Ulus ve Tarih San Vermekte O Kadar Eli Açık Değildir | Atatürk Günlüğü.



ATATÜRK DİYOR Kİ:
''Yaşamöyküsü kitapçığının kabındaki "Gazi" sanının kullanılmasına gelince, bu sanı Nurettin Paşa'ya "A. S." harfleri verebilir. Ama gerçek ve yasa bununla yalnız ve ancak alay eder. Gerçi, savaşa "ya şehit, ya da gazi olmak için" gidilir. Genel olarak, savaş alanında ölenlerin hepsine "şehit" derlerse de, sağ kalanların hepsine "gazi" sanı verilmez. Bu sanı, ancak yasa verir. Uygar bir ulusun, yüksek çıkarları gereği, yapmak zorunda kaldığı savaşlar, Arap boylarının birbirleriyle savaşı (gavze) değildir. Öyle de olsa, bu savaşlardan sağ ve esen çıkanları övmek (takdir etmek) için belki, yalnız anaları babaları:

"Benim gazi oğlum!" der ve övünür. Ama ulus ve tarih, san vermekte o denli açık elli değildir.

Yaşamöyküsü kitapçığının son sayfasından da bir cümle alarak bu öyküyü bitirelim:

Nurettin Paşa, "Irak cephesinde iken yerli halkın kendisine vermiş olduğu, Peygamber Hazretlerinin Kerbelâ'da yatan torunu İmam Hüseyin Hazretlerinin kutlu kılıcını taşımakla onur duyar."

Baylar, bu nasıl sözdür?

Kerbelâ, Peygamber'in torunu, imam, kutlu kılıç, onur duymak... Bilgisizlerin hoşuna gidecek bu gibi sözlerle ulusu aldatmak yolunu tutanlar, artık biraz insaf etsinler!..Ulus da, uyanıklığını ve sağgörüsünü artırsın!''

-NUTUK