bir varmış bir yokmuş zamanın birinde canıtın sıvift adında bir delikanlı yaşarmış..hep bir atı olsun istermiş..gel zaman git zaman canıtın büyümüş ergenlik çağına girmiş
ve babası ona bir at almış..canıtın "baba bana at alma yakalamasını öğret"demiş
canıtının babası tamam demiş..ve mişigın gölünün oralarda bir yerlerde yabani atların su içmek için geldikleri bir nehir varmış
iki lavuk erketeye yatmış..atlar gelmiş canıtın gözüne kestirdiği bir kısrağı babasına göstermiş
"baba bunu istiyorum..bana bunu yakalamasını öğret" demiş babası "oğlum lavukmusun sen
o sürünün lideri nasıl yakalayabilirim" demiş.."bana şov yapmasını biliyorsun ama şöyle kement atarım böyle binerim şeklinde..ee hadi yakalada görelim"demiş
babası oğluna madara olmamak için kementi almış yanına..usul usul yaklaşmış sürüye
kişneme sesi çıkararak algı yaratmaya çalışıyormuş..lakin babasının unuttuğu bişey varmış
atların çiftleşme mevsimiymiş..ve çıkardığı ses atları uyandırmaya başlamış
babası kişnedikçe atlar bir çember halini alarak lider olan karatay ve babasını ortaya almış
tam bu esnada canıtın olacakları meraklı gözlerle izliyormuş..
to be continued..