Sevgililer Günü'nde, doğum günlerinde, hasta ziyaretinde ve aklımıza gelebilecek daha birçok durumda duygu ve düşüncelerimizi pekiştirmesi adına kullanılan ve belki de onlarca sembolü içinde barındıran bir araçtır gül. Bu kadar güzel anlamlar taşıyan ve aslında çok derin bir sembolizmin göstergesi konumunda bulunan gülün neden solduğunu gelin beraber inceleyelim; gülün ömrünü uzatabilir miyiz, onun üzerine konuşalım.

Aşırı Susuzluk:

Hayatın devam etmesi için gerekli olan, yaşam maddesi diye tabir edebileceğimiz su olmazsa olmaz. Gülü de susuz bırakırsak hayatta kalması mümkün olmayacaktır. Özellikle gelişme dönemindeki gülleri aşırı susuz bırakırsak yaşamaları mümkün olmayacak, solup kurumaya başlayacaklardır.

Aşırı Sulama:

Her şeyin fazlası tabii ki zarar. Yaşam maddesi dediğimiz suyu aşırı kullanırsak bu sefer de güller için bir ölüm makinesine çevirmiş oluruz. Fazla sulama ortamdaki havayı azaltacağından, gül, bakteriler için mükemmel bir konağa dönüşecek, özellikle köklerinde meydana gelen çürümeler nedeniyle solmaya ve kurumaya başlayacaktır. Gül bitkisi susuzluğa daha dayanıklıdır ve deformasyonu yapraklarını dökerek giderebilir. Ama aşırı sulanmış ve bundan dolayı çürümeye başlamış bir gül bitkisinin tedavisi çok zordur.

Kuru Havaya Maruz Kalma:

Bu duruma özellikle kış aylarında rastlanır. Ortamdaki bu kuru hava güldeki suyu bir sünger gibi çeker ve kuruma öncelikle yapraklardan başlayıp gülün tamamına yayılır.

Gülün kurumasına engel olmak adına sulamaya ve ortamdaki havaya dikkat edilmelidir.

Alıntı