Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree2Beğeniler
  • 1 Post By Jön TüRk
  • 1 Post By Jön TüRk
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu

Standart Hüseyin Nihal Atsız

27 Haziran 2015
1




ATATÜRK'ün Askerleri ATSIZ'ın Öğrencileriyiz!

Hüseyin Nihal Atsız Bey´in babası Gümüshane ilinin Dorul ilçesinin Midi köyünden 'Çiftçioğulları' ailesine mensup (Deniz Makina Önyüzbaşısı) Hüseyin Ağa´nın oğlu (Deniz Güverte Binbaşı) Mehmet Nail Bey olup; annesi ise Trabzon´un kadıoğulları ailesinden (Deniz Yarbayı) Osman Fevzi Bey´in kızı fatma Zehra Hanım´dır

Atsız´ın babası Mehmet Nail Bey (1877-1944) donanmaya girer ve Deniz Güverte Binbaşılığına kadar terfi eder.1903 yılındaYüzbaşı iken ilk esi Fatma Zehra Hanım´la evlenir. Bu evlilikten12 Ocak 1905´de Hüseyin Nihal1 Mayıs 1910´da Ahmet Necdet (Sancar) ve Aralık 1912´de de Fatma Nezihe (Çiftiçioğlu) olmak üzere üç çocuğu olur.

Atsız ilkokula altı yaşında Kadıköy´de ki Fransız okul´unda başlar. Fakat çok geçmeden çıkan bir yangında okulun yanması sonucu aynı semtteki Alman Okulu´na verilir (1911) . Bir süre sonra Kızıldeniz´de bulunan Malatya ganbotunun süvarisi olan babasının yanına gider. Bu arada Türk-İtalyan savaşı çıkar ve ganbotun İstanbul´un emri ile Süveyş´e sığınması üzerine Atsız´da bir kaç ay Fransız okuluna devam eder.

İstanbul sultanisi´nin onuncu sınıfında iken (1922) imtihanla Askeri Tıbbiye ´ye girer. Tıbbiyeden sonra Kabataş Lisesi´nde üç ay kadar yardımcı öğretmenlik yapar. Bilahere Deniz Yolları´nın 'Mahmut Şevket Paşa' adlı vapurunda katip olarak çalışır ve birkaç seferde katılır. Ancak bu işten tatmin olmaz ve 1926 yılında İstanbul Darülfünunu´nun (üniversitesinin) Edebiyat Fakültesinin yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi´ne kaydolur.

Atsız fakülteden mezun olduktan sonra Hocası Köprülü Maarif Vekaleti nezdinde Atsız için aracılık eder ve sekiz yıllık mecburi hizmetlerini affettirerek kendi yanına asistan olarak alır. (25 Ocak 1931)

15 Mayıs 1931´de 'Atsız Mecmua' yı çıkartmaya başlar. Yazı kadrosuna M. Fuat Köprülü Zeki Velidi Toğan Abdulkadir İnan gibi ilim adamlarının da dahil bulunduğu bu 'Türkçü ve Köycü' dergi Ziya Gökalp´ten sonra Cumhuriyet döneminde Türkçülük çığrını açar. Dergi25 Eylül 1932 tarihine kadar 17 sayı çıkar. Atsız Orhun dergisinin 1 Mart 1944´tarihli 15. sayısında İsmail Hakkı Baltacıoğlu´nun 1944 Şubat´ında Halkevinde verdiği konferansta komünistlerin küstah hareketleri ve sözleri nedeniyle devrin başkanı Şükrü Saraçoğlu´na hitaben bir 'Açık Mektup' yayınlar. Bir yıl önceki Türkçe sözleri hatırlatılarak 'solculuğun müsamaha ve kayıtsızlıktan faydalanarak sinsi sinsi ilerlediğini' açıklar. Bunu ikinci Mektup takip eder. Yurdun her yerinden ilgi gören açık mektuplar kısa zamanda ülkenin gündemini meşgul etmeye başlar. Bu durumdan tedirgin olan zamanın Milli Eğitim Bakanı tarafından Atsız´in Boğaziçi Lisesin´deki Edebiyat öğretmenliği görevine 7 Nisan 1944 tarihinde son verir. Dergi kapatılır ve Atsız hakkında dava açılır.

