Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree2Beğeniler
  • 1 Post By Arieh Ahiezer
  • 1 Post By Jasmina
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Arieh Ahiezer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
25 Ocak 2017
Mesajlar
302
Seslenildi
55 Mesaj
Etiketlendi
67 Konu

Standart Persona (1966)

01 Mart 2017
1


Yapım: 1966 ~ İsveç
Tür: Dram
Oyuncular: Liv Ullmann, Bibi Andersson, Gunnar Björnstrand, Jörgen Lindström, Margaretha Krook
Yönetmen: Ingmar Bergman
Senaryo: Ingmar Bergman
Yapımcı: Ingmar Bergman
Görüntü Yönetmeni: Sven Nykvist
Görüntü Yönetmeni: Lars Johan Werle
Süre: 1 saat 25 dk
Gösterim Tarihi: 16 Mart 1967 (Türkiye)


Persona Bergman filmografisinin en şaşırtıcı ve en aykırı parçası Yönetmenin ustalığının ve modern sinemayı etkilemekle kalmayıp onu nasıl büyük ölçüde kendinden çıkardığının en güzel kanıtlarından biriSinamotografisinin ustalığını bir yana bırakırsak buradaki sinema dilinin günümüzdekinden geri kalan yanı yokSinematografi de işin içine girdiğinde Bergman fersah fersah öteye gidiyor Kuralları kim koydu diye merak ediyorsanız işte size Bergman sinemanın gerçek babası Örneğin Lynch Mulholland Çıkmaz'ını yazarken bu filmi en az on kez izlemiş olmalıdır Bir hemşire konuşmayı reddeden herhangibir psikolojik rahatsızlığı olmamasına rağmen çevresiyle iletişimi tamamen kesmiş bir aktristin bakımını üstleniyor İkisi bir yazlıkta birlikte zaman geçirirken birinin sessizliği nedeniyle açılan kışkırtıcı ve korkutucu kişilik çukuruna diğerinin (hemşirenin) karakteri düşüyor ve kendini en ince detayları ile açık etmeye başlıyor Ve bir süre sonra hemşirenin kendi karakteri yok olup tamamen aktristin karakteri içinde eriyerek şekil değiştiriyor (bibi andersson ve liv ullman'ın oyunculukları mükemmel) Sessizliğin gücü karakter olmak oynamak kişilik ve kadın kimliği (John Berger'in Görme Biçimleri'ndeki tezini hatırlamakta fayda var: özellikle kadınların kendilerinden beklenen kimlik ve içlerindeki gerçek kimlik arasındaki bölünmüşlükleri) üzerine bir başyapıt 1966 yılından sonraki sinemayı en çok etkilemiş ve hatta onu bizzat yaratmış olan filmlerden biri Persona Ama burada örneğin bir Potempkin Zırhlısı ya da bir Metropolis gibi ancak miras kağıtlarındaki yazı olabilecek yapacağını yapmış sonra da hükmünü uzun zaman önce kaybetmiş bir anlatı göremezsiniz Bergman'ın Persona'sı bugün bile tüm yönetmenlerin hayalini süsleyebilecek ve yapıldığı anda tüm dünyanın önünde eğileceği gerçek sinema anlatısıdır Yapıldığı yıl bir kesimin takdirini toplamakla birlikte çok büyük bir kesim tarafından da acımasızca eleştirilmişti Ne var ki sonrasında kuralları koyan filmlerden biri oldu

Jasmina bunu beğendi.
“Kendimi haklı görüyor değilim; ama kendimi savunuyor da değilim –hele yargılamayı hiç beceremiyorum, kendimi de dünyayı da…–Dünya ne ise oydu; ben de ne isem o oldum –uyuşamadık. Hepsi bu”

Oruç Aruoba
Jasmina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
09 Şubat 2015
Mesajlar
4.246
Seslenildi
274 Mesaj
Etiketlendi
169 Konu
Standart Cevap: Persona (1966)
01 Mart 2017
2
"Her sabah uyandığımda hayata karışmak için özel bir çaba sarfediyorum. Yüzüme taktığım maske mi gerçek, yoksa altında saklı olan ve benim "ben" demekten çekinmediğim varlık mı?

Her şey sahte, gerçekten nasıl güldüğümü bile hatırlamıyorum. Yüzüm, gülüşüm, bakışlarım önceden tasarlanmış, dış dünyadan korunmak için bir kabuk gibi kullanıyorum onları. Sesime bile dayanmam mümkün değil, var olmak istiyorum ama varlığımın bedenimde bir basamak daha yükselemeyeceğini, öne çıkamayacağını biliyorum. Kendimi gerçekleştirmek yerine "gerçekmişim gibi" davranarak devam edemem.

En iyisi susmak ve dinlemek, belki gerçekten dinlemeyi başarabilirsem --insanların asla yapmadığı gibi- başkalarının maskesini düşürebilirim, bir an bile olsa samimiyet ve masumiyet görmek için maskemin dilini kesebilirim. Sustum artık, sadece dinliyorum, başkasını canlandırmaktan vazgeçtim, bana önce kendinizi, sonra da beni verin.."

Parçalanmış benliklerini bütünleştirmeye, fragmanlaşmış gerçeklerini tamamlamaya çalışan iki kadın. psikanalizin sularında ve gerçek nedir sorusunun etrafında dolanan bergman'ın 1966 tarihli başyapıtını daha sonra david lynch sineması izleyecektir. modern öznenin kırılganlığı ve çift ruhlu karakteri üzerine çekilmiş en iyi filmlerden biridir persona. üzerine daha çok methiye yazılabilir. ama bergman tüm mütevaziliğiyle filmini alma'nın kendi yaşamı için ettiği sözlerle özetler sanki: "sıradan bir öykü işte, o kadar."

Ingmar Bergman - Persona
Geçenlerde konumda paylaşmıştım, burada da dursun.

Bergman filmleri, tıpkı Tarkovsky filmleri gibi benim başyapıtlarım arasındadır ve zaten sinema dünyasında da önemli bir yer tutar. Filmlerinin çoğu psikolojik analizle okunmaya açıktır. Dolayısıyla ilgisi olmayanlar filmden hoşlanmadığı gibi ne anlattığına da kulak vermez pek.
Arieh Ahiezer bunu beğendi.
- anlayışlı olan beni anlayışlı, aptal olan ise aptal bulur; bence ikisi de haklıdır.

Γνώθι σαυτόν
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj