Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

  • Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu

Standart Cevap: Tektonik göller

28 Nisan 2015
11

Manyas Kuşgölü

Manyas Kuşgölü'nün tamamı idari olarak Balıkesir ili'nin Bandırma ilçesi sınırları içinde ve Marmara Denizi'nin güneyinde, Uludağ ile Biga Yarımadası arasında uzanan bir çöküntü alanında yer almaktadır. Bu çöküntünün tabanını Kuş ve Uluabat (Apolyont) Gölleri ve bu göllerin çevresinde yer alan geniş ovalar, kenarlarını ise yüksek dağ ve yaylalar oluşturmaktadır. Doğu batı doğrultusunda uzanan gölün uzunluğu 20 km., genişliği ise 14 km.dir.
Gölün oluşumu hakkında değişik yorumlar yapılmıştır. A.PHILIPPSON ve E.LAHN Neojen'de Bursa Gönen depresyonu çöküntü alanında büyük bir tatlı su gölünün , Neojen sonu veya Kuvanterner'de meydana gelen hareketler sonucunda ise, bu göl alanında 4 adet küçük küvetin oluştuğunu, diğer iki küvetin (Bursa ve Gönen) alüvyonlarla dolduğunu ve geriye Uluabat ve Kuş Gölleri'nin kaldığını bildirmektedirler. Emre Kazancı ve arkadaşları ise Pliyosen'de tektonizmaya bağlı olarak meydana gelen Bursa Gönen Çöküntü alanının başlangıçtan Kuvanterner'in sonlarına kadar karasal halde iken, daha sonra yöredeki menderesli akarsularının taşıdıkları alüvyonlarla yataklarını tıkamaları sonucunda Uluabat ve Kuş Gölleri'nin oluştuğunu; her iki gölün de tipik birer alüvyon set gölü olduklarını öne sürmektedirler.
Kuş gölü, ekolojik yönden eutrophic (bol gıdalı), limnolojik bakımdan ise argilotrophic (killi) bir sulak alandır. Kolloidal kil ihtiva ettiği için suyu devamlı bulanıktır.Suları tatlı olan gölün en derin yeri 4 metre civarında olup, ortalama derinliği 1-2 metredir.
Göl su seviyesi mevsimlere göre değişmektedir. İlkbahar da göl suları yükselerek kıyıları kaplamakta, yaz aylarında ise geri çekilmektedir. Bu ritmik olay her yıl düzenli olarak tekrarlanmaktadır. Gölün normal su seviyesindeki alanı 16.800 hektar civarın dadır.
Göl, güneyden gelen Kocaçay ve kuzeyden gelen Sığırcı Dereleri, göl drenaj alanın yüzeysel akışı ve göl alanına düşen yağışlarla beslenmektedir. Boşalımı ise buharlaşma, sulama amacıyla çekilen sular ve güneydoğudan çıkan Karadere yoluyla göl ayağından Susurluk Çayı'na taşınan sularla gerçekleşmektedir.
Göl kıyıları yer yer sazlık kamışlık, yer yer çayırlıktır. Kocaçay ve Sığırcı Derelerinin göle karıştığı yerlerde söğüt toplulukları ile sazlıklar bulunmaktadır.


Manyas Kuşgölü Haritası



Yaz aylarında suların çekildiği yerlerin bir kısmında sebze tarımı yapılmakta, bir kısmı ise çok çeşitli ve gür bitki örtüsü ile kaplanmaktadır.
Gölün bitki örtüsü ve hayvan varlığı yönünden en zengin olduğu yer Sığırcı Deresinin oluşturduğu deltadır. Deltada birlerce kuşun gübresiyle zenginleşen topraklar, yazın suların çekilmesiyle gür ve yüksek otlarla kaplanarak sayısız küçük canlının üreyip gelişmesine olanak sağlamakta, ilkbaharda göl sularının tekrar yükselmesiyle birlikte bu canlılar göl suyuna karışmaktadır. Bu nedenle Kuş Cenneti kuşlar için olduğu kadar, balıkların beslenmeleri ve üremeleri için de ideal bir ortam oluşturmaktadır.
Kuşgölü ve Kuşcenneti Millî Parkının önemini duyurmak, çevre kirliliğine dikkati çekmek amacıyla her yıl Uluslararası Bandırma Kuşcenneti Kültür ve Turizm Festivali düzenlenmektedir.

Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Tektonik göller
28 Nisan 2015
12
Simav gölü

Simav Gölü, Simav ilçesinin kuzeybatısında Simav Ovası'nda bulunan şu anda 5 km2'lik bir alana sahip olan göl ,sazlık ve bataklıktır. 1967 yılında DSİ tarafından 2065 hektarlık göl drenaj kanallarıyla kurutulmuştur. Kurutulması 1982'de tamamlanmıştır. Şu anda göl arazisinde tarım yapılmaktadır.
Simav Gölüne Göre Yerleşim

Simav Gölü uzun yıllar insanlar için geçim kapısı olmuştur bu sebeple etrafında belirli bir nüfüs toplanmıştır. Civarındaki yerleşim yerlerinin başlıcaları ve en yakın olanları:
Güneyinde: Gümüşsu Beldesi , Çaysimav Kasabası , Gölköyü
Güneydoğusunda: Simav , Çitgöl Beldesi , Yeşilova Köyü ;
Doğusunda: Naşa Belediyesi ;
Kuzeyinde: Güney Beldesi , Akdağ Beldesi ;
Batısında ise: Bahtıllı Belediyesi , Efir Köyü 'dür.



Eski Simav Gölü
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Tektonik göller
28 Nisan 2015
13
Beyşehir Gölü

Beyşehir Gölü, Türkiye'nin üçüncü büyük gölü, güney ve batısında Toros Dağları, doğusunda volkanik bir oluşum olan Erenler Dağı, güneydoğu kuzeybatı yönünde ise Anamas Dağı ve Sultan Dağları ile çevrili tektonik bir çökeltide yer almaktadır.
İç Anadolu'nun batısına yakın, Beyşehir ile Isparta arasındadır. Beyşehir Gölü’nü İç Anadolu’dan ayıran Sultan Dağları silsilesi takriben 100 km kadardır. Bu silsile aynı zamanda Beyşehir Gölü Havzası ile Eğridir ve Akşehir Gölü havzalarının su bölüm çizgisini oluşturmaktadır. Sultan Dağları, Beyşehir Gölü Havzası’nı bir süre çevreledikten sonra yerini Erenler (2319 m) ve Alacadağları’na (2203 m) bırakmaktadır. Beyşehir ve Suğla gölleri arasındaki Beyşehir–Seydişehir çöküntü oluğunu doğudan kuşatan bu dağlar: Sultan Dağları, Göl Dağları, Geyik Dağları sırasından sonra gelen ve Konya topraklarını bölümlere ayıran Batı Torosların bir iç koludur. Göl’ün batısında kıyı görüntüsü dik ve yüksek olup bu kesimde dik kıyıların kesintiye uğradığı bölgelerde Yenişar Ovası uzanmaktadır. Güney ve doğudan sınırlayan kıyılar ise alçaktır. Bu hafif eğimli olan kıyıların gerisinde batı yönünde Yeşildağ ve doğu yönünde Kıreli ovaları uzanmaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 1121 m ve yüzölçümü 651 km² olan gölün kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzunluğu 50 km, buna dik doğrultudaki genişliği ise yaklaşık 18–20 km arasındadır. Suları tatlı olup, derinliği en çok 10 m civarındadır. Çevresi, yüksekliği 2.000 metreyi aşan dağlarla çevrilidir. Deniz seviyesinden yüksekliği ise 1.115 metredir. Fazla gelen sular, yapılan bir kanalla doğrudan Çarşamba Suyu'na verilir. Beyşehir Gölü, halk arasında “Uluarık” olarak adlandırılan ve kaynaklarda Beyşehir (Çarşamba) Çayı ismi verilen gideğeni vasıtasıyla güneydoğu doğrultusunda yaklaşık 60 km kat ederek Suğla (Karaviran) Gölü’ne karışmaktadır. Konya Ovasının sulanması için Beyşehir kazası yanında büyük bir regülatör yapılmıştır.
Gölün tabanı neojen göl tortularıyla doludur. Gölün bir özelliği de içinde pek çok adanın bulunmasıdır. Bunlardan bazıları; İğdeli, Akburun, Kızkulesi, Mada, Yılanlı, Külbent adalarıdır. Gölde bol miktarda Sazan Balığı, Aynalı Sazan, Turna, Levrek, Kadife Balığı vardır. Beyşehir Gölü Milli Parkı kapsamında koruma altındadır. Göl cıvarında çok miktarda Yaban Domuzu sürüler halinde bulunur.


