"Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gâyesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen asrî, bütün mânâ ve eşkaliyle medenî bir hey'et-i içtimâiye haline is'al etmektir. İnkılâbımızın umde-i asliyesi budur. Bu hakikati kabul edemeyen zihniyetleri târumâr etmek zarûrîdir. Şimdiye kadar milletin dimağını paslandıran, uyuşturan bu zihniyette bulunanlar olmuştur. Herhâlde zihniyetlerde mevcut hurâfeler kâmilen tard olunacaktır. Onlar çıkarılmadıkça dimağa hakikat nurları infaz etmek imkânsızdır.
Türk'ün ata yurduna ve Türk'ün istiklâline tecâvüz edenler kimler olursa olsunlar, onlara bütün milletçe müsellâhâne mukabele ve onlarla bücadele eylemek icap ediyordu. Bu mühim kararın bütün icâbât ve zarûrîyâtını ilk günde izhar ve ifade etmek, elbet musip olmazdı. Tatbikatı birtakım safhalara ayırmak, vak'a-yı hadisattan istifade ederek milletin hissayatı ve efkârını hazırlamak ve kademe kademe yürüyerek hedefe vâsıl olmaya çalışmak lâzım geliyordu.
Tezâhür eden millî mücadele, haricî istilâya karşı vatanın kurtuluşunu yegâne hedef saydığı hâlde, bu millî mücâdelenin muvaffâkiyete erdikçe safha safha bugünkü devre kadar »millî hâkimiyet« idaresinin bütün esaslarını ve şekillerini tahakkuk ettirmesi, tarinin tabii, zarûrî ve önüne geçilmez icaplarındandı.
Bu mukadder tarih yürüyüşünü an'anevî itiyatlarıyla derhâl ihtisas eden hânedan, millî mücadelenin amansız hasmı oldu. Tarihin bu mukadder seyrini ilk anda ben de müşahade ve ihtisas ettim. Fakat nihayete kadar şâmil olan bu ihtisaslarımızı ilk anda kâmilen izhar ve ifade edemedik. Müstakbel ihtimaller üzerinde fazla beyânât giriştiğimiz hakîkî ve maddî mücadeleye hayâlât mahiyetini verebilirdi. Hâricî tehlikenin yakın tesirleri karşısında müteessir olanlar arasında an'anelerine, fikrî kabiliyetlerine ve ruhî hâletlerine mugayir olan muhtemel tahavvülâttan ürkeceklerin ilk anda mukavemetlerini tahrik edebilirdi. Muvaffakiyet için ameli ve emin yol, her safhayı vakti geldikçe tatbik etmekti… Milletin inkişâfı ve yükselmesi için selâmet yolu bu idi. Ben de böyle hareket ettim. Ancak bu amelî ve emin muvaffâkiyet yolu, yakın mesâi arkadaşım olarak tanınmış zevattan bâzılarıyla aramızda zaman zaman içtihâdâtta, muâmelâtta, icraatta esaslı ve tâlî birtakım ihtilâflar, iğbirarlar ve hattâ iftirakların da sebebi ve izahı olmuştur. Millî mücadeleyle beraber başlayan yolculuklardan bazıları, millî hayatın bugünkü cumhuriyete ve cumhuriyet kanunlarına kadar gelen tekâmüllerinde kendi fikir ve ruhlarının ihâtası hudûdu bittikçe bana mukavemet ve muhalefete geçmişlerdir.
…Bu sözlerimi hulâsâ etmek lâzım gelirse diyebilirim ki ben, milletin vicdânında ve istikbâlinde ihtisas ettiğim büyük tekâmül istidâdını bir millî sır gibi vicdanımda taşıyarak sıraları geldikçe bütün içtimâî hey'etimize tatbik ettirmek mecburiyetinde idim."
M.Kemal Atatürk
Damla



Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Türk Devrimi'nde Güdülen Usul
05 Ekim 2016
Türk Devrimi'nde Güdülen Usul
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Years and years.

Normal