Atsız İstanbul´da oturduğu için trenle Ankara´ya gider garda binlerce genç tarafından karşılaşılır. Birçok genç tutuklanır. Mahkeme Atsız´i 4 ay hapis cezasına mahkum ederse de daha önce mahkumiyeti olmadığı ve iyi hali gözetilerek cezalarının teciline karar verir.

'Irkçılık-Turancılık' davası7 Eylül 1944 den itibaren haftada 3 gün olmak üzere 65 oturum devam eder29 Mart 1945 tarihli duruşmada Atsız 65 yıla arkadaşları da muhtelif cezalara mahkum edilirler. Temyiz üzere Askeri Yargıtay kararı esastan bozar. Atsız15 yıl kadar tutuklu kaldıktan sonra 23 Ekim 1945 tarihinde tahliye edilir.

1950-1951 öğrenim yılının başında Haydar Paşa Lisesi Edebiyat Öğretmenliğine getirilen Atsız burada iki yıl görev yaptı. Bu defa da3 Mayıs´in kutlamaları için Ankara´da verdiği ilmi bir konferans bahane edilerek öğretmenlikten alındı ve Süleymaniye Kütüphanesindeki eski görevine iade edildi. (1952) . Burada 17 yıl çalıştıktan sonra 1969´da emekliye ayrıldı.

1950-1952 yıllarında yayınlanan haftalık Orhun dergisinin başyazarlığını yaptı.1962´de kurulan Türkçüler Derneği´nin genel başkanlığını üstlendi.1964´den vefatına kadar Ötüken dergisini yayınladı. Ötüken´de bölücülük hareketlerine karşı dikkatleri çeken yazıları sebebiyle kendisi 'bölücülük' iddiası ile suçlanarak yargılandı.

Fikir hareketini yürütmek Allah´tan başka kimsenin önünde eğilmemeyi Allah´tan başka kimseden korkmamayı dünya ile ilgili arzu ve ihtiyaçlara tenezzül etmemeyi gerektirir ki her zaman saygı ve hayranlıkla andığımız Atsız; baş eğmeyen diz çökmeyen ve bütün baskılara rağmen susmayan susturulamayan bir dava adamı olarak arkasından silinmez izler bırakarak tarihe geçmiştir.

Nihal Atsız son derece mütevazı imkanlar içinde yaşamasına rağmen Türk Edebiyatı´nın ve Türk fikir hayatının en değerli eserlerine dev boyutta eserler katmış ve tek başına Türk Milliyetçiliği´nin akademisi haline gelmiştir.

1944 Irkçılık-Turancılık Davası

II. Dünya Savaşı sürerken Türkiye'de komünist faaliyetlerin arttığını düşünen Atsız Orhunun Mart 1944'te yayınlanan 15. sayısında daha önce 5 Ağustos 1942 tarihli meclis konuşmasında "Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar ve lâakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir" diyen devrin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu'na hitaben bir açık mektup yayınlamıştır.

Atsız Nisan 1944'te yayımlanan 16. sayıda Şükrü Saraçoğlu'na hitaben ikinci açık mektubunu yayınlayarak Giritli Ahmed Cevat Emre Pertev Nâilî Boratav Sabahattin Ali ve Sadrettin Celâl Antel'in Marksist faaliyetlerde bulunduklarını ve Milli Eğitim Bakanı'nın "komünistleri kolladığını" ileri sürerek devrin Millî Eğitim Bakanı olan Hasan Âli Yücel'i istifaya çağırmıştır. Bu ikinci açık mektup Türkçü çevreler içinde büyük bir galeyana sebep olmuş başta İstanbul ve Ankara olmak üzere birçok şehirdekomünizm aleyhinde gösteriler yapılmaya başlanmıştır.

Bunun üzerine Hasan Âli Yücel 7 Nisan 1944 tarihinde Atsız'ın Boğaziçi Lisesi'ndeki edebiyat öğretmenliğine son vermiş ama aynı zamanda Sadrettin Celal Antel de İstanbul Üniversitesi'denki görevinden bakanlık hizmetine alınmıştır.

Orhun dergisi de Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden kapatılmış bu arada Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel Ankara Musiki Muallim Mektebi öğretmeni Sabahattin Ali'yi Atsız aleyhine hakaret davası açmaya teşvik etti. Sabahattin Ali'nin arkadaşı ve Atsız'ın da yakın arkadaşı olan Ankara Musiki Muallim Mektebi Müdürü Orhan Şaik Gökyay'ın arabuluculuğuna rağmen dava açmak zorunda kaldı. Aleyhine dava açılan Atsız trenle Ankara'ya gitmiş ve Türkçü gençler tarafından istasyonda karşılanarak bir otelde misafir edilmiştir.