Beyşehir Gölü'nün uydu görüntüsü
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Tektonik göller
28 Nisan 2015
14
Eğirdir Gölü

Eğirdir Gölü, Isparta ili sınırları içinde yer almakta ve Göller Bölgesinin en büyük doğal zenginliklerinin başında gelmektedir. Kuzey–güney uzanımlı büyük bir çöküntü alanının kuzey sınırında oluşmuş tektonik bir göl olan Eğirdir Gölü, 468 km² [1] yüzölçümü ile Türkiye’nin 4. büyük gölüdür. Deniz seviyesinden yaklaşık 917 metre yükseklikte bulunan göl, ortalama 14 metre derinliğe sahip olup en derin noktası 16,5 metre cıvarındadır. Kuzey–güney uzunluğu 50 km olan gölün, doğu–batı genişliği 3–15 km arasında değişmektedir. Gölün kuzey tarafına doğru Hoyran Boğazı'yla ayrılan ve daha küçük bir alanı kaplayan bölümüne Hoyran Gölü, güneyde kalan büyük bölüme ise Eğirdir Gölü denilmektedir. Genelde camgöbeği renginde olan göl; bazı gün ve saatlerde değişik renklere büründüğü için halk arasında yedi renkli olarak anılmaktadır.

Zengin balıkçılık ve kerevit potansiyelinin yanı sıra, sulama ve enerji üretimi bakımından da büyük önem taşıyan gölden, çevredeki tarım alanlarının sulanmasında yararlanıldığı gibi, ortalama 25 km uzunluğundaki bir kanalla bağlandığı ve Eğirdir'in güneyinde küçük bir göl olan Kovada Gölü'nü de beslemekte ve dolayısıyla Kovada l ve ll hidroelektrik santrallerinin su ihtiyacı da bu gölden karşılanmaktadır. Ayrıca, 1994 yılı sonlarında tamamlanan tesislerle Isparta’nın içme suyu ihtiyacının bir bölümü de Eğirdir Gölü’nden sağlanmaktadır.

Gölde, Eğirdir’e bir karayoluyla bağlanmış bulunan iki küçük adacık bulunmaktadır. Birincisi Can Ada, ikincisi ise Yeşilada’dır.

Can Ada; Eğirdir ile Yeşilada arasında yer alan ve 7 dönümlük (7000 m²) bir alana sahip olan küçük bir adacıktır. Yerleşim alanı olmayıp, çadır ve karavan turizmi ile piknik alanı olarak kullanılmaktadır. Atatürk ün Eğirdir'i ziyareti sırasında Canada, 1 Şubat 1933 tarihli Belediye encümeni kararıyla kendisine hediye edilmiş, daha sonra Atatürk ün mirasçılarına, onlardan da Eğirdir Belediyesine geçmiştir.

Yeşil Ada : Eğirdir'in en güzel turizm bölgesi olan adada, doğa güzelliklerinin yanında Aya Stefanos Kilisesi gibi tarihi zenginliklerde bulunmaktadır. Yerli ve yabancı turistlere hizmet veren balık lokantaları ve ev pansiyonculuğu gelişmiştir


Eğirdir Gölü'nün kıyıdan görünümü


Eğirdir Gölü
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Tektonik göller
28 Nisan 2015
15
Acıgöl (Göller Yöresi)

Acıgöl (Çardak Gölü), Afyonkarahisar ve Denizli il sınırları içerisinde bulunan tektonik göl. B Sınıfı Sulak Alan olarak koruma altına alınmıştır.

Acıgöl, 41,34 km2 - 41,5 km2 arasındaki yüzölçümü ile Denizli ilinin en büyük gölüdür. Denizli yönünde Çardak ilçesi ile Afyon yönünde Dazkırı ilçesi arasındadır. Gölün yaklaşık 20 km2'si Afyon ili içerisinde kalmaktadır.

Gölün denizden yüksekliği 842 m olup derinliği ise 150 cm ile 210 cm arasındadır, yaz mevsiminde suyu azalır ve yer yer kurur. Göl suyu, çevresindeki dağların küçük derelerinden ve Gemiş su kaynağından beslenmektedir.

Denizli’nin Çardak ilçesinde bulunan Acıgöl, Türkiye'nin tek, dünyanın ise ikinci büyük, temiz ve doğal sodyum potansiyeline sahip kapalı havzasıdır. Ülkemizdeki sodyum sülfatın %98’i doğal kaynaklardan, bu miktarın ise %90’ı Denizli'deki Acıgöl’den sağlanmaktadır.

