JEOKİMYA, Dünya'nın kimyasal yapısını inceleyen bilim dalıdır.
Dünya kayaçlardan, kayaçlar minerallerden, mineraller de kimyasal elementlerden ya da bu elementlerin karışım ya da bileşimlerinden oluşur. Mineraller, Dünya'da çok uzun dönemler boyunca gerçekleşen kimyasal tepkimelerin sonucunda oluşmuştur.
Jeokimyacılar, minerallerin ve kayaçların kimyasal bileşimlerini araştırırlar ve çözümlerler. Bu çözümlemelerden elde edilen bilgilere dayanarak, minerallerin oluşumu sırasında ne tür değişikliklerin gerçekleştiğini ve kimyasal elementlerin Dünya'yı oluşturan kayaçlarda nasıl bir dağılım gösterdiğini saptarlar. Bu araştırmalarıyla Dünya' nın ve onun içinde yer aldığı Güneş sisteminin oluşum tarihini aydınlatmaya çalışırlar
Kıyılarda ve denizlerin dibindeki kum ve çamur tortullarının kimyasal bileşiminin incelenmesi de jeokimyanın kapsamı içindedir. Bu çalışmalar, tortul kayaçlar oluşurken gerçekleşen kimyasal değişikliklerin anlaşılmasını sağlar.
Jeokimyacılar ayrıca, deniz, akarsu, göl, bataklık, kaynarca ve kuyu sularının kimyasal çözümlemesini de yaparlar. Bütün bu doğal sular, erimiş halde çeşitli kimyasal bileşikler içerir; örneğin tuz, deniz suyunda çözünmüş halde bulunan bir bileşiktir
Doğada yalın ya da bileşik halde bulunan 92 kimyasal element vardır. Dünya'nın üzerinde yaşadığımız dış kabuğunun yüzde 99'undan fazlasını, bu 92 elementten 12'si oluşturur
Jeokimya tarihinin en önemli bilim adamlarından biri Norveçli jeokimyacı Victor M. Goldschmidt'tir (1888-1947). Goldschmidt, yalnızca mineral ve kayaçların kimyasal çözümlemesini yapmakla yetinmedi. Bazı minerallerde, o minerali oluşturan asıl kimyasal elementlerin yanı sıra, her zaman, az miktarlarda da olsa belirli bazı başka elementlerin de bulunduğunu saptadı. Bir mineralde az miktarlarda bulunan bu yabancı element ya da bileşiklere katışkı denir.
İşte Goldschmidt bu sorunu araştırmaya yöneldi ve değişik elementlerin atomlarının değişik boyutlarda olduğunu saptadı. Ayrıca bir elementin atomlarının başka elementlerin atomlarıyla birleşme değerlerinin de farklı olduğunu belirledi. Katışkıların varlığını da bu iki olgunun yardımıyla açıkladı.
Örneğin olivin minerali magnezyum, demir, silisyum ve oksijen elementlerinden oluşan bir bileşiktir. Ama olivinde hemen her zaman yaklaşık 0,3 oranında nikel bulunur. Nikel atomları, büyüklük ve birleşme değeri açısından demir atomlarına benzer.
Erimiş haldeki kayacın katılaşması sırasında olivin minerali oluşurken, bazı demir atomlarının yerini nikel atomları kolayca alabilir. Ama bazı başka atomlar, örneğin krom atomu, büyüklük ve birleşme değeri açısından demir atomundan çok farklıdır. Bu nedenle krom atomları olivin mineralinin içine giremez. Buna karşılık bazı minerallerde, örneğin piroksenlerde katışkı halinde bulunabilir.
VisherA

Üyelik tarihi
25 Eylül 2015
Mesajlar
2.195
Seslenildi
220 Mesaj
Etiketlendi
55 Konu
Ruh Hali
Jeokimya Nedir?
17 Ekim 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
Asrevya bunu beğendi.
#Mutlu olmak,herşeyin yolunda gitmesi demek değildir
#Mutlu olmak,görmezden gelme konusunda ustalaşmak demek.
#Mutlu olmak,görmezden gelme konusunda ustalaşmak demek.
#Hayatın tek sorunu arka plan müziği olmaması.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

1Beğeniler
Hybrid-Şeklinde