Soyutlama - Mimari

Mimari açıdan soyutlama dizayn edilecek objenin, bölümün, kesitin ve/veya alanın en küçük anlamlı parçaya kadar indirgenerek okunabilirliğini artırmaktır.

Bunu öncelikle araçların meydana getiriliş süreçleriyle ilintili incelemek kolay anlaşılması açısından uygun olabilir.

Herhangi bir maddenin, obje ya da alete dönüştürülme süreci, onun en küçük anlamlı yapıtaşına inmek ve o cismi soyutlamakla başlar. Objenin tasarımı için maddenin şekillendirilmesi sürecinde anlam, şekillendirilecek objenin ya da daha doğru ismiyle aletin, kullanılış amacıyla ilgili düşüncelerin toplamıdır. Kullanım amacı önceden düşünülmüş yani kurgulanmış bir madde,materyal ya da obje, şekillendirildiğinde alet adını alır. Kesmek için kullanılıyorsa kesici alet denir. Somutlama yeteneği ve gözlemler sayesinde işe yaramayan madde, soyut düşünce, maden, obje, belki de başka amaçla tasarlanmış aletler, aletlerin bileşenleri ya da bileşimleri, başka şeyleri soyutlamak için olduğu kadar somutlaştırmak için de kullanılır. Somutlaştırmak işi biçimlendirmenin bir üst düzeye taşınmasıdır. Soyutlama derinleştikçe, soyutlanan alet, düşünce ve yapılar farklı amaçlara da hizmet etmeye başlayabilir. Örnek vermek gerekirse, pazarda portakal kasaları üzerine oturan pazarcı aslında portakal taşımak için kullanılan bir aleti, başka bir alete dönüştürerek onu soyutlamış olur. Bu durumda portakal kasası aslında soyut olarak bir sandalyedir. Birbirine bitişik sandalyeler ise koltuk tasarlamak için bir soyutlamaya gitme ihtiyacı doğurmuş olabilir. Ya da kütük üzerinde oturan Neandertaller bir gün gelip de koltuk üzerinde oturmaya başlamışsa, bu soyutlama sayesinde olmuştur. Soyutlama sayesinde cisim, araç, alet, düşünce ya da sistemler farklı amaçlarla da kullanılabilir. Kendi isteği ve insiyatifiyle soyutlamak eylemi olan fikir geliştirme ile yanlış anlamak arasındaki fark ise düşünülmeye değerdir. Portakal kasasına oturan pazarcı portakal kasasının yapılış amacını yanlış anlamamıştır. Portakal kasasın kullanış amacı dışında farklı bir amaçla kullanmış ve ortaya çıkan ihtiyacı gidermiştir, yani kasa dinlenme ihtiyacı için bir araç olmuştur. Amaç ile araç kavramları, soyutlamanın anlamsal incelenişi sonucu ortaya çıkmış terimlerdir ve soyutlanarak yazıya dökülmüş, böylece yazılı temsilleri sağlanmıştır.

Oturma eyleminin kendisi de bir soyutlamadır. Oturma pozisyonu insanın doğasına sonradan eklenmiş öğrenilmiş bir davranıştır. İnsanoğlunun oturma eylemini sonradan öğrendiği yani soyutladığı konusunda ciddi araştırmalar vardır. Mimaride aslında insanların duruşları, davranışları, hareket edişler, yer değiştirmeleri de soyut kavramlar olarak incelenir ve tasarlanır. Bu süreçler de belli soyutlamaları gerektirir.

Mimaride soyutlama irdelenirken öncelikle en eski mimari soyutlamaya geri dönmek gerekir. Bu irdelemeyi ormanda yağmur altında bekleyen Neandertali hayal etmekle başlayabiliriz. Ağaçların altında daha az ıslandığını ve daha az hasta olduğunu farkeden Neandertal başının üstünde yağmuru geçirmeyen araçlar olduğunda hastalanmadığını ve acı çekmediğini görmüştür. Bunu belki de diğer hayvanların yuvalar yapıp, çukurlar açarak saklanmasından ve dış etkenlerden kendilerini korumasından öğrenmiştir. Mağaraları kendini dış etmenlerden, diğer hayvanlardan vb. korumakta kullanacağını anlayan ilk insanlar, kendi "mağara" larını kendileri üretmeleri gerektiğinde,(çok çeşitli sebepleri olabilir) aslında mağara tavanını çatıya soyutlamış ve mağarayı dönüştürme süreci de başlamış olur. Yani kendini koruma ihtiyacı sonucu bir çeşit kültürel evrimle korunma gereksinimi mimarlığın ortaya çıkışını tetiklemiştir. Yani soyutlamak işi doğal ihtiyaçlar sonucu kendiliğinden ortaya çıkan bir stratejik kararlar bütünüdür.