Göl yatağında jips ve tuz katmanları, tuzlu su ortamında oluşan mikroorganizmalar ve yataktaki sülfür bakterilerince ayrıştırılarak mirabilit cevheri şeklinde sodyum sülfat oluşmaktadır. Gölden çıkarılan tuz, potasyum, sodyum ve sülfat gibi maddeler çevredeki işletmeler tarafından değerlendirilmekte,örneğin sodyum sülfat, kağıt, cam, deterjan, tekstil ve benzeri sanayilerde kullanılmaktadır.

Göl civarında 20 familyaya ait 176 kuş türü tespit edilmiştir, ancak çevredeki evlerden kaynaklı atıklar ve fabrikaların üretim faaliyetleri, sucul yaşamı olumsuz etkilemekte ve göl çevresindeki canlı çeşitliliği ve sayısında düşüşe yol açmaktadır.


Acıgöl manzarası
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Tektonik göller
28 Nisan 2015
16
Burdur Gölü

Burdur Gölü, Göller Bölgesi göllerinden Burdur ve Isparta illeri arasında yer alan bir göldür. Göl büyüklüğü açısından Türkiye'de yedinci sıraya sahiptir. Burdur şehir merkezine çok yakındır. Koordinatları, 37°45' Kuzey, 30°12' Doğu'dur. Ortalama Göl alanı 153 km², rakımı 842,87 metredir. Güneybatısına doğru Burdur'un diğer göllerinden Salda Gölü ile Yarışlı Gölü vardır.
Burdur Gölünün suyu tuzludur. Son yıllarda gölü besleyen akarsuların göle ulaşmaması ve gölün buharlaşma ile su kaybetmesi tuzluluk oranını artırmıştır. Göl denizden 2 kat daha fazla tuzludur. Bu tuzluluk oranına rağmen gölde yaşamaya adapte olmuş Burdur dişli sazancığı (Aphanius sureyanus) dünyada sadece Burdur Gölünde yaşamakta ve Gölün yok olmasıyla birlikte nesli tehlike altına girmiştir. Bununla birlikte nesli küresel ölçekte tehlike altında olan dikkuyruk ördeğinin (Oxyura leucocephala) dünya populasyonunun büyük bir bölümü kışlamak için gölü kullanmaktadır. Gölün su seviyesi 1970 yılından beri düşüşe geçmiştir. Bunun en önemli nedeni tarımsal sulama amacıyla plansız bir şekilde gölü besleyen akarsular üzerine inşa edilmiş baraj ve göletlerdir. Öte yandan yer altı sularının aşırı derecede sondajlarla çekilmesi göldeki su seviyesi düşüşünün en önemli nedenidir.
Havzadaki meteoroloji istasyonlarının ölçümlerine göre uzun yıllar yağış ortalaması 447 mm'dir. 1995'ten bu yana havzada yağışlı bir döneme geçilmiş olmasına rağmen havzaya düşen yağışın neredeyse tamamı baraj ve göletlerde tutulduğu göl seviyesindeki düşüş yağış artışına rağmen devam etmektedir. 1980-1995 döneminde havzada 500 mm üzeri yağış görülmezken; 1995-2010 döneminde havzada 500 mm üzeri yağışlar 6 defa kayıtlara geçmiştir.(Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü)
1970 yılında göle fiili su girişi 243 hektometreküp iken 2000 yılında su girişi 34 hektometreküpe düşmüştür. 2009 yılında Karaçal Barajı'nın su tutmasıyla birlikte göle su girişi yok denecek kadar azalmıştır.
Gölü korumak için yerel sulak alan komisyonu üyesi kuruluşların katkılarıyla 2008 yılında hazırlanan Burdur Gölü Yönetim Planı'nın amaçları arasında "gölün hidrolojik seviyesinin dengelenmesi" yer almasına rağmen bu güne kadar bu yönde bir faaliyet gerçekleştirilmemiştir. 2012 yılında süresi dolacak yönetim planın revizyonu sürecinde göle buharlaşma miktarından daha fazla su girmesini sağlayacak faaliyetler belirlenmeli ve bu faaliyetler uygulanmalıdır.
Öncelikle barajlarda tarımsal sulama için gerekli olan sudan daha fazlası tutulmakta ve bu suların bir an önce göle bırakılması gerekmektedir. Orta vadede havzada sulu tarım alanlarında devam eden salma sulama yöntemi yerine kapalı taşıma basınçlı sulama yöntemlerine dönüş için ilgili kurumların gerekli yatırımları yapması gerekmekte. Tasarruf edilecek su göle bırakılmalıdır.


