Mahrumiyet şehrindeyim
Ne gülen bir toprak var
Ne elma kokuyor çocukların yanakları
Serçelerin gagası paslı
Dallar yarı çıplak ve ağlamaklı
Evlerin camları demirden
Yollara düşmüş insan yüzleri
Mutluluk kendi söküğünü dikemeyen bir terzi
Ve yırtılmış saflığın ipek bedeni
Doğsun güneş
Unutulmuş hayatların üzerine doğsun
Ya gülsün çocukların yüzleri
Ya kopsun kıyamet
Seçil OĞUZ