En fiyakalı,
En filinta yalnızlığı dik dudaklarıma;
Ki, sensizliğim ulu orta ifşa edilmesin.
Kangren bir yokluğu peydahla içime.
Kendi enkazına darağaçları kuracak kadar
Bedbin depremleri ilmekle
Ciğerlerimin en dipsiz kuyularına.
Yürek mihrabımı öper gibi yapıp
Gözyaşının tuzuyla sıvazla
Sana tutuşmuş yaralarımı..
Sol cenahımda
Şiddeti bilinmeyen zelzeleler.
Kanımdan t/aşan yorgun kelebekler.
Yüzyıllık uykular taşıyan
Kör bıçağın ucunda küf rengi yokluk.
Yusuf’un beyaz entarisinden bile utanan
Kırgın çocukluğumun Araf’ını ifşa eden
Ekmek arası iki ketum gözyaşım
Kirpiklerimde yağmayı bekleyen.
Sesinden bir nihavent bir şarkı duymayalı
Sustu alfabe,
İçimin üşümüşlüğüne düştü
Bir susak ateş.
Kaypak bir gecenin içinde içten içe
Sızlayan ince unutulmuşluk.
Lime lime edilmiş bir yüreğin
Dudak ucundan öpülmüş bir yalnızlık.
Eşantiyon bir ispiyonu
Yüreğimde bir kürtaja zorlarken
Tenzih etmiyorum yokluğunu.
Hadi sevgili,
Beni yokluğunla imtihan et.
Besleme acılarımı
Kirpiklerimin göğsünde emzirirken
Hangi tehirli tren
Uykusuzluğumun şiirlerini ulu orta öpebilir ?
Tevazu bekleme benden ey aşk;
Beni gözlerine kıyam et,
Ki, tek bir gözyaşı için
Kanlı bıçaklı olduğum ölüme hürmet edip
Gözlerinin kıyametini bekleyeyim.
İsmail SARIGENE
Asrevya

Üyelik tarihi
03 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Antalya
Mesajlar
20.169
Seslenildi
1439 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Gözlerin/i Bana Kıyam/et
11 Mart 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
Değeri değere değen kavrar.
Bilgi kokmayan karşı çıkışlarda cehalet kokusu ve kompleks vardır.

Hybrid-Şeklinde