Bu yönde bir ahlak felsefesi geliştirmiş olan Epikür, tek amaç olarak mutluluğa ulaşmayı hedeflemesine bağlı olarak, istenç özgürlüğü fikrinin de savunucusu olmuştur. İnsan mutlak ve kaçınılmaz bir zorunluluğun kölesi olamaz, o kendi kaderini belirleyebilir ve felsefenin görevi, insana bunun kanıtlanmasıdır. Elbette insan iradesi birçok içsel ve dışsal koşul tarafından belirlenmektedir; ancak insan bunlara rağmen kendi kararını verebilmekte, hatta içinde bulunduğu koşullar hakkında da kararlar alabilmektedir ve bu anlamda koşullarına mutlak anlamda bağlı değildir. Ayrıca Epikür yasaların bu kararları etkilemesine izin vermememiz gerektiğinide anlatır. Bunu şu sözleriyle açıkça belirtmiştir; "Kural insan için bir hapishanedir. Çünkü insanı hapseder ve onun özgürlüğünü elinden alır." Bütün bunlar Epikuros'un ana yönelimi olan ahlak felsefesinin genel yapısını gösterir.

Etik temeldir Epikuros'ta, çünkü insana neyin doğru neyin yanlış, yani mutluluğa ulaşmak için neyin yapılması neyin yapılmaması gerektiğini gösteren, etiktir. Burada bir tür hazcı düşüncenin, özellikle Kirene Okulu'nun doğrultusunda bir tür hedonizmin geliştirilmesi sözkonusudur. Haz, bu bağlamda, canlı bir varlığın her tür gayret ve isteminin doğal bir sonucudur. Ancak Epikür'ün hazcılığında temel bir farklılık vardır.

Haz Epikuros'ta, acıdan kaçınma eğilimi olarak negatif bir anlam boyutuna sahiptir. Onun erdem teorisi de bu yaklaşımlara bağlı olarak ortaya çıkar. Erdem, doğru yaşamak düşüncesiyle bağlantılıdır; doğru yaşamaksa mutluluğu aramak ve ona ulaşmakla bağlantılıdır. Bilgelik erdemdir sözü Epikuros'ta bu bağlamda şekillenir. Onun toplum ve devlet üzerine düşünceleri, ahlak felsefesinden ayrılamaz; Epikuros bunları, bireyin korunması ve mutluluğa ulaşması bakımından önemser. Epikürcü felsefede asıl önemli olan kavram dostluk kavramıdır. Ona göre bilgeliğe yaraşan insani ilişki biçimi dostluktur.