmak için bizi bekler!
yuvasız kuş
İsmail Kızılay/İstanbul
18.11.2013
İsmail Kızılay







Normal