Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree298Beğeniler
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu

Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:

28 Ekim 2016
1


ATATÜRK DİYOR Kİ:
''İstanbul ortamının, Ferit Paşa Kabinesi’nin kabul ettiği şeyi kabul etmek şerefimizi, hayatımızı, her şeyimizi bırakmak, yani İngilizlere tutsak olmaktır. O zaman yapılacak iş yoktur. Yok, bu milleti millet olarak, insan olarak namus ve şerefiyle yaşatmak istiyorsak, kabul edeceğimiz nokta ve esas, mevcut bütün kuvvet ve araçlarımızı gereğine göre kullanarak bizi yok etmeğe çalışan düşmanların düşmanca olan emellerini kırmaktır ve ben şahsen, kesinlikle şüphe etmem ki, bütün arkadaşlarımız ancak böyle yüce hisle buraya gelmişlerdir ve yapacakları tarihî görevin büyüklük derecesini, incelik ve önemini bütün açıklığıyla anlamış bulunuyorlar.''
1920 (G.C.Z., cilt: 1, s.8)


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:
30 Ekim 2016
2
ATATÜRK DİYOR Kİ:
''Millî ordu, millet birliğinin ve devlet varlığının en göze çarpan örneğidir. Ordu, dışarıya karşı devletin varlığını temin ve gerektiğinde içeride büyük asayişsizliği ortadan kaldırır. Her bireyin, devlet içinde yerine girmek görevi ve her bireyin devlet için sorumluluğu, ordu yaşamında fiilen belirgin bir şekilde görülür. Ordu, cumhuriyet aleyhine girişimlere karşı, devlet ve hükümetin irade ve kuvvetini belirtir. Bu şekilde herkesi devlet düzeninden, devlet güvenliğinden paydaş yapmak görevini yapar. Devlet ve hükümet gibi ordu da kendisi için bir varlık değil, belki, milletin yaşamak ve var olmak iradesinin bir şeklidir.''

1930 (Afetinan, M.B. ve M.K. Atatürk’ün El Yazıları, s. 116)

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Jasmina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
09 Şubat 2015
Mesajlar
4.246
Seslenildi
274 Mesaj
Etiketlendi
169 Konu
Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:
28 Ekim 2016
3
- anlayışlı olan beni anlayışlı, aptal olan ise aptal bulur; bence ikisi de haklıdır.

Γνώθι σαυτόν
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:
28 Ekim 2016
4

ATATÜRK DİYOR Kİ:
''Büyük Türk milleti!
On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medenî âlem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.''

29 Ekim 1933

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:
28 Ekim 2016
5


ATATÜRK DİYOR Kİ:
''Bu genel bildirimden beş altı gün sonra, Kavak'tan "Üçüncü Kolordu Komutanı Refet" imzalı, 13 Temmuz 1919'da yazılmış bir şifre aldım. Tel şudur:
"İstanbul'dan bir İngiliz gemisiyle, Harbiye Dairesi Başkanı Albay Salâhattin Bey, beni değiştirmek üzere geldi. Benim de o gemi ile dönmemi Harbiye Nazırlığı emrediyor. Salâhattin Bey, amaca uygun olarak çalışacak. Genel duruma göre komutayı adı geçene bırakmayı uygun buldum ve Harbiye Nazırlığına görevden çekildiğimi bildirdim. Ayrıca geniş bilgi veririm. Sivas'a doğru yola çıkıyorum. Beşinci Tümen Komutanı Arif Bey aracılığı ile Amasya'ya yanıt veriniz."
Baylar, açıkça söylemeliyim ki, bu tutum ve davranışı pek beğenmedim. Refet Bey'in benimle olan işbirliği, İstanbul'ca biliniyor. Bu çalışmalardan yana olan bir kişi, onu değiştirmeye ve hem de İngiliz gemisiyle gelince, hemen düşünülmesi doğal olan şey, bu kişinin İngiliz görüşüne uygun iş görebileceğine güvenilmiş olmasıdır. Bu yargı, bir sanı niteliğinde olsa bile, Refet Bey'in komutayı vermekte ivedi davranmaması, hiç olmazsa bizim de düşüncemizi sorması gerekirdi.
İnanıp komutayı verdiğine göre de, hiç olmazsa bir süre yanından ayrılmayıp durumu ve görüşlerimizi iyice benimsetinceye dek birlikte çalışması ve kendisi ile aramızda gerekli bağlantıyı kurduktan sonra uzaklaşması doğru olurdu, düşüncesinde bulundum. Bununla birlikte, olupbitti karşısında bırakılmış olduğuma göre, iki noktada teselli aramakla yetinmek zorunda kaldım. Birincisi, Refet Bey'in telindeki: "Salâhattin Bey amaca uygun olarak çalışacak." cümlesi; öteki de, Refet Bey'in hiç olmazsa İstanbul'a gitmemiş olması idi.
Bu durum üzerine: "Komutanların İstanbul'a gitmek konusunda en küçük bir yanılmalarının pek pahalıya mal olacağını, gene de programımızı olduğu gibi uygulamaya devam edeceğimizi" bütün komutanlara bildirerek hemen dikkatlerini çektim. Refet Bey'e de o gün (14 Temmuz 1919): "Salâhattin Bey'in kararlarımızı iyi uygulayacağı, buradaki arkadaşlar arasında pek çok duygulandırıcı ve güçlendirici olmuştur" cümlesini de içine alan bir şifre çektirdim.
Salâhattin Bey'in kendisine de olduğu gibi şu teli çektirdim:

14 Temmuz 1919
Amasya'da Beşinci Tümen Komutanlığına
Refet Bey'edir: Aşağıdaki teli uygun görürseniz Salâhattin Bey'e ulaştırınız ve sonucunu bildiriniz.
Mustafa Kemal
Salâhattin Beyefendi'ye: İstanbul'un kapalı çevresinden, ulusun kutlu kucağına gelmeniz ve özverili arkadaşlarınızın dayanç (azim) ve yurtseverlik çevresine girmeniz büyük bir sevinçle karşılandı. Kutsal amacımızın gerçekleştirilmesi uğrunda gösterilecek ortak çabada Tanrı hepimizi başarılı kılacaktır. Gözlerinizden öperim.
Mustafa Kemal
Üçüncü Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı Albay Kâzım
Salâhattin Bey üzerinde ilk kuşkuyu gene, Salâhattin Bey'in "amaca uygun çalışacağını" söyleyerek ona güvenen ve hemen komutayı bırakıp Sivas'a doğru uzaklaşan Refet Bey göstermiş oldu.
Refet Bey'in Amasya'dan çektiği bir tel, yalnız Salâhattin Bey üzerindeki kuşkuyu değil, daha birkaç nokta ile ilgili düşünceleri de kapsıyordu. İzin verirseniz olduğu gibi bilginize sunayım.
İvedidir. Amasya'dan

Güvenlikle ilgilidir 15.7.1919
719
Erzurum'da On Beşinci Kolordu Komutanlığına
Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine:
Salâhattin Bey'i tanırsınız. Birdenbire ürkmemesi gereklidir. Önce Kâzım Paşa, kutlama dolayısıyla, yumuşak sözler kullanarak kendisiyle yazışmaya girişmelidir. Hamit Bey'in görevden çıkarılması konusunda daha bir şey yok. Ama yerinde bırakılması için girişimler yapıldı. Görevden çıkarılırsa buralarda kalacağını pek ummuyorum. Bununla birlikte, gene etki yapıyorum. Benim dönmem için İngilizlerin hükümete baskı yapacakları kuşku götürmez. Ben, duruma göre, gereken yollara başvurarak buralarda kalacağım. İngilizlerden ve buradan geçen Amerikalıdan anladığıma göre, Kâzım Paşa'nın durumu da tehlikelidir. Her zaman ölçülü davranılmasını ve durumun iyi yönetilmesini yeniden salık veririm. (Refet)