Hakaret davasının 26 Nisan 1944 günü yapılan ilk oturumu olaylı geçmiştir. Bunun üzerine 3 Mayıs 1944 tarihinde yapılan ikinci oturuma üniversite öğrencileri alınmamış bu yüzden de öğrenci gösterileri olmuş ve yüzlerce kişi tutuklanmıştır.

Davanın 9 Mayıs 1944 günü yapılan karar oturumunda Sabahattin Ali'ye "vatan haini" dediği için 6 aya mahkûm edilen Atsız'ın cezası hâkim tarafından "milli tahrik" gerekçesi ile 4 aya indirilmiş ve 4 aylık bu ceza da ertelenmiştir.

Atsız cezasının ertelenmesine rağmen 9 Mayıs 1944 tarihinde mahkemenin kapısından çıkarken tevkif edilmiştir.

19 Mayıs 1944 törenlerinde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Atsız ve arkadaşlarını ağır şekilde eleştiren nutkunu söylemiş ve bu nutuk üzerine de Atsız ve 34 arkadaşı İstanbul 1 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanmaya başlanmışlardır. Aralarında Alparslan Türkeş gibi subay üniversite profesörü öğretmen doktor ve üniversite öğrencilerinin de bulunduğu sanıklar sorguya çekilmişler; Atsız dahil sanıklar daha sonra tabutluk diye adlandırılan hücrelerde işkence gördüklerini belirtmişlerdir. 7 Eylül 1944 günü yargılama başlamış 'Irkçılık-Turancılık davası' adı verilen ve haftada 3 gün olmak üzere 65 oturum devam eden mahkeme 29 Mart 1945 tarihinde sonuçlanmış ve Atsız 65 yıl hapse mahkûm olmuştur.

Atsız bu kararı temyiz etmiş ve Askerî Yargıtay 1 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi'nin kararı esastan bozmuştur. Böylece Atsız bir buçuk yıl kadar tutuklu kaldıktan sonra 23 Ekim 1945 tarihinde tahliye edilmiştir.

5 Ağustos 1946 tarihinde 2 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi'nde tutuksuz olarak başlayan Atsız ve arkadaşlarının davası (bu dava Kenan Öner-Hasan Âli Yücel davası adı ile tanınmıştır) 31 Mart 1947 tarihinde sonuçlanmış ve 29 oturum devam eden mahkemede bütün sanıkların beraatına karar verilmiştir.

ESERLERİ
Romanları

Dalkavuklar Gecesi İstanbul 1941.
Bozkurtların Ölümü İstanbul 1946.
Bozkurtlar Diriliyor İstanbul 1949.
Deli Kurt İstanbul 1958.
Z Vitamini İstanbul 1959.
Ruh Adam İstanbul 1972.

Öyküleri

'Dönüş' Atsız Mecmua sayı.2 (1931) Orhun sayı.10 (1943)
'Şehidlerin duası' Atsız Mecmua sayı.3 (1931) Orhun sayı.12 (1943)
'Erkek kız' Atsız Mecmua sayı.4 (1931)
'İki Onbaşı Galiçiya...1917...' Atsız Mecmua sayı.6 (1931) Çınaraltı sayı.67 (1942) Ötüken sayı.30 (1966)
'Her çağın masalı: Boz oğlanla Sarı yılan' Ötüken sayı.28 (1966)

