bir sevinç açmıştı/ n yüzümde önce
baş edilmez bir isteğe dönüştü /n sonra
yağmurdan sonra gelen toprak kokusunu
biteviye duyumsamak isteğiydi bu...
uykuya bırakıyordum seni kendimle
sabaha, birlikte açıyorduk gözlerimizi
tek bedende, çift soluktu aldığım
senle gülüp, senle ağladığım
dünyamda / büyüdün git gide içimde
güçtü yürümek artık seninle !
gecenin avucunda sıkışıp kaldığım gün
başlamıştı kıyâmetim
annesini yitiren çocuktum
öyle şaşkın, öyle mahzûn ve melül
sesimde kimsesizliğim
sabah sesleriyle birlikte, silindi mutluluk ezgisi
kimsesiz sesimde, sensizliğim duruyordu gözümde
hiç iyileşmeyecek bu yara biliyorum
aradan ne kadar zaman geçerse geçsin
sancılı saatlerle yitiyor hep zaman
isyankârlığım, kendime yabancılığımdan
istediğim, sabah çiyi gibi taze bir soluk
oysa,” korkuyu beklerken” zor nefes almak !
yaşanmışlıklar çıka gelir durmadan
vurur meczupluğum canımda
can kulağımda bir kurt, kemirir benliğimi durmadan
korkunun gel gitlerinde
duyulmayan sesini cesâret diye büyütmüşüm içimde
ölümün gölgesini görmeden !
çatallanmış yollarının, hiçbirinde durmayacaktı o tren
tükenmekte olan ömrümde
ikindi uykularının kısalığı, öğleni görmeden!…
Neoma

Üyelik tarihi
17 Mart 2015
Mesajlar
5.630
Seslenildi
256 Mesaj
Etiketlendi
22 Konu
Beyhûde bekleyiş
22 Nisan 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter



Ağaç şeklinde