19. yüzyılın sonunda Fransız edebiyatı “yüzyıl sonu” atmosferini yansıtır. Anormal, hastalıklı olana eğilim; olağanüstü uyarımlara, algılara kendini açma; kusurlu olana ilgi duyma; kısacası “romantizmin” edebiyatına bir geri dönüş söz konusudur. Fransa’nın sanayileşmiş kuzeyi ile kırsal güneyi arasındaki gerilimde kendine uygun konular arayan, Paris hayatıyla ilgili ahlaksal romanları Balzac ve Zola’nın gölgesinde kalan Daudet, Değirmenimden Mektuplar’da taşra dünyasında “eski yaşam biçiminin yeniye direnen izlerini sürerken”, kalemini bir ressamın fırçası gibi kullanıyor. Bu tablonun konturları yumuşak; sanatçının algıları, en ince ses, renk titreşimlerine ve ruh çalkantılarına duyarlı. Yer yer fabl tekniğinin kullanıldığı, kıssadan hisselerin çıkartıldığı, artık işlevini yitirmiş (sanayiye yenik düşmüş) bir “un değirmeninde üretilmiş” masal tadındaki bu eser, taşranın modernleşme sancıları çektiği ülkemizde ayrı bir önem taşıyor olmalı.
Yakındaki “Uzak.”
Alphonse Daudet
Fransız edebiyatının önemli adlarındandır. E. L’Épine ile birlikte yazdığı ilk oyunu Son İlah 1862’de Paris’teki Odéon Tiyatrosu’nda sahnelendiğinde büyük yankı uyandırdı. 1869’da çıkan romanı Değirmenimden Mektuplar, büyük başarı kazandı. Üç yıl sonra yayımlanan romanı Taraskonlu Tartarin ise hiç ilgi görmedi, ancak romanın kahramanı saflığın simgesi olarak ünlendi ve günümüze kadar ulaştı. 1874’te Fromont Kardeş ve Risler Ağabey adlı romanıyla Académie Française Ödülü’nü aldı. Yaşamı boyunca genç yazarların koruyucusu olmayı sürdüren Daudet’nin diğer önemli eserleri arasında Bir Çocuğun Hayatı, Pazartesi Hikâyeleri, Jack ve Sapho bulunmaktadır
Elif


Üyelik tarihi
09 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Ankara
Yaş
36
Mesajlar
17.951
Seslenildi
1540 Mesaj
Etiketlendi
104 Konu
Ruh Hali
Değirmenimden Mektuplar Alphonse Daudet
29 Haziran 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Normal