Burdur Gölünün uzaydan görünümü

Coğrafi Konum

Burdur Gölü’nün koordinatları 37 derece 45 dakika kuzey, 30 derece 12 dakika doğudur. Burdur şehir merkezinin çok yakınındadır. Su Kuşları Yaban Hayatı Koruma Sahası’nın kuzeydoğusunda yer alır.

Temel Bilgiler

Bu göl Söğüt Dağ’ı ve Suludere Yayla dağ kütleleri arasında bulunur. Burdur Gölünün kapladığı ortalama alan 153 km2 ama bu rakam 35 yıl önce 228 km2 ‘ydi. Rakımı 842.87 metredir. Türkiye’nin en büyük yedinci gölüdür. Uzunluğu 34 km ve en genişliği de 9 km’dir. Bu göl suyu binde 24 oranında tuzludur. Bu göl bir prehistorik yerleşim yeri olan Kuruçay Höyük’üne 7 km uzaklıktadır.

Gölün Oluşumu

Bu göl oluk şeklindeki tektonik bir çöküntünün suyla dolmasıyla oluşmuştur. Yani bir tektonik göldür. Bu türdeki göller tektonik bir sarsıntı sonucu oluşan çukurları suyla dolmasıyla oluşur. Bundan batı kısmında bir fay olduğu için göl burada bir anda derinleşir ve daralır.

Turizme Etkisi

Burdur Gölü kuş gözlemciliğine, yelken sporlarına, plaj kurulmasına ve sağlık turizmine uygundur.

Doğal Yaşam

Burdur Gölü 100’e yakın kuş türü ve 300 000’e yakın su kuşuna (özellikle soyu tükenmekte olan Dikkuyruk ördeklerinin %70’ine) ev sahipliği yapmaktadır. Tuzluluk oranı yüzünden balık yaşayamaz. Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti. Göl çevresinde bulunan mermer ocakları yüzünden kesilen su rezervleri gölü beslemediği için göl küçülüyor. Eskiden 144 farklı kuş türü olan bu gölde şimdi 25 tane kaldı.



Burdur Gölünden bir görünüm.


Erkek dikkuyruk ördeği



Dişi dikkuyruk ördeği
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Tektonik göller
28 Nisan 2015
17
Akşehir Gölü

Akşehir Gölü, Eber Gölü gibi, Sultan dağları ile Emir dağı arasındaki çöküntü alanında yer alır. Akşehir ilçesinin yanında İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir göldür. İdari olarak Konya ve Afyonkarahisar illeri sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kapalı bir havzada bulunduğundan dışarıya akıntısı yoktur. Buna karşın suları çok az tuzludur. Kıyılardan göle karışan tatlı su kaynaklarının bolluğu, kıyılarda suyun tatlılaşmasını sağlar. Tuzluluk orta kesimlerde ve kuzeydoğuda daha belirginleşir.
Akşehir Gölü Kap, Şimşek, Aynacı, Cevizli, Evliya, Nadir, Akşehir (Tekke), Engilli, Adıyan Çayları, Sorkunlu kaynakları ve ayrıca Sultan Dağlarından inen mevsimlik ve sürekli küçük dereler, göl çevresindeki akiferlerin yer altı suyu akımı ile göl alanına düşen yağışlarla beslenmektedir. Boşalımı ise, göl yüzeyinden buharlaşma ve sulama amacıyla alınan sularla olmaktadır.
Gölün geçmişte Taşköprü çayı vasıtasıyla Eber Gölü ile olan bağlantısı, Eber gölü çıkışına DSİ'nce inşa edilen regülatör ve sulama kanalları ile kesilmiştir.
Göldeki su seviyesi ve göl alanı, yıllara ve mevsimlere göre büyük değişiklikler göstermektedir. 1961-1991 rasat periyodunda en düşük su seviyesi Kasım 1963'de tespit edilmiştir. Buna göre su kodu 955.01 metre, göl alanı 25 500 hektar ve su hacmi 460 milyon m3 olmuştur. En yüksek su seviyesi ise Mayıs 1970'de tespit edilmiş, bu seviyedeki su kodu 959.76 metre, göl alanı 39 000 hektar ve su hacmi 2.1 milyar m3 olmuştur.
Sığ bir göl olup, derinliği 2 ile 4 m arasında değişmektedir. Gölün güneydoğusundaki yaklaşık 10 kilometrelik kıyı şeridi dışında kalan tüm kıyıları seyrek fakat geniş sazlıklarla kaplıdır. Akarsu deltalarında söğüt toplulukları mevcuttur.
Gölün flora ve faunası, Eber gölüyle benzerlik göstermektedir. Eber gölü seviyesinde olmasa bile, yine de ekolojik olarak bol gıdalı (eutrophic) göl sınıfına girmektedir. Sazan ve turna gibi ticari önemi olan balıkların yanı sıra beş balık türü daha bulunmaktadır.
Akşehir Gölü de ornitolojik önemi büyük olan göllerimizden biridir. Eber gölünde üreyen, beslenen ve konaklayan bütün kuş türlerine burada da rastlanır.
Göl aynasını çevreleyen geniş sazlıklar, su kuşları için kuluçka alanı, beslenme yeri, sığınma, barınma ve toplanma mekanı olarak son derece uygun bir ortam oluşturmaktadır. Sazlıklar, burada Eber gölüne nazaran daha seyrek olmasına rağmen geniş alanlara yayılması; kuşlara avcılardan korunmak için geniş bir hareket olanağı sağlamaktadır. Yine geniş su aynası, avcılar tarafından taciz edilen kuşların sığınmaları yönünden büyük önem taşımaktadır.
Gölde, sonbahar ve kış başlarında başta yaban kazları ve yaban ördekleri olmak üzere, pelikanlar, dalgıçlar, balıkçıllar, yağmurcunlar ve martı türlerinden oluşan 60-80 bin civarında kuş görülmektedir. Özellikle yaban kazları, kış mevsiminde geceyi çok kalabalık gruplar halinde gölde geçirmektedirler. Türkiye'de görülen yaban kazı populasyonunun en büyüğü (107.000) Aralık 1977'de Tansu GÜRPINAR tarafından Akşehir Gölünde kaydedilmiştir.
Ancak kışın şiddetli dönemlerinde göl yüzeyinin donması sebebiyle, 1-2 ayda olsa göl bu işlevini kaybetmektedir. son yıllarda gölü besleyen dereler üzerine yapılan baraj ve göletler,ayrıca dsi;nin açtığı kuyular yüzünden akşehir gölü 1997 yılında kurumaya yüz tutmuş fakat 2009 yılı itibari ile yağışların iyi olması sebebiyle göl tekrar büyüme göstermiştir.* Nasreddin Hoca'nın Ya Tutarsa! deyip maya çaldığı göldür
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Tektonik göller
28 Nisan 2015
18
Suğla Gölü

Suğla Gölü, (Karaviran Gölü olarak da bilinir) Türkiye'nin Konya ilinin güneybatı kesiminde yer alan göl. Oluşumu tektoniktir. Yağışlı yıllarda alanı iyice genişlemekte kurak yıllarda ise göl kurumakta ve alüvyonlu göl tabanı ortaya çıkarak, iyi bir tarım alanı oluşturmaktadır. Suyu tatlıdır.
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Tektonik göller
28 Nisan 2015
19
Eber Gölü

Eber Gölü, Afyonkarahisar'ın Eber Kasabasının sınırlarında bulunan göl Türkiye'nin 12. büyük gölüdür. En derin yeri 21 metredir.


İsim kökeni

Eber, Avşar Türkmenlerinin bir obasıdır. Göl adını bu Avşar obasından almıştır.
Konumu ve oluşumu

Eber Gölü, İç Anadolu Bölgesindeki Akarçay Havzasında, yüzey alanı 125 km² bulan, bir tatlı su bataklık olan, kuzeyinde Emir Dağları ve güneyinde Sultan Dağları, denizden 967 metre yükseklikte olan bir çöküntü gölüdür. Bulunduğu Akarçay Havzası, hep sismik olarak aktif olan, kuzeybatı-güneydoğu yönünde ortalama 100 kilometre uzunlukta ve 25 kilometre genişlikte olan çökük alandır. Bir zamanlar çok büyük ve derin olan, son Buzul Çağı (Pleistosen) gölünden geriye kalan, diğer göller gibi artık bir göldür.
Eber Gölü, Akarçay ve Sultandağları'ndan gelen kaynak suları ile beslenmektedir. Bu sebeple yıl içerisinde yüzölçümü farklılık gösterir. En düşük su seviyesi Ekim 1991'de görülmüştür. Göl alanı 62 km²'ye kadar düşmüştür. En yüksek su seviyesi ise Mayıs 1969'da görülmüştür. Göl alanı 164.5 km²'ye ulaşmıştır.
Gölün doğal yapısı

Göl, Türkiye'nin en ilgi çekici göllerindendir. Çok büyük bir göl olmasına rağmen üzerinde bulunan kamışlardan dolayı büyük kısmı göl değilde çayırlık gibi görülür. Özellikle avcıların uğrak yeridir. Üzerinde yüzlerce yüzen adacık bulunur, bu adacıklara yerli halkın "kopak" adını verdiği, kopaklar kalınlaşan kamış köklerinin topraktan ayrılarak üzerine zamanla rüzgarın etkisiyle toprak birikmesiyle meydana gelir. Bazı kopaklar o kadar büyüktür ki üzerlerinde balıkçıların, avcıların ve kamışçıların barınaklar kurdukları da görülmüştür. Etrafında kurulmuş Derekarabağ, Ortakarabağ, Yenikarabağ ve diğer komşu köylerde tarımla uğraşan insanlar, Göl kıyısındaki ekilebilir tarlalarda buğday ekip yaşamlarını sürdürürler.
Bitki örtüsü

Yüzeyinin çoğu yüksekliği beş hatta altı metreye ulaşan kırmızı kamışlarla kaplı olan Eber Gölü, sığ kıyılarında su bitkileri ve etrafında diğer bitkiler yetişir, bunlar;
  • Hasırotu (Typha latifolia),
  • Kırmızı kamış (Phragmites australis),
  • (Lycopus europaeus),
  • (Mentha aquatica).
Balık türleri

  • Sazan balığı (Cyprinus carpio),
  • Aynalı Sazan balığı (Cyprinus carpio morpha noblis),
  • Turna balığı (Esox lucius),
  • Dere kaya balığı (Gobio gobio).
Göçmen su kuşları

Birçok göçmen su kuşları avlanmak, kamış adalarda kuluçkaya yatmak (üremek) ve bazıları kışlamak için Eber Gölüne gelirler, bunlar;
  • Küçük karabatak (Phalacrocorax pygmeus),
  • Bayağı kaşıkçı (Platalea leucorodia),
  • Dalmaçya Pelikanı (Pelecanus crispus),
  • Bayağı balaban (Botaurus stellaris),
  • Balıkçılgiller (Ardeidae),
  • Alaca balıkçıl (Ardeola ralloides),
  • Erguvani balıkçıl (Ardea purpurea),
  • Pasbaş patka (Aythya nyroca),
  • Gülen sumru (Sterna nilotica),
  • Büyük cılıbıt (Charadrius leschenaultii),
  • Sakarca kazı (Anser albifrons),
  • Küçük sakarca kazı (Anser erythropus),
  • Sakarmeke (Fulica atra),
  • Dikkuyruk (Oxyura leucocephala),
  • Kılıçgagagiller'den (Himantopus himantopus),
  • Bayağı aynak (Plegadis falcinellus), ve kamışların arasında kum adalarda Kolyeli büyük yağmurcunu (Charadrius hiaticula) kuluçkaya yattıkları gözlenmiştir.
Ekonomik önemi

Seka Afyon Kağıt Fabrikası, ihtiyacının bir kısmını Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan kamış (Phragmites australis) bitkisini, Eber ve Karamık Gölünden elde eder. Yaklaşık olarak burada bin insan çalışır. Çevredeki köylüler gölde yetişen kamış ve hasır otunun işlenmesi ile geçimlerini sağlamaktadır.
Günümüzdeki durumu

Göl eski zamanlarda Akşehir gölü ile büyük tek bir göl halindeydi. Fakat zamanla su kaynaklarının azalması ile Akşehir Gölü Eber gölünden ayrılarak ayrı bir göl oluşturdu. Halen eber gölü bir kanal vasıtasıyla Akşehir gölüne su aktarmaktadır.
Günümüzde küresel ısınmanın etkisiyle ve özellikle su kaynaklarının bilinçsiz kullanılmasıyla göl küçülmeye başlamıştır. Bu nedenle Akşehir Gölüne su aktarılamamış bu da Akşehir Gölünün sularının çekilmesine sebep olmuştur. Bu nedenle Türkiye'nin en güzel göllerinden biri olan göl yokolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bilinçsizce yapılan barajlar ve çiftçilerin sulama amacıyla kullandıkları dalgıç pompa'lar gölün hem yerüstü hem yeraltı sulama kaynaklarını neredeyse sıfıra indirmişlerdir. Bunun neticesinde çevre mühendislikleri çalışma başlatmış ve 2007 sonunda bitecek projeler geliştirmişlerdir.