Şiirleri

Yolların Sonu (Bütün şiirlerinin toplandığı kitap) İstanbul 1946.
Afşın'a Ağıt
Aşkınla
Ay Yüzlü Güzel Konçuy
'Asker kardeşlerime' Atsız Mecmua sayı.2 (1931) 'Boz kurt' imzasıyla Ergenekon sayı.3 (1938)
'Ayrılık' Atsız Mecmua sayı.17 (1932)
'Bahtiyarlık' Kopuz sayı.10 (1944)
'Bugünün gençlerine' Atsız Mecmua sayı.1 (1931) 'Boz kurt' imzasıyla Ergenekon sayı.1 (1938)
'Bugünün gençlerine' (başlıksız) Atsız Mecmua sayı.16 (1932)
Davetiye
Dosta Sesleniş
'Dünden sesler: Yarın türküsü' Orkun sayı.53 (1951)
'Dünden sesler: Koşma' Orkun sayı.58 (1951)
'Dün gece' Orhun sayı.1 (1933)
Eski Bir Sonbahar
Gel Buyruğu
'Geri gelen mektup' Orkun sayı.44 (1951)
'Harıralar' Çınaraltı sayı.2 (1941)
Kader
Kağanlığa Doğru
Kahramanların Ölümü
Kahramanlık
Karanlık
Kardeş Kahraman Macarlar
Korku
'Koşma' Atsız Mecmua sayı.2 (1931)
'Koşma' (başlıksız) Atsız Mecmua sayı.12 (1932)
'Kömen' Ötüken sayı.2 (1964) Ötüken sayı.28 (1966) Ötüken sayı.95 (1971)
'Macar ihtilâlcileri' Ötüken sayı.79 (1970)
'Macar ihtilâlcileri' Ötüken sayı.82 (1970)
'Muallim arkadaşlarıma' Atsız Mecmua sayı.5 (1931)
Mutlak Seveceksin
'Nejdet Sançar'a ağıt' Ötüken sayı.138 (1973)
'O gece' Orhun sayı.2 (1933)
Özleyiş
Sarı Zeybek
Selam
Sona Doğru
'Şehit tayyareci Erkânıharp Yüzbaşı Kâmi'nin büyük hatırasına' Atsız Mecmua sayı.6 (1931)
'Şiir' (başlıksız) Atsız Mecmua sayı.8 (1931)
'Şiir' (başlıksız) Orhun sayı.3 (1934)
'Topal Asker' Atsız Mecmua sayı.4 (1931) Kopuz sayı.4 (1943)
'Toprak-Mazi' Atsız Mecmua sayı.14 (1932) Kopuz sayı.3 (1943)
Türk Gençliğine
'Türk kızı' Tanrıdağ sayı.4 (1942)
'Türkçülük bayrağı' Ötüken sayı.119-120 (1973)
Türkistan İhtilalcilerinin Türküsü
'Türklerin türküsü' Atsız Mecmua sayı.3 (1931) 'Boz kurt' imzasıyla Ergenekon sayı.2 (1938)
Unutma
'Varsağı' (başlıksız) Atsız Mecmua sayı.9 (1932) Atsız Mecmua sayı.10 (1932) Atsız Mecmua sayı.17 (1932)
Yakarış I
Yakarış II
Yalnızlık
'Yarının türküsü' Çınaraltı sayı.10 (1941)
Yaşayan Türkçülere Ağıt
'Yolların sonu' Atsız Mecmua sayı.17 (1932)

