çarem benim!

zaman zaman çekilirim ya sularımdan
meçhul istikametlere
yıkılırken yaşam bende
dudağıma değer can suyun
sığ sularımdan çekilip açılırım enginlere
yeşillenir yeniden omzunda yaşamım...

çarem benim!

karanlığı yakar gözün
ışık çakar menzilimde
sen hep böyle ilk gün gibi
bu gün de aynı yönde
bakışların ve aşkın taze bahardan…

kendine kıyar
buza kesen suyu kıran sıcak testere elin
sabah yüzün/ den yansır rengârenk halelerin
hayat şakır bir çoban çeşmesi dilin…

çarem benim!

zaman ki uzayan yokluğunda asır
sağ yanım / sol yanım
güneşim / ay’ım
gün kokmazsa bir gün sende
kesilirse üzerimden ışığın
göremezsem gök yüzün (ün) maviliğini
buz kesiğine dayanamam yaşamın

çıkıp giderse benden önce soluğun
çıkarıp kökümü yaşamdan
çaresiz / siyaha çalarım beyazımı
vurdurup yaşama boynumu
gelirim sana

çarem benim!

tükenirsen sen beni yaşatan
yaşama boyun eğmem
bil ki keserim soluğunu o an
ötesi yok