Çatlayan dudağın kadar sızlıyor içim

ırmağa/

akıp gidiyor o kağıttan gemi
toza dönüştü demek ki
bütün karalar...



hangi kapılardan bahsedebilir ki insan
çıkıp gidiyorsa göz bebeklerinden
sinsice...
görmedim farzet tam yüreğime çarpan bu ayaz
hiç öpmediğin parmak uçlarımdan
uzak dur
çatlayan dudağın kadar sızlıyor içim


gözüme kaçan kum tanesi kadar
uyku...

bütün gidilmemiş yolların sonunda
ayak tabanlarıma bulaşan kir
ve ellerime biraz...

saçlarımda sonu belli olmamış bir
ihtilal...



yenilmeye hazır bir gün daha.

doğuyor/ya da
batıyor.

dibine kadar.
ölümün ve özgürlüğün.

ve gül/üm
ıslak saçlarından dudağa çekilen bir damla
sızıp/içine akacak ki

için/içim...


.. / ..