Araban Mercedes
BMW
Audi
Volvo
Toyota
Nissan...
Telefonun iPhone
Sony
Samsung...
Eşarbın Louis Vuitton
Pierre Cardin
tektaş yüzüğün Tiffany & Co.’dan.
Saatin Patek Philippe
Rolex
Cartier
Ulysse Nardin.
Gözlük İtalyan
Ray Ban.
Ayakkabılar Louboutin.
Sporun gözdeleri Nike
Adidas...
Tişörtler Lacoste.
Televizyonun Sony
Samsung
Philips
LG.
Kurultayında sahneye kurduğun ses düzenini Japon üretiyor
liderinin şaşaalı hologram teknolojisi Amerika’dan...
Bunlar biliyorsunuz hep yerli ve Müslüman şeyler.
Bin yıllık göreneklerimiz
geleneklerimiz
Anadolu’muzun güzellikleri
kültürel değerlerimiz.
Dedelerimiz
anneannelerimiz
soğuk kış gecelerinde hologram izlerdi.
250 liraya Şebiarus konserine gider
çıkışta Boğaz’daki Huqqa’da Cajun salataya çatal batırır
beş çayında “Qurabiye” yer
bir yandan da Twitter’da Facebook’ta gıybet ederlerdi.
Biz de onların izinden gidiyoruz
evelallah.
Biliyorsunuz
dört çarpı dört Müslümanlığın şartı
markası Amerikan ya da Alman olursa daha makbul...
Altına en azından bir Land Rover çekemeyeni “yerli” saymıyorlar artık.
Bilgisayarın Amerikan
Japon
Güney Kore. Gir doya doya trollüğünü yaşa.
Övündüğün yerli markan THY’nin uçakları Amerikan
İngiliz
Fransız.
Marmaray’ı Japon yaptı.
Fatih Kö
pr
üsü’nün adı Fatih ama Japonlar yaptı.
Üçüncüsü Yavuz Selim
onu da Japonlar yapıyor.
Körfez kö
pr
üsü
o da Japon.
Fabrikanda kullandığın makineler Fransız
Alman
Japon
İtalyan.
Yerli malı diye ürettiğin buzdolabının
çamaşır makinesinin
ekmek kızartma makinesinin bütün parçaları
patenti Alman
Amerikan
Fransız.
Otomotiv sektörün Fransız
İtalyan
Japon.
Yerli üretim otomobilini İsveçli Saab’a yaptırdın.
Yerli nükleer santralin Rus
Fransız
Japon.
Uzaya attığın yerli uydun Fransız.
Cihat ediyorsun
kullandığın helal silah Rus
Amerikan.
Eziyet görüntüleri yine yerli markalarımızdan Youtube’a yükleniyor.
“Rus uçağı düşürdük eyvah savaş çıkacak” dendiğinde ilk tepkin “Abi şu ara dolar almak lazım”.
İstikrarın
istikbalin Amerikan merkez bankasında...
Ama neyse ki uyarıldık
yılbaşı kutlamıyoruz. Az daha din
vatan millet elden gidecekti.
Yılbaşı âdetimiz değil. Bu saydıklarım hep bizim âdetimiz
ondan yapıyoruz.
Ben hakikaten bu yıl yılbaşını kutlamıyorum.
Yıl sonunu kutluyorum.
İki tane demokrasi abidesi seçim
yüzlerce ölü çocuk
binlerce acılı insan
yanan sokaklar
yıkılan evler
tanklar
girilemeyen şehirler
çıkmaz sokağa giren umutlar.
Koca bir ülke
kalbi
zihni
eli kolu
kaderi
kısmeti bağlı bekliyor
bakıyor.
İyi ki bitiyor bu yıl...



-MEHMET TEZ-