Eber Gölü, bir zamanlar kuş cenneti görünümünde ve yüzeyinde su çiçekleriyle bezenmiş bir bahçe iken, bugün yanına yaklaşılmayacak kadar kirletilmiştir. Eber Gölü’nü tehdit eden en büyük unsurlar, Afyonkarahisar şehrinin atıkları, Şeker ve Alkoloid Fabrikalarının atıklarıdır. Diğer bir tehdit unsuru da, atıkların Eber Gölü’nde biriktikten sonra gölün arıtma vazifesi görmesi ve bu nedenle de süzülen temiz suyun Akşehir Gölü’ne akıtılmasıdır. Gölün derinliği bugün 1.70 m'ye kadar düşmüştür. Önlem alınmadıgı takdirde daha da düşeceği bir gerçektir. Gölde ekonomik değeri en yüksek olan kamış üretimi yapılmakta ve sazan, turna ve aynalı sazan balığı bulunmaktadır. Ayrıca gölün av turizmi içermesi sebebiyle de il dışından birçok kişinin göl kıyısına av evleri yapmasına yol açmıştır.


Eber Gölünde, Temmuz 2002 - 2003 yılları arasında yapılan bir araştırma sonucunda Monogenea asalakları burada incelenen Balıkların, iki tür Monogenea (Gyrodactylus elegans, Dactylogyrus extensus) solungaç ve yüzgeçlerinde; bir tür Digenea (Posthodiplostomum cuticola) deri ve yüzgeçlerinde; bir tür Cestoda (Bothriocephalus acheilognathi) bağırsaklarında, ve bir tür Arthropoda (Argulus foliaceus) deri, solungaç ve yüzgeçlerinde bulunmuştur.
Eber Gölü, su yılanı, tatlı su balıkları, su kuşları, su kaplumbağaları ve diğer yabani hayvanların geniş nüfusunu korumak için, Konya Kültür ve Tabiat Varlıkların Koruma Kurulunun 22 Haziran 1992 gün ve 1359 sayılı kararıyla "1. Derece Tabiat Sit Alanı" ilân edilmiştir.


Karabatak Phalacrocorax melanoleucos


Dalmaçya Pelikanı (Pelecanus crispus)



Bayağı balaban (Botaurus stellaris)



Bataklık kamışı (Phragmites australis)



Kolyeli büyük yağmurcunu (Charadrius hiaticula)



Alaca balıkçıl (Ardeola ralloides)



Hasırotu (Typha latifolia)
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Jön TüRk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Başkent
Mesajlar
33.815
Seslenildi
2159 Mesaj
Etiketlendi
342 Konu
Standart Cevap: Tektonik göller
28 Nisan 2015
20
Kovada Gölü

Kovada Gölü Isparta ilinde yer alan küçük bir göldür. Göller bölgesindedir. Eğirdir Gölü'nün doğal bir uzantısıdır ve Eğirdir Gölü’nde bulunan fazla su bir kanalla Kovada Gölü’ne akmaktadır. Eğirdir'e 24 km uzaklıkta bulunan Kovada Gölü’nün çevresi zengin bitki örtüsüne sahiptir ve yüzlerce çeşit hayvan barındırmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı “Milli Park” niteliğini almıştır. Yaklaşık 40 km2 yüzölçümü olan ve karstik çöküntülerden meydana gelmiş olan Kovada Gölü'nün rakımı 900 metre olup uzunluğu 6 km, genişliği 2-3 km, derinliği ise, 6-7 metredir.
Bunu hiç unutma Evlat ! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı;devam edegelen sömürgeceliği ,döktüğü kan,akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur . . .

Aliya İzzetbegoviç


To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

  • Sayfa 2 Toplam 3 Sayfadan
  • 1
  • 2
  • 3
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Seçenekler
Stil

Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.