Günün Sözü DamlaPenia.
Her şey neye layıksa ona dönüşür. -Mevlana
Etiket Listesi

Like Tree3Beğeniler
  • 1 Post By Arieh Ahiezer
  • 1 Post By Süreyya
  • 1 Post By Arieh Ahiezer
Seçenekler
Seçenekler
Stil
Arieh Ahiezer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
25 Ocak 2017
Mesajlar
302
Seslenildi
55 Mesaj
Etiketlendi
67 Konu

Standart Hans Bellmer / The Dolls (La Poupée)

11 Şubat 2017
1


1902-1975 yılları arasında yaşamış olan Almanya doğumlu Hans Bellmer, sanat dünyasında “sürrealist fotoğrafçı” olarak anılıyor. En ünlü çalışması olan “bebek projesi”, 1933 yılında yükselişe geçen nazi partisi'ne karşı Bellmer'in bir tepkisi olarak ortaya çıkmış. Bebek projesi'ni oluşturan fotoğraflardaki alışılmışın dışında pozlar ve deforme edilmiş vücutlar, sanatçının almanya'da o dönemde yaygınlaşan “mükemmel vücut ve ırk” anlayışına attığı bir taş.



Bellmer'in çalışmalarında hırpalanmış, hatta neredeyse tecavüze uğramış gibi görünen, kolu ya da bacağı olmayan kadın figürlerine rastlıyoruz. Fotoğraflarda gördüğünüz, merdiven kenarına tutunmuş ya da sehpanın yanına uzanmış bebeklerde olduğu gibi, zaman zaman erotik duruşlara sahip, iki çift bacağın birbirine bağlandığı gövdesiz bebeklerin fotoğrafları, öyküsel bir biçimde sunuluyor. Bebeklerin en baskın özelliklerinden biri de “rahatsız edici” olmaları. Hans Bellmer'in bebeklerine bakmak, David Lynch filmleri izlemeye benziyor. hatta David Lynch'in yaklaşık 10 dakikalık “la amputee” filmini hatırlayınca, bu alışılmışın dışındaki vücut formlarının sanatın sürrealist çocukları arasında ne kadar popüler olduğunu farkediyor insan. Aslına bakılırsa bu durumun psikolojide bir ismi bile var: Agalmatofili (ya da pygmalionism). Bu olgunun eski çağlarda ilk ortaya çıkışı çıplak heykel fetişi. Fakat günümüzde vitrin mankenleri ya da insan boyutunda oyuncak bebekleri de içeren bir tanım halini almış. Yani bellmer'in bu çalışmalarını, sadece nazi rejimine karşı bir tepki olarak değerlendirmek yanlış olur. Zira, Bellmer'e bebekler konusunda ilham veren üç olaydan bahsediliyor ve bu olayların ilk ikisi bile, bellmer'in de bir çeşit agalmatofilik olduğu yorumunu yapabilmemizi sağlayabilir. Zaten Bellmer de yaşarken bunu inkar etmemişti.


Olaylardan ilki 1932 yılında genç ve güzel kuzeni Ursula'nın Berlin'e, Bellmer ailesinin yanına taşınması -bu dönemde Bellmer'in evli olduğunu belirtmekte fayda var. Bellmer'in Ursula'nın yerine koyduğu bir bebek yaptığı söyleniyor. Aynı zamanda kendisinden çok genç olan kuzeninden bu denli etkilenişi, daha sonra yaptığı bebeklerin genç görünümlü oluşlarıyla da bir paralellik sergiliyor. İkincisi, Bellmer'in, baş kahraman'ın trajik bir biçimde robot olympia'ya aşık olduğu jacques offenbach'ın tales of hoffmann adlı operasını görmeye gitmesi. Oyunda kahramanımız hoffmann, olympia'nın robot olduğunu ona evlenme teklif ederken bile farketmiyor. Oyunun sonunda, hoffman kendisini öpmeye yeltenince kısa devre yapan olympia'nın kötü adam coppelius tarafından parça parça edildiği sahneden Bellmer çok etkilenmiş. Son olarak, annesi tarafından gönderilen, küçüklüğünden kalma bir oyuncak kutusu, bellmer'i yoğun bir nostaljiye itmiş. Bu üç olayın onda yarattığı duygu yoğunluğu ile ilk bebek çalışmaları ortaya çıkmış. bir kaynakta, bellmer'in kutudan çıkan bazı oyuncak parçalarını ilk bebeğin yapımında kullandığı da belirtiliyor.




Bellmer fotoğraflarda kullandığı bebekleri, parçalanıp değişik kombinasyonlarda yeniden birleştirilebilecek şekilde yapmış. Başlarda, çekimleri Berlin'de ki evinde yaptığı için pek az arkadaşı ve bir kaç aile ferdinden başka kimsenin onun çalışmalarından haberi yokmuş. Fakat yine de dönemin bazı sürrealist dergilerinde fotoğraflardan bir kısmı yayınlanmış. Bebeklerin siyah-beyaz 10 adet fotoğrafını içeren die puppe (the doll) adlı kitabı ise, 1934 yılında sanatçının kendi olanaklarıyla basılmış. Bu kitabın orjinal kopyalarından günümüze 10 taneden azı kalabilmiş. İlerleyen yıllarda bellmer bebeklerin fotoğrafını çekmeyi bırakıp benzer şekilde çizimler yapmaya başlamış. Ama yine de sürrealizm tarihinde resimlerinden çok bebekleriyle anılıyor.



***




***



***

Süreyya bunu beğendi.
“Kendimi haklı görüyor değilim; ama kendimi savunuyor da değilim –hele yargılamayı hiç beceremiyorum, kendimi de dünyayı da…–Dünya ne ise oydu; ben de ne isem o oldum –uyuşamadık. Hepsi bu”

Oruç Aruoba
Süreyya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
04 Eylül 2016
Bulunduğu yer
Aorist
Mesajlar
8.232
Seslenildi
950 Mesaj
Etiketlendi
147 Konu
Ruh Hali
Uykulu
Standart Cevap: Hans Bellmer / The Dolls (La Poupée)
11 Şubat 2017
2
Arno Brecker'in kemiklerini sızlatacaksın.
Arieh Ahiezer bunu beğendi.
....
Arieh Ahiezer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi
25 Ocak 2017
Mesajlar
302
Seslenildi
55 Mesaj
Etiketlendi
67 Konu
Standart Cevap: Hans Bellmer / The Dolls (La Poupée)
11 Şubat 2017
3
Süreyya Nickli Üyeden Alıntı
Arno Brecker'in kemiklerini sızlatacaksın.
Daha iyi yorumlanamazdı : ))
Süreyya bunu beğendi.
“Kendimi haklı görüyor değilim; ama kendimi savunuyor da değilim –hele yargılamayı hiç beceremiyorum, kendimi de dünyayı da…–Dünya ne ise oydu; ben de ne isem o oldum –uyuşamadık. Hepsi bu”

Oruç Aruoba
Konuyu 1 kişi okuyor. (0 üye ve 1 ziyaretçi)
 
Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj