Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree5Beğeniler
  • 1 Post By Gece
  • 1 Post By Nyenaira
  • 1 Post By Damla
  • 2 Post By Gece
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Haziran 2016
Mesajlar
504
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz

Standart O Şarkı ; Yüreğimi Sızlatan Dinlemek Yeter Çoğu Zaman..

09 Temmuz 2016
1






Bir adamdan uyandım bu gece. Sesimi titreten sesinden düşerek. Öyle bir ses ki yüreğimdeki denizi hırçın dalgalarla coşturan. Şimdi çığlıklarıma yansıyor sessizliğim. Tebessümün eşiğinde bir omuza heba oldu yüreğim, yüreğim ki gözlerinin sessizliğinde..


"Ben yoruldum hayat, gelme üstüme
Diz çöktüm dünyanın, namert yüzüne"


Öyle çok yorgunum ki, sevmek bir yük yüreğime, sözcükler zehir dilime.. Kalbimde öyle acılar, öyle aldanışlar var ki üzerinden gelmeye çalıştıkça eziliyor altında.. Suskunluğa esir ediyor yüreğim beni...

Ve bu suskunluk ki sesimin bile kendini kaybetmesine sebep oluyor, uçurumun kenarında düşmeden durmak gibi öylesine zor ki..

Yüreğime akıttığım onca şeyin, beni parçalamasına göz yumarak yutmak her harfi. Oysa ki içimde söyleyebileceğim öyle çok sözler var boğazıma dizilen . .. İçerde kalması içimi yakar, dışarı çıkması ona keza...


"Gözümden, gönlümden, düşen düşene
Bu öksüz başıma gözdağı verme"


Sözcükler akın ederken yüreğime, susarak sevgimden bile pişman olmak.


"Ben yanıldım hayat, vurma yüzüme
Yol verdim sevdanın, en delisine"


Gönlüm dağlar kadar ağarırken, sevdam hala hasretini kamçılıyor, gözünden dökülen anılar bir biri ardına enkazlar oluşturuyor, içimi yakmak adına her şey var.. Ve en önemlisi de sevilmeyişinin verdiği o hüzün öylece gözümün kirpiğinde kalıyor. Ne düşüyor ne de elimle düşürüle bileniyor . Gözümde bir yara gibi kalıyor sana olan aldanışım.. Sonra kocaman bir aldanışa satılmış sevdam diyemiyorum ’ Konduramıyorum’..

Ne sevgiye yakışır bu aldatış ne de gözlere..


"O yüzden ömrümden giden gidene
Şu yalnız başımı eğdirme benim"


Sadece susuyorum... Harflere, sözcüklere, hayata..


"Ben pişmanım hayat, sorguya çekme
Dilersen infaz et, kar etmez dilime
Sözlerim ağırdır, dokunur kalbe
Şu susun ağzımı, açtırma benim"

Damla bunu beğendi.
Nyenaira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
01 Nisan 2015
Bulunduğu yer
"Orada.." (:
Mesajlar
26.918
Seslenildi
1088 Mesaj
Etiketlendi
93 Konu
Ruh Hali
Kotucocuk
Standart Cevap: O Şarkı ; Yüreğimi Sızlatan Dinlemek Yeter Çoğu Zaman..
09 Temmuz 2016
2
Cok iyi gitti be. Sarki ic desiyor, siir sariyor yarayi.
Yok boyle birsey.
Yuregine saglik
Gece bunu beğendi.
Gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Haziran 2016
Mesajlar
504
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: O Şarkı ; Yüreğimi Sızlatan Dinlemek Yeter Çoğu Zaman..
09 Temmuz 2016
3
Ninova Nickli Üyeden Alıntı
Cok iyi gitti be. Sarki ic desiyor, siir sariyor yarayi.
Yok boyle birsey.
Yuregine saglik
Okuyan gözlerine sağlık (:
Damla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
14 Aralık 2014
Bulunduğu yer
İzmir.
Mesajlar
45.997
Seslenildi
8368 Mesaj
Etiketlendi
235 Konu
Standart Cevap: O Şarkı ; Yüreğimi Sızlatan Dinlemek Yeter Çoğu Zaman..
09 Temmuz 2016
4
Ciddi anlamda çok güzel.
Gönlüne, kalemine sağlık.
Gece bunu beğendi.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



Years and years.
Gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Haziran 2016
Mesajlar
504
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: O Şarkı ; Yüreğimi Sızlatan Dinlemek Yeter Çoğu Zaman..
09 Temmuz 2016
5
Damla Nickli Üyeden Alıntı
Ciddi anlamda çok güzel.
Gönlüne, kalemine sağlık.
Beğenmenize çok sevindim
Gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Haziran 2016
Mesajlar
504
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: O Şarkı ; Yüreğimi Sızlatan Dinlemek Yeter Çoğu Zaman..
09 Temmuz 2016
6



Hiç kıyamam dediklerin kıyıyor mu hep sana?
Kırılan hayallerin batıyor mu ruhuna?


Sorular, sorular her daim cevaplarını vermeye cesaret edemediğimiz sorular. Ağzımızda sadece harf kalabalığı yapıp yuttuğumuz sorular.. Kendimizi en iyi cevaba hazırladığımız sorular.. Cevap veremeyeceğimizi bile bile sorduğumuz sorular. Biliriz de sormayız biz bu soruları. Çünkü kendimizi çoktan suçlamaya başlamışızdır. Bir hata, bir kusur bulmaya çalışmışızdır. Kimi zaman da boş bırakmışızdır. Sevilen suçsuzdur gözümüzde. Verdiğimiz cevapları içimizde saklamaya devam ederiz. Dile vurursak, nefret ederiz. Nefret edersek sevgimize ihanet etmiş oluruz.

Daha sonra dönüp baktığımızda ne örgülü saçlar kalır, ne de gözlerindeki heyecan, mutluluk. Ne de o tarifsiz gülüş. Yitirmişizdir gerçekten o duyguları, içimizde insanları sevme istediği biter..


Seni ne yere ne de göğe koyamam canım diyen
Bir veda ya sığdırıp gidiyor mu kalbinden?


Bize verilen nedir gerçekte ?. Kim gerçekten sevebilir? Sevgi bir yolun yaşında beklemek, o yolda yürürken emek vermekse sona gelindiğinde neden biter? Sevginin, zorluklardan geçmesi mi onu gerçek yapar? Neydi sevgiyi gerçek yapan. Kalbimizdeki acı yeterince gerçek değil mi?

İçimdeki ses hiç susmayacak. Sorular cevaplanmadan kapanmayacak belki de ardı ardına gelirken yaşanmamışlar kapımı çalarken, yaşadıklarımla o kapıyı kapatacağım ben…

Nefesimi tuttuğum birinin, gözümden düşmeyişi her defasın da canımı yaktığında. Söyleyecek ne kadar çok şey varsa, nokta koyamadığımız her cümle başka bir şarkıda karşıma çıkmaya devam ettikçe şarkılara susacağım.

Acı sevgiye yakışmayan bir şeydi,
güven verilebilecek bir şeydi…
Sevgi varsa güvende vardı..
Olmayan sevginin peşine düştüm güveni bulamadım.

Şimdi kapılarım kendime bile kapalı..

Sahi yüreğim sen hangi sevdanın duvarına diz çöküp kaldın?
Gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Haziran 2016
Mesajlar
504
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: O Şarkı ; Yüreğimi Sızlatan Dinlemek Yeter Çoğu Zaman..
09 Temmuz 2016
7


Yolun sonu bizim için
Önce sen git ben dağıtmadan
Ardına bakma benim için
Git bu yangın beni yakmadan



Gidilmeliydi diyor içten içe iç sesim... Kimsenin duyamadığı çığlıklara maruz bırakırken beni.. Parmaklarımın arasına gizleyebildiğim bir öfke, gözlerimden taşan gözyaşı, dudaklarımdan kaçan harfler kırıyor avuç içlerimdeki cam kırıklarını... Kabullenmek fiili işlemiyor sol yanım ki kağıt kesiğine ve bir dizi iz hatıra olarak beynime iliştiriyor. Ne kadar reddetmeye çalışsa da artık çok geçti diyor içimin acımasız yanı. Zalimce dağlıyor senli yerini.. Belki de son kez görecek olsam da bakmıyor aynadaki gözlerine ya da içime derin bir boşluk kazarken sana.


Git artık şuramda kor ateşler yanmadan
O masum anıları ortalığa saçmadan
Git artık yüreğimi daha da çok kanatmadan
Bilirsin yapamam sağa sola çatmadan



Çok geç kalmıştım terk edilmeye diye azarlıyor şizofreni sendromum.. Sesim kırık, sesim öfke nöbetinde. Ona göre yanlış bir filme girmişim. Yanlış adamı sevmişim. Bu böyle olmasaydı bu kadar kolay terkedilir miydi diyor? Ben konuşuyorum o duymuyor. Kendi kendime sövüyorum böyle olunca da.. Öyle bir çeviriyor ki gözlerini benden, öyle bir alıyor ki sesini kulaklarımdan.. Kendimi imha etmek istiyorum var mı öyle bir eylem diye düşünüyorum. Yerin dibine geçiyorum. Tek bir kelime çıksa dudaklarından yarıda kesilecek kıyametim. Ama yok olmuyor. Olmuyor, ne söylesem vazgeçilmiyor. Çıkması gereken sözcükler yerine başka sözler sarf ediyor.. Kocaman harflerle gözlerime kazıyor.


Bitti!

Bitti!


Gözlerim kan çanağı, kirpiklerim yok olmuş, sever gibi bakılmaktan. Ayaklarıma iş düşüyor. Akılsız başın cezasını şehrin tüm sokakları çekecek!


Zaman ise kesilmiş şah damarından.
İşte o zaman anlıyorum...
Susmak bir gidişin ilk işaretiydi. Giden bendim susan o..


Şimdi yalnız yürüme zamanı
Unut gitsin her güzel anı
Ben sararım yalnız yaramı
Sen git yaşlarım akmadan



Konu Gece tarafından (09 Temmuz 2016 Saat 16:46 ) değiştirilmiştir.
Gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Haziran 2016
Mesajlar
504
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: O Şarkı ; Yüreğimi Sızlatan Dinlemek Yeter Çoğu Zaman..
17 Eylül 2016
8



Şu gurbet ellerinde
Zaman geçer mi acap
Bizi perişan etti
Gaybana galasıcak


Gidiyorsun ya şimdi ellerini alıp ellerinden, her adımına bir harf düşüyorum yüreğimin sayfalarına.. Anlamlı yada anlamsız cümlelerle fark etmeksizin harf harf yazdıracak şekilde at adımlarını. Önce 'A' sonra 'Ş' ve son adımını 'K' ya doğru at. Acı dolu da olsun Aşkolsun gidişinin adı. Bıraktığındaki harf birleşenini bırak ben çekeyim…

Ben denizde bir gemi
Dalgalar vurur beni
Ben ağaçta bir yaprak
Rüzgar savurur beni


Üzeri tozlanmış sandık gibiyim. Okyanusta kaybolmaya yüz tutmuş.. Ara sıra da olsa yâd edilmek istiyor kalbim dilimden düşürmediği adını. Sahi, uğrak verir misin tozlu benliğime. Rotamı çevirsem oraya gelir misin bana? Kapağımı kaldırmayı kaldırabilir mi yüreğin. Ağır gelirdim sana ben, hâlâ öyle miyim?
Rüzgârlar getirsin ağıtlarımı sana.. Susmalarımla birlikte ben/sizliğinde kaybol sende…
Es bana senden yana, es senden bana!

Yollar uzun bitmeyi
Burda zaman geçmeyi
Nasil da hatirladun
Kapideki çeşmeyi


Gülüşlerimi arıyorum nicedir tebessümünle beraber aldığın.. Orada bir yerler de arıyorum öylesine bilmiyormuşçasına… Sende kalan bir kalbim var biliyorum, gülüşlerimi de paketleyip koymuşsun bavuluna, bir de yetmemiş renklerimi götürmüşsün yanında. Kilit vurduğum dilim konuşmaz belki sana, bakışlarım yeter mi hala seni özlediğimi anlatmaya. Geri ver gülüşlerimi, sana ait olmayanları geri var bana. Mecalim yok artık dilimin ucuna gelip de anlamsızlaşan tümcelerimi sana anlatmaya…
Dilimdeki tek harf sendin, tekilleşen bir cümleydin sen, ünlü düşmesine uğramış şimdi kalbim, rüzgârlar düşürmüş ismini yüreğimden. Söküp atılmasa da kaydın yıldızlar misali sen... Üzerimde pot duran bir elbise gibisin, gidişlerini ne kadar içeri alsam da bana hep bol geldin sen!

Dert sardi dört yanumi
Hasret yakti bağrumi
Gurbet bağa ağlatti
Dumanli dağlaruni


Filmin galası bitti. Biletimi kesti bu sevda senden yana... Sen çoktan gitmişken benden bende gitmek istemse de senden, karanlığıma yazgılanmış yüreğim, çarmıhlara çivilenmiş bıraktığın yerde benliğim. Elini sürdüğün her yerim yıkılıyor bedenimde çürümüş yüreğim. Toprağa doğru yol almakta senliğim. Gel bana, bıraktığın yerde çivilenmiş yüreğim!

Gözlerimdeki yaşları saldım rüzgârlara, bir fısıltıyla gelsinler sana. Yanaklarım alıştı nasılsa tuzlu yağmurlara. Kulaklarım sesine doysun rüzgârlarla. Bedenini al, ruhunu bırak bana.

Gelme bana..
Bıraktığın yerde değilim ben!...

Ben denizde bir gemi
Dalgalar vurur beni
Ben ağaçta bir yaprak
Rüzgar savurur beni











Yusuf ve Süreyya bunu beğendiler.
Gece - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
30 Haziran 2016
Mesajlar
504
Seslenildi
19 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Ruh Hali
Ruhsuz
Standart Cevap: O Şarkı ; Yüreğimi Sızlatan Dinlemek Yeter Çoğu Zaman..
07 Ekim 2016
9





Bir ay doğar ilk akşamdan geceden neydem neydem geceden
Şavkı vurur pencereden bacadan
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Uykusuz mu kaldın dünkü geceden neydem neydem geceden


Gece çökünce başlar sancılar, yaralarımıza baktığımız da sarılacak bir yanımız kalmadığını anladığımızda daha da artar, sanki açık yara misali sızlar ve yaşamdan almamız gerekeni aldığımız bir güne uyanmayı isteriz bir umutla... Gecenin karanlığında bırakmış olduğumuz odamızdaki soğuk duvarlara yazılan her bir söz gibi son sözcükler de boğazımızda bir düğüm gibi uykusuzluğumuzu sarar.. İşte o an geldiğinde ne uyuyabiliriz ne de uyanabiliriz bu kabustan.. Sarar bütün benliğimizi bu çıkmaz...


Uyan uyan yâr sinene sar beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Uyan uyan yâr sinene sar beni
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben


Kendimize ne dersek diyelim güzel bir söze kanan tarafımız hep kalır her zaman ve hep aynı yerden yanılırız bile bile... Gecenin soğuğu vursa da yüzümüze, gökyüzünde kayan bir yıldıza hala meyil edip dileğimizi kuyruğuna bağlarız çoğu zaman... Çok sevdiğiniz, bizleri böylesine yaralayan kişi öyle uzaktadır ki ne sesi vardır kulağınızda ne de soluğu vardır boynunuzda sadece hatıralarımızda kalan tebessümü vardır kandığımız, bir çift göz vardır zihnimize kazınmış olan... Söyledikleri hala parmak uçlarımızı ısıtsa da koca bir yalanı boynumuza çoktan dolamıştır. Bilip de kanmak istediğimiz ...


Yüce dağ başından aşırdın beni neydem neydem yâr beni
Tükenmez dertlere düşürdün beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben



Bilmek yetmez bazen, bazen de öyle acıtır ki eziliriz altında.. Kalbimiz ağırlığınca acı vardır avuçlarımızda.. Acı kirpiklerimizde yer edinmiş bir gözyaşı olup akmak ister süzülüp yanaklarımızdan ama ne akacak bir yolu vardır ne de akıtacak bir kişi. Öyle uzaktır ki artık yaşananlar. Öylesine geçmiştir ki zaman.. Zaman izleri silememiş sadece alıştırmıştır.. Ara sıra da olsun sızlaması için orada öylece kalmıştır zamansız ansız oluşan gelgitler için gizlemiştir kendini... Belki de gerçekten Kaf dağının ardındadır mutluluk ve bizim o dağa tırmanacak yeminimizin kalmamasından bulamamışızdır. Kim bilir..