Benzer şekilde pencerenin soyutlanmasını ise mağara ağzından gelen ışığa olan gereksinim belirlemiştir. Açıklık diye adlandırdığımız şey kapı ve pencere olarak iki kategoriye ayrılmanın evvelinde mağara ağzıdır. Soyutlanan kavramlar yine sesleri soyutlamakta kullanılan yazı ve isimler...Yani mimaride soyutlanan her şey başlangıçta aslında ihtiyaçlardır. Yapı bileşenlerinin soyut kavramsallaşması sürecinin başlangıcı da mimaride soyutlamanın DNA sı gibidir. Mağaranın galerileri arasındaki tünellerin geçişe uygun olmayan kısımlarının genişletilmesi ile iki oda arasında koridor tasarlanması sürecinde bire bir benzer ihtiyaçlar ve benzer kurgulama vardır. Yani koridor kavramı bilinir olduğunda soyut bir kavram olmaktan çıkıp stratejik bir araç haline gelmiş olur. Mağaranın galerileri de aslında büyük odalardır (belki de herkesin bir arada uyuduğu koğuşlardır demek daha doğru olur. Bugün ise herkesin tek başına uyumasını gerektiren yatak odaları var) Demek ki mağara galerilerine duyulan ihtiyaç evrimleşerek odaya duyulan ihtiyaca dönüşmüştür. Mimaride soyutlamanın genleri buradadır.

Mimarinin konusu olan soyutlamayı anlamak için de yine mağara galerilerinde birlikte yaşayan, yemek yiyen, işbölümü yapan insan ile kendi odasında oturan ve sadece kendi ihtiyaçları için üreten tüketen karar veren insanı karşılaştırabiliriz. İkinci örnekte tek başına bir evde yaşayan insan mimari olarak soyutlanmış bir yaşam alanında yaşamakta olan ve toplumdan kısmen de olsa soyutlanabildiği bir ortamı yaşam alanı seçmiş olan mekanın kullanıcısıdır. Ya da şehrin en merkezi noktasındaki bir eve göre, dağdaki kulübe soyutlanmıştır. Demek ki mimaride soyutlama dendiğinde tasarım süreçlerinde elde ettiğimiz ilginç fikirler haricinde birebir yalnızlaştırma, ayırma, kuşatma gibi kavramları da düşünebilmemiz gerekir. Mekan kullancılarının soyutlanması, mekanları oluştıran bileşenlerin soyutlanması, komşuluk sistemi içindeki bir yapının soyutlanması, yerleşim biriminde bir yapının soyutlanması, kent içinde bir semtin soyutlanması gibi. Soyutlama kendiliğinden oluşabileceği gibi çeşitli süreçler sonucunda belli amaçlarla da yapılabilir. Bazen toplumsal konjonktürde insan topluluklarının davranışları sonucu toplumun bileşenleri de soyutlanabilir. Bu konu da yine mimaride soyutlama konusunun belli bir başka kategorisidir. Örnek olarak 2. Dünya Savaşı'nda Almanya' da oluşturulan getto lar verilebilir. Getto larda yaşayan insanlar ve gettoyu oluşturan yapılar, şehrin ve o şehrin kullanıcılarının diğer kesimlerden soyutlanmış kesimleridir.

Mimari Tasarımda Soyutlama

Mimari eserin ortaya çıkarılmasında mimarın araçları olan soyutlamalardır. Felsefik olarak belli akımlar ve bu akımları geliştiren mimarlar benzer soyutlamalara gidebilirken, bu bireylerin tek başlarına karar verdikleri stratejiler de olabilir. Mimari soyutlamanın incelenmesi söz konusu olduğunda mimari üslup düşünülüp , üslup ile de yapı teknolojileri ya da mimari temsil teknolojileri arasında birebir ilişkilendirme yapılabilir. Mimari soyutlama ile mimaride soyutlama ayrı incelenmesi gereken konular olarak düşünülmelidir.

Ayrıca bakınız

Soyut sanat
Soyut cebir
Soyutlama (Bilgisayar Bilimleri)
Mimarlıkta soyutlama
Mimari tasarımda soyutlama
Charles Peirce
Gottlob Frege
Ontoloji
Veri Soyutlama