Teknolojinin gelişmesi bazı toplumsal yönlere olumsuz olarak yansıyor. Olumsuz etkilerin görüldüğü bir alanda meslekler. Üretim olayının makineleşmesi nedeniyle el ile yapılan bazı meslekler ne yazıkki eskiden olduğu kadar rağbet görmüyor ve giderek yok olmaya başlıyorlar. Bu nedenle burada semavercilik mesleği hakkında bilgilendirelim dedik çünkü bu meslekte giderek yok olmaya yüz tutan el sanatlarından.


Amasya’da Semavercilik

Semaver bir çok yöremize has çayın keyfini sürme ve çayın tadına varma aleti olarak bilinir. Amasya insanının da semaver çayını çok sevdiğini, bu nedenle de semavercilik mesleğinin Amasya yöresinde bir hayli geliştiği ortada. Ancak bir gerçek var ki gözlerden kaçmıyor. Ne yazık ki artık üzeri desen desen işlemeli el sanatı bakır semaverler ortadan yok olurken daha çok tek düze fabrikasyon türü semaverler ortalığı doldurur oldu. İşte bakır semaver imalatı yapan Mustafa Sofu (komşularının hitabıyla Jet Mustafa) baba mesleği olarak yaptığı işinin artık sonlarına geldiğinden yakınıyor. Çünkü artık bu sanatı icra edecek usta yetişmiyor.

SEMAVER ARTIK EVRENSEL OLDU

Semavercilik ülkemizde gelişti ama fabrikasyon olarak gelişti. El sanatı olan bakır semavercilik ger geçen gün azlıyor. Bu kültürün yok olmaması gerekir. Birde el sanatı adı altında televoleci dediğim tipler var. Bunlar sanattan çok para hırsına bürünmüşler. Çünkü dışı kalaylı olan semaverin mutlaka içi de kalaylı olmalı yoksa bakır yüksek ısıda arsenik üretir. Buda içilen çayla birlikte vucuda girer ve insanı yavaş yavaş zehirler. Bu tür semaverler hem insan ömrünü azaltır hemde normalde 25 yıl ömrü olan bakır semaverinde ömrünü 5 yıla indirir.

1977 yılında askerden geldikten sonra iş bulamayınca baba mesleği olan semaver yapımcıığına başladığını ifade eden Mustafa Sofu Amasya da geleneksel olan teneke semaverciliğinin yanı sıra bakır semaverciliği ilk kez Amasya da kendisinin imal ettiğini ve el sanatı olarak ta işlemeleri ile birlikte Amasya kültürüne yerleştirdiğini ifade ederek ” Amasya da ilk bakır semaverciliği ben başlattım.Bakır semaverciliğin yerleşmesi için çok gayret ettim ve bugün bu işten belkide en az 25 aile ekmek yiyor. BUnda katkım çok. Bakır üzerine işleme yaptım. İlk zamanlar günde bir semaver yapar ve üzerini işlerdim. Onun için bana Jet mıstık adını takmışlardı.” dedi.

Semaver üzerine işlediğimiz motiflerde geleneksel Türk Osmanlı motifleri dışında sipariş üzerine verilen her objeyi kullanabiliyoruz.Ama genelde bizlerin nereden geldiğimizi unutturmayacak öz kültürümüzü simgeleyen objeleri kullanmaktır. Bu mesleğin devamı için endüstri meslek liseleri el sanatlarına usta yetiştirmeli

Samsun’da Semavercilik


Usta eller tarafından büyük uğraşlar verilerek üretilen semaverler satılamamış, meslek ise zamana ayak uyduramadığı için kaybolan birçok zanaat gibi unutulmaya yüz tutmuştu. Samsun’un Vezirköprü ilçesinde Köprülü Mehmet Paşa tarafından 1660 tarihinde yaptırılan tarihi Bedestan Çarşısı’ndaki 15 metrekarelik atölyelerinde birbirlerinden bağımsız semaver üreten 40 imalatçı, insanların ilgisinin her geçen gün azaldığını görünce bir araya gelip 100 bin Euro’luk proje yaptı.

El tezgâhlarını bırakan semaver ustaları, bin metrekarelik kapalı alan üzerinde el becerilerini teknolojiyle birleştirerek seri üretime geçti. Burada teknoloji yönünden kendilerini geliştirme fırsatı bulan ustalar, hem de daha kaliteli ürettikleri semaverlerini ülkenin dört bir köşesine pazarlıyor. İlçenin neredeyse tek geçim kaynağı olan semavercilik, proje sayesinde geleceğe daha umutla bakıyor.

Alıntı