5. Tümen Komutanı
Arif
Bu telde adı geçen Hamit Bey, Samsun mutasarrıfı idi. Hamit Bey, Samsun'a varışımızın ilk günlerinde Refet Bey'in, geçmişteki dostluğu dolayısıyla, ortak amaç yolunda sonuna dek bizimle birlikte özveri ile çalışacak nitelikte bir arkadaş olduğuna güvendiği için bana salık verdiği ve benim Sadrazamlığa ve özel olarak, Genelkurmay Başkanı Cevat Paşa'ya yazmam üzerine Samsun'a getirebildiğimiz kişi idi.
Böyle bir kişinin er geç görevden çıkarılacağı kuşku götürür müydü? Ama, Refet Bey: "Yerinde bırakılması için girişimler yapıldı." diyor. Nereye? Kimlerin katına? Kim başvurdu? Sonra: "Görevden çıkarılırsa buralarda kalacağını pek ummuyorum, bununla birlikte gene de etki yapıyorum." diyor. Nereye, İstanbul'a mı gidecek, nasıl? Bu kişi bugüne değin bizimle çalışmıyor muydu?
Bu telinde Refet Bey, kendisinin dönmesi için İngilizlerin hükümete baskı yapacaklarını kesin görüyor ve duruma göre gereken yollara başvurarak buralarda kalacağını söylüyor. Oysa durum belliydi ve yapılacak işi ben kendisine 7 Temmuz 1919 günlü genel yönergemde bildirmiştim (adı geçen yönergenin ikinci maddesi). Ondan başka yapılacak iş yoktu.
Refet Bey, İngilizlerden ve buradan geçen Amerikalılardan anlamış ki: "Kazım Paşa'nın da durumu tehlikelidir." Bu ne demektir? En çok sıkı durmaları gereken arkadaşların, iyilik düşünmeyecekleri besbelli olan kimselerin sözleri üzerine tehlike kuruntusuna kapılmaları ve bunu inançla söylemeleri neyi gösterir?
Refet Bey, telinin sonunda, bana da ders, veriyor: "Her zaman ölçülü davranılmasını ve işlerin iyi yönetilmesini yeniden salık veririm." diyor.
Buradaki "ölçülü davranılması" sözünden, ne anlam çıkabileceğinin yorumlanmasını anlayışlı kişilere bırakırım.
Bana iyi yönetimi salık veren kişi, bu öğütlemeyi, benim verdiğim buyruk ve yönergeyi iyi uygulayıp görevi başından ayrılmadan önce yapmış olsaydı daha içten davranmış olurdu, sanırım.''

-NUTUK

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Jasmina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
09 Şubat 2015
Mesajlar
4.246
Seslenildi
274 Mesaj
Etiketlendi
169 Konu
Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:
28 Ekim 2016
6
Damla bunu beğendi.
- anlayışlı olan beni anlayışlı, aptal olan ise aptal bulur; bence ikisi de haklıdır.

Γνώθι σαυτόν
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Avatar Seçilmemiş
Üyelik tarihi
14 Ekim 2016
Bulunduğu yer
İnsan-ı kâmil
Mesajlar
10.971
Seslenildi
595 Mesaj
Etiketlendi
71 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:
31 Ekim 2016
7
Dünyayı istediği gibi kullanan kuvvet, fikirler ve bu fikirleri belirleyen ve yayan kimselerdir. Fikrin özelliği de hiçbir itirazın bozamayacağı bir kesinlikle kendi kendisini kabul ettirmektir. Bu da fikrin yavaş yavaş duygular haline gelerek inanca dönüşmesiyle mümkündür ve böyle olduktan sonradır ki, onu sarsmak için bütün başka mantıkların, başka düşüncelerin hükmü olamaz. (1914)
Avatar Seçilmemiş
Üyelik tarihi
14 Ekim 2016
Bulunduğu yer
İnsan-ı kâmil
Mesajlar
10.971
Seslenildi
595 Mesaj
Etiketlendi
71 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:
03 Kasım 2016
8
"Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir."
Mustafa Kemal Atatürk
Avatar Seçilmemiş
Üyelik tarihi
14 Ekim 2016
Bulunduğu yer
İnsan-ı kâmil
Mesajlar
10.971
Seslenildi
595 Mesaj
Etiketlendi
71 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:
06 Kasım 2016
9
Ben 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün elimde, maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk Milleti’nin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvetle, bu Türk Milleti’ne güvenerek işe başladım.
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: Atatürk Diyor ki:
07 Kasım 2016
10

ATATÜRK DİYOR Kİ:
''Memleketimizde bulunan düşmanları silâh kuvvetiyle çıkarmadıkça, çıkarabilecek millî varlığımızı ve kudretimizi fiilen kanıtlamadıkça diploması alanında ümide kapılmanın yeri olmadığı hakkındaki görüşümüz kesin ve sürekli idi. En doğru görüşün bu olduğunu, bu olacağını, doğal olarak kabul etmek uygundur. Gerçekten, bugünün yaşam şartları içinde bir birey için olduğu gibi, bir millet için de kudret ve yeteneğini, fiilî eseriyle gösterip kanıtlamadıkça değer ve önem beklemek boşunadır. Kudret ve yetenekten mahrum olanlara değer verilmez. İnsanlık, adalet, yiğitlik gereklerini, bütün bu niteliklerin kendilerinde bulunduğunu gösterenler isteyebilirler.''
1927 (Nutuk II, s. 645)

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj