23 Eylül Günün Şiiri
kar yağınca beni dizlerinde uyutan
kemençe sesiydi annem
seslensen bana şimdi dokunsan bir de
ahşap düşler içinde kapısı kapalı
çöle dönüşüyor gövdem
dallara asılı basma giysileriyle hayat
uzun ve kısa yolda her yanı oynak çingene
sağa sola koşarak penceremde oturan allı
yeşilli dünyam
ayrılığı uzaklardan eve taşıyan akrep
ve yelkovanı kırık bir saat zembereğiydi
babam
sabah akşam iki dudak arası türküyle yırtık
mektup olurdu bize oyalı tülbent'e sarılı ablam
hep yanımdaydı toprak su ateş ve keder...
gölgeler gövdesi olmayan birer yarış atı
kuşların kahkahaları kulaklarımda davul tozu
adres bildirmeyen öfkem çil yavrusuydu dağıldı
yeniledim kendimi çiçeklerden edindiğim giysiyle
fark ettim ki dünyaya geliş nedenim hiçmiş
gidiş nedenim henüz belli değil, adı hüzün
şimdi günün çileli ezgisiyle kol kola eğleniyoruz
yüzümde sebepsiz sevinçler işte...
Mehmet Sadık Kırımlı
kar yağınca beni dizlerinde uyutan
kemençe sesiydi annem
seslensen bana şimdi dokunsan bir de
ahşap düşler içinde kapısı kapalı
çöle dönüşüyor gövdem
dallara asılı basma giysileriyle hayat
uzun ve kısa yolda her yanı oynak çingene
sağa sola koşarak penceremde oturan allı
yeşilli dünyam
ayrılığı uzaklardan eve taşıyan akrep
ve yelkovanı kırık bir saat zembereğiydi
babam
sabah akşam iki dudak arası türküyle yırtık
mektup olurdu bize oyalı tülbent'e sarılı ablam
hep yanımdaydı toprak su ateş ve keder...
gölgeler gövdesi olmayan birer yarış atı
kuşların kahkahaları kulaklarımda davul tozu
adres bildirmeyen öfkem çil yavrusuydu dağıldı
yeniledim kendimi çiçeklerden edindiğim giysiyle
fark ettim ki dünyaya geliş nedenim hiçmiş
gidiş nedenim henüz belli değil, adı hüzün
şimdi günün çileli ezgisiyle kol kola eğleniyoruz
yüzümde sebepsiz sevinçler işte...
Mehmet Sadık Kırımlı








Ağaç şeklinde