Aslında her ne yaşanırsa yaşasın insan biliyor yorgunluğunu, insan biliyor yalnızlığını ve biliyor sevgisini, sevgisine sırt çeviren yalancıyı da biliyor, o sevgiye ihanet edeni de biliyor. Bazen bile bile kanıyor, aşk körlüğü içinde uçurumdan atlıyor.. Bilmediği tek şey ise değerinin değersizlerinde altında olduğu , değer diye sonuna kadar çırpındığı her şeyin sonunda bir hiç olarak avuç içine bırakılacağı...



Madem soysuz göynün bende yoğudu neydem neydem yoğudu


Dedim ya zaman alıştırıyor diye , insan her şeye alışıyor. Acıların izi silinmese de alıştırmasına, kimsesizliğe, suskunluğa ve daha birçok şeye.. Bir tek şeye alışamıyor. Kalbine söylenmiş olan yalanın diline vurulması. Ara sıra da olsa şizofreni yanını söylenen sözcükleri kulağına fısıldamasına.. Hangi kalp dayanır ki buna? Hangi kalp bu cümlenin açıklamasını içinde acı geçmeden anlatabilir. Hangi kalp bu cümledeki gibi vicdansız olabilir? Oluyor, yapıyorlar. Kandırmak nimetten sayılıyor artık. Ben kandırdım! Ben aldattım! Nidaları yükseliyor yürekten. Büyük bir zafermiş gibi gülüyor gözleri bu yaptıkları aldatmacalara...

Niye doğru yoldan şaşırdın beni
Dağlar kışımış yolcum üşümüş perişânım ben
Niye doğru yoldan şaşırdın beni
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben


Aldatılma hissi en güzel rüyadan uyandırıyor yüreğimizi. .. Toz pembeden, maviye ne kadar güzel renk varsa hepsinde alıp zifiri karanlığa atıyor.. Heybesinde yüzlerce yalanlarla. Kanmışlık gerçeği başka bir kalbin dilinde zafer olarak yazılıyor, sevenin ise kalp acısı olarak geçiyor.. Şizofreni bir yanılgı için başlıyorsun o zaman sevgisi gerçek miydi? . Peki ya hisleri. Gözlerinden düşerken, yüreğinden düşüremiyorsun.. Düşünüyorsun, acaba hiç gerçek var mıydı, ezber ettiğin sözcükleri yankılanıyor zihninde işte o zaman acaba şu cümlesinde de bana söylediği bir yalan var mıydı? Hangi yalana sarılacağını şaşırıyorsun gözyaşlarının eşliğinde...

Aşağıdan gelir eli boş değil neydem neydem boş değil
Söylerim söylerim göynüm hoş değil
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Bir güzeli bir çirkine vermişler neydem neydem vermişler


Sonra üzüldüğün yerden vurulmaya devam ediyorsun. . Boğazında bir hıçkırık, dilinde bir türkü, kalabalık içinde yapayalnız sen... . Gecelerin zehir zıkkım yapan kişi ise coktan mutluluğunun yollarında kendine yeni oyuncak avında.. Unutulmuşluk mu sizi üzen hayır! Herkesin zaten yaptığı bir şeyi sizin yapamayışındır.

Senin mutsuzluğun üzerine kurulan bir mutluluk. Gözümüz kalmaz da insan sormadan edemez yine de. Değer miydi?

Baş yastığı gendisine eş değil
Dağlar kışımış yolcum üşümüş nasıl edem ben
Baş yastığı gendisine eş değil
Dağlar harâmı açma yaramı perişânım ben


Şimdi başkalarıyla mutlu olanlardan geçerken yolumuz, biz şarkımızı dilimize dolamaya devam ederiz. Yine üzülürüz onun için. Bizim olmayışına değil, onu tam şu anda başkalarının üzüyor olmasına. Bizim gözümüz gibi baktığımız bir aşka başkaları bir hiç gibi davranıyor ya sanırım en zoru bu. Sen kalbinden, bedeninden, ruhundan olurken...
Konu Gece tarafından (07 Ekim 2016 Saat 23:17 ) değiştirilmiştir.
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj