Güzel ülke olmak

2017 referandum maddeleri, 2017 anayasa değişikliği maddeleri ,referandum 2017 ne zaman ,2017 referandum tarihi, referandum 2017 anket 2017 referandum anketi referandum maddeleri tam metin, seçim ne zaman 2017
Merhabalar,
İlk kez siyasi bir yazı yazacağım. Kırıcı olmamaya ve net anlatmaya özen göstereceğim.
-
Az evvel haberleri izlerken sağlık çalışanlarına artan şiddetin istatistiklerini gördüm.
Üzücü buldum. Ama bazen herşey doğru kullanılmayan beden dili ve ses tonunun sonucu değil midir?
Hasta odaklı çıkan olayları bir tarafa bırakalım da sağlık çalışanlarında bilmem farkettiniz mi sanki oraya silah zoruyla getirilip çalıştırılmış gibi halleri var. Öyle asık surat, incitici cevaplar görmedim ben kimsede. Hayır anlamadıkları nokta da oraya gelen insanlar keyfinden gelmiyor oraya. Sağlıklarından olmuşlar , sıhhate kavuşmak ümidiyle de gelmişler kapınıza. Adam akıllı hizmet verseniz duacınız olmaya hazırlar zaten.
Ha özel sağlık kuruluşlarında işlerini kaybetmemek için hasta ve yakınlarına iyi davranıyorlar bu da ne kadar samimi anlayabilirsiniz.
Buraya kadar işin sadece sosyolojik ve kültürel yapısını açıkladım. Şimdi asıl yerine geleyim.
Emeklilik yaşını 55'e indirip emeklilerimizi bir güzel emekli maaşlarıyla dinlenmeye bıraksak, genç nüfustan ve işini gerçekten yapmak isteyen idealist insanlardan (bakın ne yandaş ne muhalif sadece mevzu bahis iş olduğu için işini gerçekten yapmak isteyenleri kast ediyorum)
bir çalışan kesimi oluştursak , emekliye yaşa takılan insanlarımızın da maaşlarını bağlasak ,
ve özel kuruluşları da denetim altında tutsak, çalışanlara aynı anda birkaç işi yaptıramasalar, eşit işe eşit ücret alsa herkes biterdi bu tahammülsüzlük.
Emin olun iktidarin kim olduğu da önemsiz olurdu. Çünkü insanları mutlu bir ülkenin başında bir çobana da çokta ihtiyacı olmaz.
Çünkü ağır basan sosyalizmdir ve güç toplumdadır.
Güzel ülke olabilmek daha fazla sosyalizme yer vermekle olacaktır.Yani "Millet devlet içindir." değil "Devlet millet içindir."
Öncelikle bu yanlışa bir dur dememiz gerekiyor.
Henüz Türk usulü Başkanlık Sistemi'ne geçilmeden dahi toplumdaki insanların ayrıştığı,
kin, öfke ve tahammülsüzlüğün pig yaptığı bir Parlamenter sistemin yerini "Tek Adam rejiminin -ki bu tam olarak monarşidir- üstelik sanki 7 kocadan arta kalmış dul kadının süslenip püslenip 8. kocaya sunulması gibi göze güzel gösterilerek "Eğer Hayır derseniz istikrar bozulur.." -Hangi istikrardan bahsediyorsunuz pardon.Şehitlerimizin kanıyla bu zamanda yine suladık bu toprakları biz.Herhalde istikrar sürsün,Türkiye sürünsün kafasını gizli şeker gibi bir hastlalık olarak bünyenizde taşımaktasınız.-
denilmekte ve hatta hür iradesiyle bu dayatmacılığa "Hayır" diyecek olan vatandaşlarına "Onlar çukur kazanlardan,teröristlerden farksızdır."
diye de ötekileştirme de ve toplumu birbirine düşman etmekte hiç sakınca görmeyen bir Partili Cumhurbaşkanı'na sahibiz.
Hoş gençlik yürüyüşlerinde mitingler yaptığını da unutmamıştık.Hali hazırda tek adamken artık yerini sağlama almak istiyor.
Hocam önce millete hizmet sağla, yandaşlarım, kandaşlarım , muhalifler falan diye ayırma bir.
Unutma bu ülkeyi geçmişten beri 72 milletten insanlar, çeşitli din ve inançları, binlerce lisanlarıyla cephede kan kana, can cana çarpıışarak kurtarmışlardı.
Ve bu hep böyle süregelecek.Ayrıştırma tohumları ekmeye bir son verin de artık millet için bir devlet olun.
Ha olmuyorsanız da , Hayır'lısı olsun diyelim!..

2017 referandum maddeleri, 2017 anayasa değişikliği maddeleri ,referandum 2017 ne zaman ,2017 referandum tarihi, referandum 2017 anket 2017 referandum anketi referandum maddeleri tam metin, seçim ne zaman 2017
Merhabalar,
İlk kez siyasi bir yazı yazacağım. Kırıcı olmamaya ve net anlatmaya özen göstereceğim.
-
Az evvel haberleri izlerken sağlık çalışanlarına artan şiddetin istatistiklerini gördüm.
Üzücü buldum. Ama bazen herşey doğru kullanılmayan beden dili ve ses tonunun sonucu değil midir?
Hasta odaklı çıkan olayları bir tarafa bırakalım da sağlık çalışanlarında bilmem farkettiniz mi sanki oraya silah zoruyla getirilip çalıştırılmış gibi halleri var. Öyle asık surat, incitici cevaplar görmedim ben kimsede. Hayır anlamadıkları nokta da oraya gelen insanlar keyfinden gelmiyor oraya. Sağlıklarından olmuşlar , sıhhate kavuşmak ümidiyle de gelmişler kapınıza. Adam akıllı hizmet verseniz duacınız olmaya hazırlar zaten.
Ha özel sağlık kuruluşlarında işlerini kaybetmemek için hasta ve yakınlarına iyi davranıyorlar bu da ne kadar samimi anlayabilirsiniz.
Buraya kadar işin sadece sosyolojik ve kültürel yapısını açıkladım. Şimdi asıl yerine geleyim.
Emeklilik yaşını 55'e indirip emeklilerimizi bir güzel emekli maaşlarıyla dinlenmeye bıraksak, genç nüfustan ve işini gerçekten yapmak isteyen idealist insanlardan (bakın ne yandaş ne muhalif sadece mevzu bahis iş olduğu için işini gerçekten yapmak isteyenleri kast ediyorum)
bir çalışan kesimi oluştursak , emekliye yaşa takılan insanlarımızın da maaşlarını bağlasak ,
ve özel kuruluşları da denetim altında tutsak, çalışanlara aynı anda birkaç işi yaptıramasalar, eşit işe eşit ücret alsa herkes biterdi bu tahammülsüzlük.
Emin olun iktidarin kim olduğu da önemsiz olurdu. Çünkü insanları mutlu bir ülkenin başında bir çobana da çokta ihtiyacı olmaz.
Çünkü ağır basan sosyalizmdir ve güç toplumdadır.
Güzel ülke olabilmek daha fazla sosyalizme yer vermekle olacaktır.Yani "Millet devlet içindir." değil "Devlet millet içindir."
Öncelikle bu yanlışa bir dur dememiz gerekiyor.
Henüz Türk usulü Başkanlık Sistemi'ne geçilmeden dahi toplumdaki insanların ayrıştığı,
kin, öfke ve tahammülsüzlüğün pig yaptığı bir Parlamenter sistemin yerini "Tek Adam rejiminin -ki bu tam olarak monarşidir- üstelik sanki 7 kocadan arta kalmış dul kadının süslenip püslenip 8. kocaya sunulması gibi göze güzel gösterilerek "Eğer Hayır derseniz istikrar bozulur.." -Hangi istikrardan bahsediyorsunuz pardon.Şehitlerimizin kanıyla bu zamanda yine suladık bu toprakları biz.Herhalde istikrar sürsün,Türkiye sürünsün kafasını gizli şeker gibi bir hastlalık olarak bünyenizde taşımaktasınız.-
denilmekte ve hatta hür iradesiyle bu dayatmacılığa "Hayır" diyecek olan vatandaşlarına "Onlar çukur kazanlardan,teröristlerden farksızdır."
diye de ötekileştirme de ve toplumu birbirine düşman etmekte hiç sakınca görmeyen bir Partili Cumhurbaşkanı'na sahibiz.
Hoş gençlik yürüyüşlerinde mitingler yaptığını da unutmamıştık.Hali hazırda tek adamken artık yerini sağlama almak istiyor.
Hocam önce millete hizmet sağla, yandaşlarım, kandaşlarım , muhalifler falan diye ayırma bir.
Unutma bu ülkeyi geçmişten beri 72 milletten insanlar, çeşitli din ve inançları, binlerce lisanlarıyla cephede kan kana, can cana çarpıışarak kurtarmışlardı.
Ve bu hep böyle süregelecek.Ayrıştırma tohumları ekmeye bir son verin de artık millet için bir devlet olun.
Ha olmuyorsanız da , Hayır'lısı olsun diyelim!..
05.03.2017/ 15.34
Eth/ Duygu D.






Normal