Allah’ın ayetlerinden bahsetmek insanın içinde bir ürperti meydana getiriyor. Kalpte iman ve yaradanın azametini alevlendiriyor. Burası insanı acze düşüren Allah’ın ayetlerini uzun uzadıya anlatma yeri değildir.
Mü’min kardeşim sen bakıp halkı ve kâinatı görüyorsun. Bu iki göz sayesinde ihtiyaçlarını gideriyorsun. Onlar seni her gün rahatlatıyor, gözlerini yumuyorsun ve uyuyorsun. Sonra sabah olunca tekrar kalkıyorsun ve dilediğin yere gidiyorsun. Sen her gün bu vaziyettesin. Bunun değerli bir nimet olduğunu bir gün olsun aklına getirdin mi? Unuttum ya da aklıma gelmedi diyorsan Allah’ın bu nimetten mahrum bıraktığı kimseler sana ibret olsun.
Onlara hallerini ihtiyaçlarını nasıl giderdiklerini sor. İşte o vakit seni birçoklarına üstün kıldığı için Allah’a şükredeceksin.
Bu nimetten mahrum insanların hatıraları gerçekten hazindir. Ben bir gün şehrin güneyindeki okuldan çıkmıştım, kapının yanında kaldırıma oturmuş kör bir adam gördüm. İşim acele olduğu için yanına gidip gitmemekte tereddüt etmiştim. Sonra üzülüp onun yanına gittim. Nereye gitmek istediğini sordum. Şehrin batısında bir yer ismi verdi.
Şu an nerede olduğunu biliyor musun, diye sordum.
Adam üzülerek:
−Hayır, dedi.
Ben:
−Sen şuan şehrin güneyinde üniversitenin kapısındasın. Gitmek istediğin yer ise batıda, dedim.
Biraz sustuktan sonra:
−Sabahtan beri yürüyorum, dedi ve tekrar sustu. Daha fazla bir şey sormak istemedim. Daha fazla üzmemek için, burayı kimin tarif ettiğini, gitmek istediği yerde olduğunu söyleyenleri de sormadım. Gerçekten kötü insanlar da azımsanmayacak kadar çoktur! Adamı arabaya bindirdim, sonra hayatını nasıl idame ettiğini kendisiyle ilgilenen bir evladının olup olmadığı sordum.
Kendisinin küçük yaşlarda beş tane kızının bir de eşinin olduğunu, ulaşım yollarına uzak bir mahallede oturduğunu anlattı.
Sonra şöyle devam etti:
−Beni en çok sıkıntıya sokan bu kızların sorunlarıdır! Çoğu gece onlardan biri hastalanıyor. Çığlıklarıyla uyanıyorum. Ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum. Eşime soruyorum ne oldu nesi var, diye. O da bana ağlayarak cevap veriyor. Elbiselerimi giymeye çalışıyorum. Sonra el yordamıyla komşumun kapısına geliyorum ve onu uyandırıyorum.
Gel, kızımı hastaneye götür diyorum. Komşum da sağ olsun hastaneye götürüyor, dedi.
Sonra sustu.
Allah’ım Sen ne büyüksün! Bizde var olan bu nimet neymiş böyle!
Sonra o adamı istediği yere götürdüm. Arabadan inerken tutunarak indi. Düşmekten ve araba çarpmasından korktuğu için bir adım atıyor biraz bekliyor sonra bir adım daha atıyordu.
Gerçekten göz güzel bir nimetmiş ve biz bu nimetin şükrünü ihmal etmişiz!..
Diller, bu nimet için de hamd ederek ıslak kalmalıdır! Umulur ki Allah görmemizi devamlı kılar da bir gün elimizden almaz.
Gözleri bakılması uygun olmayan şeylere bakmaktan sakınmalıyız! Allah-u Teâlâ da şöyle buyuruyor:
“Mü’minlere söyle gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar!..”
Nur 30
Gözlerimizi haramdan korumalıyız! Şükrünü eda etmeliyiz! Yaratılış gayesine uygun kullanmalıyız!
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
“Çünkü kulak, göz ve gönül bunların tamamı sorumludur!”
İsra 36
GÖRME NİMETİ ÜZERE ALLAH’A HAMD OLSUN.
Asrevya

Üyelik tarihi
03 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Antalya
Mesajlar
20.169
Seslenildi
1439 Mesaj
Etiketlendi
51 Konu
Görme Nimeti
18 Mart 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
Değeri değere değen kavrar.
Bilgi kokmayan karşı çıkışlarda cehalet kokusu ve kompleks vardır.

Normal