Zaman zaman havaya sıcak su ve buhar püskürten kaynaklara ya da kaynarcalara gayzer adı verilmektedir. Bu terim İzlanda dilinde fışkıran ya da köpüren manasına gelmektedir.



Yanardağların oluştuğu volkanik bölgelerin bir çoğunda örneğin Japonya ve Malaya çevresinde de gayzerlere rastlanmaktadır. Ama dünyanın en ünü olan gayzer bölgeleri İzlanda, Yeni Zelanda’nın Kuzey Adası ve ABD’nin Wyoming eyaletidir. Bütün gayzerlerin püskürme özellikleri aynı nitelikte değildir. Bazısı suyu ancak birkaç metre yüksekliğe püskürtürken bazısında su ve buhar sütunun yüksekliği yüzlerce metreyi bulmaktadır. Püskürtülen su miktarı da bazı gayzerlerde sadece birkaç litre bazılarında yüz binlerce litredir. Ayrıca içlerinden bazıları çok kısa bazıları uzun aralıklar ile püskürmektedir.

Sıcak volkanik kayaçların yerkabuğuna yakın olduğu yerlerde bu kayaçlara değen yer altı suları ısınmaktadır. Gayzerlerin püskürttüğü sıcak suyun kaynağı da ısınmış olan bu yer altı sularıdır. Yerin derinliklerine doğru basınç arttığı için yer altı sularının kaynama noktası normal atmosfer basıncındaki suyun kaynama noktasından çok daha yüksektir. Bu yüzden yer altı sularının buharlaşabilmesi için 100 C derecenin çok üstünde bulunan sıcaklıklara ulaşması lazım gelir. Sular iyice ısınıp buharlaştığında bu buharın basıncı ile yukarıya doğru itmekte olan suların bir bölümü yüzeydeki katmanlardan dışarı doğru çıkarak taşmaktadır. Bu taşkın esnasında su kütlesi azaldığından dolayı alttaki basınç da azalır; böylece kaynama noktası düşer ve yeraltı sularının büyük bir bölümü birdenbire buharlaşır. Genleşme yoluyla yayılmakta olan bu buhar kaynayan suları da birlikte sürükleyerek büyük bir kuvvetle dışarı doğru püskürür. Bu olay birkaç defa yinelendiği zaman yüzeyde bulunan katmanlar ile altta bulunan kızgın kayaçlar arasında baca gibi bir geçit meydana gelir. Böylece kendine bir geçit bulmuş olan gayzer sık sık bu bacadan püskürmeye başlar.

Gayzerlerin ağzı genel olarak kireç taşı, silis gibi minarelerin meydana getirdiği tümseklerle çevrili bulunmaktadır. Çünkü sıcak su arasından geçmiş olduğu kayaçlardaki minareleri kolay bir şekilde çözer ve yüzeye çıkıp yayıldığı yerlerde bu minarelerin çökelmesine sebep olur. Gayzerlerin çevresindeki bu sıcak su birikintilerinde yaşamakta olan suyosunlarının kalıntıları da zaman içerisinde mineral çökeltilerine karışır.
Böylece gayzerlerin yakınında mineraller ve suyosunları ile renklenmiş çok güzel görünüme sahip gölcükler meydana gelmektedir.

İzlanda’daki Büyük Gayzer bir zamanlar 6 saat ile 30 saat arasında değişmekte olan aralıklar ile 45 metre yüksekliğe sahip bir buhar ve su sütunu püskürtmekte idi. Bu gayzer günümüzde eskisi kadar etkin değildir.

Yeni Zelanda’nın Kuzey Adası’nda , Rotorua ve Taupo yakınlarındaki gayzer bölgesi 13 bin kilometrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Sıcak su göllerinin ve kaynarcaların bulunduğu bu bölgede yerin altındaki büyün ısı enerjisi denetim altına alınarak çeşitli amaçlar ile kullanılmaktadır. Örneğin, Wairakei ‘de bulunan jeotermal enerji tesisinde elektrik üretmek için kullanılmakta olan buhar türbinleri gayzerlerden püsküren buhar ile çalıştırılır.

ABD’nin Wyoming eyaletindeki Yellowstone Ulusal Parkı’nda ise 100 bin gayzer ve 3 binden çok kaynarca bulunmaktadır. Bu kaynarcalardan Old Faithful gayzeri her saatte bir püskürmektedir. Bu kaynarca yaklaşık olarak 5 dakika süre ile 30 metre yüksekliğe sahip bir su sütunu oluşturmaktadır.

alıntı