(..çok zaman sonra belki de sen..)

sesi soluğu kesilmiş bir aşkın ortasından yürüyoruz
acılarımızı saramayacak kadar uzağız artık

kirpiklerimizde beslenen düşler
yeni doğacak sevgililere miras
düşünüyorum da
belki biz sevgiyi değil hep ayrılığı büyüttük seninle
çıplak bedenlerimizden akan özlemler yanılttı bizi
yağmur yağarken anımsadığın ben değil
yalnızlığındı belki de
ve ben yalnızlığını bile özledim desem
beni duyamayacak kadar sessizsin artık

nakaratındayım anıların
beni bu gece dehlizlere sürükleyen Timur Selçuk
babasının şarkılarını söylüyor
öyle hüzünlü öyle hasret öyle tutkulu
ben de senin şarkılarını söylüyorum
is gibi sus gibi öyle vurgulu
kaçırıp getireyim kendimi yanına bir an için desem
sana sarılamayacak kadar yorgunum artık

dağınıklığını toparlarken odamın
elimde kaldı bir kitabın içinden düşen resmin
göz göze geldik bir an
gözlerinde 'seni seviyorum' bakışın
kara çalılar ardına saklanan sinsi bir isyan kaşıdı yüreğimi
resimlerde kalacak kadar yabancı değildik o zaman
her şeyden önce dostumdun
ıslak hüznümü bile varlığınla gülümsetebildiğim
şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem
mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık

nerede yanlış yaptığımı itiraf etmedi aşk
ilam kağıtları birikmiş bir sevda duluyum
şarkıların sakiliğini tek başıma yapıyorum
rakı makamına göre kadehe doluyor
bilirsin işte artık sevmek istemeyen kadınlık halleri
an geliyor
kalbim kanatlanıp göğüs kafesine girmek istiyor desem
semalarında süzülemeyecek kadar yaralıyım artık

ağdalı sevdim seni ama yapışkan değil
sevmek çekip gitmekti gerektiğinde bunu bildim

sadece şiirlerimde konuşabildim bağıra..çağıra
kızdın ve kırıldın sitemlerimin tavşan dudaklarına belki ama
sevdim seni ayazda..boranda
ah o sadekâr ellerin bedenime yeniden dokunsa desem
ellerini bedenimde tutamayacak kadar titriyorum artık

bir kedi gözlerimin içine baktı
ruhumdan bir deniz geçti dalgaları göğsüme çarpttı
antika bir fincanda iç çekişlerim kaldı
gül kurusu perdeler mutluluğuma kapandı
anılar dudaklarımı öptü dudaklarım sızladı
çok zaman sonra sen de öp beni desem
öpüşlerimiz bizi yakacak kadar sıcak değil artık

ve sen her şeye rağmen gelip 'seni seviyorum' desen
bu iki kelimeden ölesiye korkuyorum artık..

Pelin Onay