Siyasetin temel işlevi, yönetim işlerinin yürütülmesi ve kamu düzeninin
sağlanmasıdır. Yönetim olgusu, kabile yaşamından günümüze kadar hep var olmuş,
toplumların tarihsel gelişim sürecinde gelişerek yeni biçimler almıştır.
Bir toplumda siyasal kurumların nasıl işlediği ve örgütlendiği, meşruluğun
dayanakları ve iktidarın el değiştirme biçimleri, siyasal yönetim şekillerini belirler.
Siyasal yönetim şekillerini baskıcı yönetimler ve özgürlükçü yönetimler
olarak iki ana grupta ele alabiliriz.
a. Baskıcı Yönetimler
Yürütme gücünü elinde bulunduranların denetlenmesinin olanaksız olduğu
yönetimlerdir. Monarşi, oligarşi, teokrasi ve aristokrasi biçiminde görülür.
Monarşi: İktidar tek bir kişinin elindedir. Örneğin; Mısır firavunu, gücünü kendinden alır ve egemenliği mutlaktır. 20. yüzyılda diktatörler egemenliklerinin kaynağını “ırka” “mutlak devlete”, “orduya” dayandırarak ortaya çıkmışlardır.
Örneğin; Adolf Hitler Alman ırkının üstün olduğu anlayışına, İtalyan Benitto
Mussolini (Benito Mussolini) “mutlak devlet”e dayanarak iktidar olmuşlardır.
Yüzyılımızda çeşitli ülkelerde kısa ya da uzun süreli birçok baskıcı yönetimler
kurulmuştur.
Teokrasi: Özellikle tek tanrılı dinlerin ortaya çıkışıyla beraber, egemenliklerinin
kaynağını “mutlak güçten” yani “Tanrı”dan aldıklarını söyleyen yöneticiler
çıkmıştır. Teokratik yönetimlerde yöneticiler Tanrı’nın temsilcileri sayılır. Yönetim
dinsel kurallara göre düzenlenir.
Oligarşi: Birden fazla kişinin, bir grubun ya da zümrenin egemenliğine dayanarak kurulur.
Aristokrasi: Yönetimin “soyluların” ya da “din adamlarının” elinde
bulunduğu bir sistemdir.
Baskıcı yönetimler, halkı siyaset dışında tutmaya çalışırlar. Siyaset
yapmanın kötü ve tehlikeli olduğunu savunurlar. Bütün politikaları kendilerinin
oluşturacaklarını, toplumun bütün sorunlarının en iyi biçimde kendileri tarafından
çözümlenebileceğini ve bunları tartışmaya gerek olmadığını dayatmaya çalışırlar.
Baskıcı yönetimler, kitle iletişim araçlarını özgür bırakmayıp onların halka değil,
kendilerine hizmet etmesini ister. Kendilerine uygun yasalar çıkararak sivil toplum
kuruluşlarının oluşmasını engellerler. Kitle iletişim araçlarını tek elde toplarlar.
Monist (tekci) özelliklerini toplumun her alanına (kültürel, siyasal, düşünsel)
yaymaya ve yasalarıyla kurumlaştırmaya çalışırlar. Kendi resmî ideolojilerini
mutlak doğru ve ebediyen değişmez olarak kabul ederler. Kendileri dışındaki siyasî
partilerin ve baskı gruplarının özgür etkinliklerine izin vermezler.
b. Hürriyetçi (Özgürlükçü) Yönetimler
Özgürlükçü yönetim kavramı yerine daha çok demokratik yönetim
kavramı da kullanılmaktadır. Günümüzde yönetim biçimleri, tek bir kişinin ya da
bir toplumsal grubun egemenliğine dayalı otoriter yönetim biçimleri yerine,
demokratik yönetim biçimlerine doğru bir yönelim göstermektedir. Bilim ve
teknolojideki gelişmeler yönetim biçimlerini hızla değiştirmekte ve geliştirmektedir.
Toplumsal hayatın her alanında demokrasiye doğru bir yönelim söz konusudur.
Alıntı
Asrevya

Üyelik tarihi
03 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Antalya
Mesajlar
20.169
Seslenildi
1439 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Siyasal Yönetim Şekilleri Nelerdir?
10 Nisan 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
Değeri değere değen kavrar.
Bilgi kokmayan karşı çıkışlarda cehalet kokusu ve kompleks vardır.

Normal