Diğerleri
Divan-ı Türk-i Basit Gramer ve Lugati Mezuniyet Tezi Türkiyat Enstitüsü no. 82 111 s. (İstanbul 1930)
'Sart Başı'na Cevap İstanbul 1933.
Çanakkale'ye Yürüyüş İstanbul 1933.
XVIıncı asır şairlerinden Edirneli Nazmî'nin eseri ve bu eserin Türk dili ve kültürü bakımından ehemmiyeti İstanbul 1934.
Komünist Don Kişotu Proleter Burjuva Nâzım Hikmetof Yoldaşa İstanbul 1935.
Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar I. Bölüm İstanbul 1935.
XVinci asır tarihçisi Şükrullah Dokuz Boy Türkler ve Osmanlı Sultanları Tarihi İstanbul 1939.
Müneccimbaşı Şeyh Ahmed Dede Efendi Hayatı ve Eserleri' İstanbul 1940.
900. Yıl Dönümü (1040-1940) İstanbul 1940.
İçimizdeki Şeytanlar (Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan eserini eliştirmek için yazılmıştı) İstanbul 1940.
Türk Edebiyatı Tarihi İstanbul 1940.
En Sinsi Tehlike (Faris Erman'in 'En Büyük Tehlike'ye karşılık vermek için yazılmıştı) İstanbul 1943.
Hesap Böyle Verilir (Reha Oğuz Türkkan'a hitaben yazılmıştı) İstanbul 1943.
Türkiye Asla Boyun Eğmeyecektir (İ.Süruri Ermete: Üçüncü dereceden harb malûlü piyade subayı imzasıyla yayımlanmılştı) İstanbul 1943.
'Ahmedî Dâstân ve tevârîh-i mülûk-i Âl-i Osman' Osmanlı Tarihleri I İstanbul 1949.
'Şükrüllah Behcetü't tevârîh' Osmanlı Tarihleri I İstanbul 1949.
'Âşıkpaşaoğlu Ahmed Âşıkî Tevârîh-i Âl-i Osman' Osmanlı Tarihleri I İstanbul 1949.
Türk Ülküsü İstanbul 1956.
Osman (Bayburtlu) Tevârîh-i Cedîd-i Mir'ât-i Cihân İstanbul 1961.
Osmanlı Tarihine Ait Takvimler I İstanbul 1961.
Ordinaryüs'ün Fahiş Yanlışları (Ali Fuat Başgil'e cevap) İstanbul 1961.
Türk Tarihinde Meseleler Ankara 1966.
Birgili Mehmed Efendi Bibliyografyası İstanbul 1966.
İstanbul Kütüphanelerine Göre Ebüssuud Bibliyografyası İstanbul 1967.
Âlî Bibliyografyası İstanbul 1968.
Âşıkpaşaoğlu Tarihi İstanbul 1970.
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi'nden Seçmeler I İstanbul 1971.
Evliya Çelebi Seyahatnâmesi'nden Seçmeler II İstanbul 1972.
Oruç Beğ Tarihi İstanbul 1973.

