Geçtiğimiz yolları unutuyoruz...Kapının kenarına attığımız çentikleri...Hani bu ay boyumuz ne kadar uzamış diye..
Mutfak tezgahına tırmanmak için çekiştirdiğimiz sandalyeleri ve çalıp çalıp kaçtığımız kapı zillerini unutuyoruz.Bir zamanlar bizim de çocuk olduğumuzu,bizi de anlamadıklarını unutarak büyükler dili kullanıyoruz bugün.Nasılsa çocuktur,unutur diyoruz...
Unutuyor ama mutlu olmuyor...Ah, o çocukluğun sevinci ve endişesi...Bitip tükenmez hayalleri...Bir masal çok geliyor,bir çizgi filmi paylaşmak zor...Anlatmak ince ince,açıklamak hayatı bir çocuğa yorucu geliyor biz büyüklere....
Oysa bir gün ofisi terk edip,ağaçlara tırmanmak ve dizlerimizi kanatmak istiyoruz...
Ve katıla katıla gülmek,burnunu çeke çeke ağlamak,bir şeftaliyi sularını akıta akıta yemek istiyoruz...
Yakan toplardan sakınmak,misketleri ceplere doldurup parka sallanmaya gitmek istiyoruz.
Çocukken gitmek duygusunu bilmiyor ve hep büyümek istiyoruz...
Birileri birşeyleri anlatırken anımsayıp,ben de çocuktum diyor ve tekrar unutuyoruz...
Çünkü işler var yetişecek,yetiştirilecek...
Buruk bir gülümsemeyle vakti yok kimsenin çocuk olmaya...
Bir ormanda kaybolmaya.....
Asrevya

Üyelik tarihi
03 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Antalya
Mesajlar
20.169
Seslenildi
1439 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Geçtiğimiz Yollar | İclal Aydın
10 Kasım 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
Değeri değere değen kavrar.
Bilgi kokmayan karşı çıkışlarda cehalet kokusu ve kompleks vardır.

Normal