var mıydı / dün müydü o gün ?
varla, yok arası bir yer, şimdi usumda
buluş ve unutuş aynı anda !
ben miydim yanılan, yoksa sen miydin hayâl ?
zaman, aydınlık bir yoldu o saatlerde
sığ kelimeler, düşe kalka
inşâ edebilir mi yeniden, yıkıntılılarını cümlelerin ?
geceyi güne taşımak zor aramızda
oysa,
akışına bırakılamayacak kadar dar,
kısa zaman, ölüme varışa !
belki bir şiir boyu
belki birkaç mısra !
bozkırın, soğuk yalnız gecesine düştü şiir yüreğim
üşüyor harflerim
susku, kırdı sevginin boynunu
kavgalı rüzgâr / dervişin sabrını sınamakta !
gece körüdür ayaklarım
koşup gelemem, sen gel demeden/ çıkmadan yoluma...
yorgun ve yaşlı attır zaman arafta;
ölümün gölgesi, dururken ayaklarında
adımları, bir ileri bir geri atmada !...
suda yıkanan, salkım söğüt dalları şanslıdır
doyasıya içerler suyu , sorgusuz sualsiz...
alacak verecek yoktur, dere ile aralarında !
onlar susuz /dere yalnız değildir ;
ücrâda kalan dal olmaktı şanssızlığım,
içmek olmadı hiç isteğim !
suyun berraklığını görmek istedim yalnızca:
yaralandım,
kırılgan ruhumu sardım, kendi kollarımla
geçene kadar bu yara;
yâren dillerinden sürecek kulağımda vâveylâ!...
şimdi, her değen elden kalbimde
bir kelebeğin, ölüm korkusu vurmakta !
Neoma

Üyelik tarihi
17 Mart 2015
Mesajlar
5.630
Seslenildi
256 Mesaj
Etiketlendi
22 Konu
Kelebek korkusu
22 Nisan 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
KIVANC bunu beğendi.

1Beğeniler
Normal