Kör Ressam Hissetmenin Gücü Türkiye’de olağanüstü bir ressam yaşıyor. Biliyor musunuz. Eşref ARMAĞAN bir tarih yazdı bilmiyor musunuz. Neden mi bilmiyoruz çünkü gereksiz işlere daha çok zaman ayırıyoruz.

Görmek ve bakmak arasındaki farkı insanlar açıklaya dursun, bir adam var ki ne görebiliyor ne bakabiliyor. Sadece hissediyor. Eşref Armağan, gözleri olmadan hayata gelmiş insanlardan birisidir. Fakat onu görme yetisini kaybeden pek çok insandan hatta görme yetisi olan insanlardan bile ayıran bir özelliği var. Eşref, çok güzel resim yapabiliyor. Ayrıca yaptığı resimler öyle kolay resimler değil. Öyle ki onun bu yeteneği pek çok bilim adamını şaşkına çevirmiş.

İzlediğim videoda bilim adamlarının bilgilerine göre resim yapabilme yeteneğinin görebilme duyusuyla sağlandığı belirtiliyor. Fakat Eşref tüm bu düşüncelerin tam aksine sadece hissederek resimler yapabiliyor. Ona anlatılanları çok güzel bir şekilde kafasında canlandırarak bunu elleriyle kâğıda yansıtabiliyor. Belki anlatılanları hayal etmek ve onları resmetmek olabilir. Fakat onlara perspektif bir görüş eklemek, tamamen olağan dışı bir durumdur. Eşref bunu başarabiliyor. 3 boyutlu resimler çizerek yakındaki objeleri çok daha yakın çizerken, uzaktaki resimleri çok daha uzak çiziyor. Aynı zamanda resimlere gölgeler ekliyor. Bunu gören insanlar bile çok zor yaparken, Eşref sadece düşünerek yani hissederek yapıyor.

Amerika’daki bilim adamları Eşref’i incelemek istiyorlar ve zorda olsa onu ikna etmeyi başarıyorlar. Eşref’in beyni incelenirken Eşref’den bir resim çizmesi isteniyor. Bu resmi çizerken beyninin normalden çok daha hareketli olduğu saptanıyor. Yani Eşref, hissederken beyni çok daha fazla çalışıyor. Bu durumda onu diğer insanlardan çok daha farklı kılıyor. Bu durum karşısında hayretler içerisinde kalan bilim adamları, Eşref’in sınırlarını zorlayarak 3 boyutlu bir vaftizhaneyi çizmelerini istiyorlar.

Eşref, İtalya’da olan ve hiç görmediği bu vaftizhaneyi sadece dokunarak ve dokunduklarını hissederek çizmeye başlıyor. Sonuç ise hayretler verici oluyor. Perspektif olarak altıgen olan binanın her bir duvarını çiziyor ve en önemlisi her duvarı birbirine bağlıyor. Buradan da görmenin resmedebilmek için gerekli olmadığını ve düşünerek de bunu başarabileceğimizi gösteriyor.