Makaleleri
(Ahmed Naci ile birlikte) 'Anadolu'da Türklere ait yer isimleri' Türkiyat Mecmuası sayı.2 (1928)
'Türkler hangi ırktandır? ' Atsız Mecumua sayı.1 (1931)
''İzmirden Sesler' hakkında' Atsız Mecmua sayı.4 (1931)
''İzmirden Sesler' hakkında' Atsız Mecmua sayı.5 (1931)
'Hindenburgun sözleri' Atsız Mecmua sayı.8 (1931)
'Bugünün meseleleri: Aynı tarihî yanlışlığa düşüyor muyuz? ' Atsız Mecmua sayı.11 (1932)
'Bugünün meseleleri: Aynı tarihî yanlışlığa düşüyor muyuz? ' Atsız Mecmua sayı.12 (1932)
'Bugünün meseleleri: Millî Seciye' buhranı Atsız Mecmua sayı.14 (1932)
'Türk vatanını peşkiş çekenlere' Atsız Mecmua sayı.15 (1932)
'Sadri Etem Bey'e cevap' Atsız Mecmua sayı.16 (1932)
'Bugünün meseleleri: Askerlik aleyhtarlığı' Astız Mecmua sayı.17 (1932)
'Darülfünunun kara daha doğru bir tabirle yüz kızartacak listesi Atsız Mecmua sayı.17 (1932)
'Vâlâ Nurettin Beyden bir sual' Atsız Mecmua sayı.17 (1932)
('Çiftçi-Oğlu H. Nihâl' imzasıyla) 'Dede Korkut Kitabı hakkında' Azerbaycan Yurt Bilgisi c.1 (1932)
'Kuş bakışı: Orhun' Orhun sayı.1 (1933)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar I. Türkeli II. İlk Türkler' Orhun sayı.1 (1933)
'En eski Türk müverrihi: Bilge Tonyukuk' Orhun sayı.1 (1933)
'Kuş bakışı: Türk Dili' Orhun sayı.2 (1933)
'Türk tarihi Üzerine Toplamalar III. Yabancıların Türkeline saldırışı IV.Milâttan önceki 5-4üncü asırlarda Türkelinde doğudan Çinlilerin Batıdan Yunanlıların saldırışı' Orhun sayı.2 (1933)
'X meselesi' Orhun sayı.3 (1934)
'Haddini bil! ' Orhun sayı.3 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar: V. Milâttan önce 3-2nci asırlarda Türkler arasında dahilî savaşlar' Orhun sayı.4 (1934)
'Edirne Mebusu Şeref Bey'e cevap' Orhun sayı.4 (1934)
'Ahmet Muhip Bey'e cevap' Orhun sayı.4 (1934)
'Şarkî Türkistan' Orhun sayı.4 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar: VI. Kun devletinin dahilî teşkilâtı VII. Kun (Oğuz) sülâlesi devrinde Türk birliği' Orhun sayı.4 (1934)
'Komünist Yahudi ve Dalkavuk' Orhun sayı.5 (1934)
'İkinci Türk Müverrihi: Yulıg Tigin' Orhun sayı.5 (1934)
'Alaylı Âlimler' Orhun sayı.5 (1934)
'Edirne Mebusu Şeref ve Hakimiyeti Milliye muharriri A. Muhip Beylere Açık mektup' Orhun sayı.5 (1934)
'Alaylı âlimlerden Sadri Maksudi Beye bir ders' Orhun sayı.6 (1934)
'Cihan Tarihinin en büyük kahramanı: Kür Şad' Orhun sayı.6 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar' Orhun sayı.6 (1934)
'Edirne Mebusu Şeref Beye İkinci Mektup' Orhun sayı.6 (1934)
'Gaza topraklarının gazi ve şehit çocukları' Orhun sayı.7 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar' Orhun sayı.7 (1934)
'Edebiyat Fakültesi Talebe Cemiyetinin değerli bir işi' sayı.7 (1934)
'Baş makarnacının sırtı kaşınıyor' (Benito Mussolini'ye hitaben yazılmıştı) Orhun sayı.7 (1934)
'İnkilâp Enstitüsü Dersleri' Orhun sayı.7 (1934)
'Musa'nın Necip (!) evlâtları bilsinler ki:' (Yahudilere kasten yazılmıştı) Orhun sayı.7 (1934)
'Tavzih' Orhun sayı.7 (1934)
Yirminci asırda Türk meselesi I. Türk Birliği' Orhun sayı.8 (1934)
'Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar' Orhun sayı.8 (1934)
'Kanun Ahmet Muhip Efendiyi çarptı' Orhun sayı.8 (1934)
'Moyunçur kağan âbidesi Orhun sayı.8 (1934)
'İstanbulun Fethi yılına ait bir mezar taşı' Orhun sayı.8 (1934)
'Yirminci asırda Türk meselesi II. Türk Irkı = Türk milleti' Orhun sayı.9 (1934)
'Türk Tarihi Üzerine Toplamalar' Orhun sayı.9 (1934)
'16ncı asır şâirlarinden Edirneli Nazmî ve bu eserin Türk dili ve kültürü bakımından ehemmiyeti' Orhun sayı.9 (1934)
(Nâmık Kemâl hakkındaki fikirleri) 'Namik Kemal' Millî Türk Talebe Birliği sayı.3 (1936)
On beşinci asıra ait bir türkü Halk Bilgisi Haberleri yıl.7 sayı.84 (1938)
'Dede Korkut' Yücel c.VIII sayı.84 (1939)
'Cihan tarihinin en büyük kahramanı: Kürşad' Kopuz sayı.3 (1939)
('Çiftçi-oğlu' imzasıyla) 'Atalarımızdan kalan eserleri yıkmak vatana ihanettir' Kopuz sayı.5 (1939)

