
İnkılapçılığın bütünleyicisi olan bu anlayış, çağdaş uygarlık seviyesini yakalamayı hedef alır. Çağdaşlaşma; çağın gerektirdiği bilgi, birikimle donanma, çağın gerekliliklerine uygun davranmaktır. Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma, bilim ve teknolojiye yönelmedir. Batılılaşma ise daha kapsamlı bir kavramdır. Devlet ve toplum yapısının modernleşmesi, düşüncede ileri fikirleri benimseme olarak tanımlanabilir. Osmanlı Devleti, Tanzimat Dönemi'nden itibaren Batılılaşmaya çalışmış, ancak bunu tam olarak başaramamıştır. Türkiye ise Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla tamamladıktan sonra çağdaşlaşma hareketlerine başlamıştır. Köklü ve temelli yapılan devrimlerle çağdaş uygarlık ve teknolojiye yönelmiştir. Atatürk, Türk toplumunu her anlamda çağdaşlaştırmak istiyordu. Türk milletinin görüntüsünü de çağdaşlaştırmak için kılık kıyafet alanında devrimleri gerçekleştirmiştir. Çok yönlü gerçekleştirilen bu devrimler Türkiye'yi farklı bir seviyeye ulaştırmıştır. Batıdan alınan yenilikler, Türk kültürü ile birleştirilerek halka sunulmuştur. Özetle çağdaşlaşma ve Batılılaşma ile Türkiye her çağda, çağdaş olmayı başararak, değişen dünya düzenine ayak uydurmuştur.
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Çağdaşlaşma ve Batılılaşma İlkesi
29 Eylül 2016
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter


Normal