'Türk tarihine bakışımız nasıl olmalıdır? ' Çınaraltı sayı.1 (1941)
'Koca Ragıp Paşa Haşmet ve Fıtnat hanım arasında şakalar' Çınaraltı sayı.3 (1941)
'Dilimizi Türkçeleştirmek için amelî yollar' Çınaraltı sayı.5 (1941)
'Türk ahlâkı' Çınaraltı sayı.7 (1941)
'10 İlkteşrin 1444 Varna meydan savaşı' Çınaraltı sayı.15 (1941)
'Büyük günler' Çınaraltı sayı.16 (1941)
'İki mühim eser' Çınaraltı sayı.17 (1941)
'En eski zamana ait Türk destanı. Alp Er Tunga Destanı' Çınaraltı sayı.19 (1941)
'Namık Kemal' Çınaraltı sayı.22 (1942)
'Mühim bir dergi' Çınaraltı sayı.27 (1942)
'Millî şuur uyanıklığı' Çınaraltı sayı.33 (1942)
'Türk gençliği nasıl yetişmeli? ' Çınaraltı sayı.35 (1942)
'İran Türkleri' Çınaraltı sayı.36 (1942)
'Dil meselesi' Çınaraltı sayı.38 (1942)
'Rıza Nur' Çınaraltı sayı.42 (1942)
'Yeni bir Selçukname' Çınaraltı sayı.52 (1942)
'Günümüzün baş müverrihi ve büyük bir eseri' Çınaraltı sayı.58 (1942)
'Osmanlı Padişahları' Tanrıdağ c.1 sayı.10 (1942)
'Osmanlı Padişahları II' Tanrıdağ c.1 sayı.11 (1942)
'Yeni eserler: 'Adana fethinin destanı'' Çınaraltı sayı.82 (1942)
'Türk milletinin şeref şehrahı' Kopuz sayı.1 (1942)
'Fatih Sultan Mehmet' Çınaraltı sayı.88 (1942)
'Azizim Tevetoğlu' Kopuz sayı.7 (1942)
'Türk Sazı' Türk Sazı sayı.1 (1942)
'Türkiyenin Millî Futbol Maçları' Türk Sazı sayı.1 (1942)
'Türkçülük' Orhun sayı.10 (1942)
'Türkçülere birinci teklif' Orhun sayı.10 (1942)
'İki büyük yıl dönümü' Orhun sayı.10 (1942)
(İmzasız) 'Türk gençlerine düşündürücü levhalar: 1' Orhun sayı.10 (1942)
('T. Bayındırlı' imzasıyla) 'Türkiye'nin Millî Futbol Maçları' Orhun sayı.10 (1942)
'Büyük bir yıl dönümü' Orhun sayı.10 (1942)
'Türkçülere ikinci teklif' Orhun sayı.11 (1942)
(İmzasız) 'Türk gençlerine düşündürücü levhalar: 2. 1915 Çanakkale savaşlarının bilançosu' Orhun sayı.11 (1942)
'Türkiyenin Millî Atletizm Maçları' Orhun sayı.11 (1942)
'Savaş aleyhtarlığı' Orhun sayı.12 (1942)
'İki şanlı yıl dönümü' Orhun sayı.12 (1942)
'Türkçülere üçüncü teklif' Orhun
(İmzasız) 'Türk gençlerine düşündürücü levhalar: 3' Orhun sayı.12 (1942)
('T. Bayındırlı' imzasıyla) 'Türkiyenin Millî Kılıç Maçları' Orhun sayı.12 (1942)
'Şanlı bir yıl dönümü' Orhun sayı.13 (1944)
('T. Bayındırlı' imzasıyla) 'Türkiyenin Balkanlararası Millî Güreş Maçları' Orhun sayı.13 (1944)
'Türk kızları nasıl yetiştirilmeli' Orhun sayı.13 (1944)
'Türk gençlerine düşündürücü levhalar: 4' Orhun sayı.13 (1944)
'Türkçülere dördüncü teklif' Orhun sayı.13 (1944)
'Türkçülere beçinci teklif' Orhun sayı.14 (1944)
'Yabancı bayraklar altında ölenlere ağıt' (Stalingrad muharebesinde şehit düşen Türk asıllı Kızıl Ordu askerleri için yazılmıştı) Orhun sayı.14 (1944)
'Ülküler taarruzîdir' Orhun sayı.14 (1944)
'Varsağı' Orhun sayı.14 (1944)
'Başvekil Saracoğlu Şükrü'ye Açık Mektup (20 Şubat 1944 Pazar) ' Orhun sayı.15 (1944)
'Başvekil Saracoğlu Şükrü'ye İkinci Açık Mektup (21 Mart 1944 Maltepe) ' Orhun sayı.16 (1944)
Saracoğlu 5 Ağustos 1942'de Başvekil seçildiğinde Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar ve lâakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir diye konuştuğu için 'Türkçü Başvekil' olarak tanınıyordu.

Almi bunu beğendi.
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Almi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
31 Mart 2015
Mesajlar
10.349
Seslenildi
962 Mesaj
Etiketlendi
187 Konu
Ruh Hali
Sersem
Standart Cevap: Hüseyin Nihal Atsız
29 Haziran 2015
2
Babam ismimi ben doğmadan 20 yıl önce, Bozkurtların Ölümü isimli kitabı okuduktan sonra koymaya karar vermiş. Oradaki Almıla isimli karaktere aşık olduğunu söyler.
Paylaşımın için teşekkürler @Jön TüRk
"Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere,
memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet
ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler."
Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Hüseyin Nihal Atsız
29 Haziran 2015
3
Evet Almi,bunun farkındalıgında olman çok hoş.
Almi bunu beğendi.
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.