Bu resım kucultulmustur.Gercek boyuta donmek ıcın tıklayın.Orjınal boyut 900x1369
Winston Smith
"Doğruluk Bakanlığı"nda çalışmaktadır. İşi özel bir borudan
ona gelen notları eski verilerin ve bilgilerin yerine yazmaktır yani tarihi değiştirmektir. İşinden memnun
işini iyi yapan biridir. Ama bir gün Winston için herşey değişir. Tüm olacaklar Winston'un antika eşyalar satan bir dükkandan
yaprakları yumuşacık bir defter ve mürekkepli kalem almasıyla başlar. Bu özel defteri günlük yapmaya karar verir. "Tele Ekran"dan görülmeyecek şekilde saklandıktan sonra günlüğünü yazmaya başlar ve artık o düşüncelerini yazmaya cesaret edebilmiş bir düşünce suçlusudur. Suçu "Büyük Birader" diye biri olmadığını
devleti yönetenlerin tarihle oynadıklarını
insanların kandırıldığını düşünmesidir. Bu düşüncelerini doğrulayacak kaynak
ona inanacak kişi arayışına girer.
"Doğruluk Bakanlığı"nda çalışan "Anti-Sex" adlı örgütün üyesi olan Julia ve devletin önemli adamlarından olan O'Brien'in da kendisiyle aynı düşünceleri paylaştıklarını düşünür. Kısa bir süre içinde de bu düşüncelerini doğrulayan üç kağıt eline geçer. Birini Julia gizlice avucuna sıkıştırmıştır ve içinde "Seni Seviyorum" yazmaktadır. Julia da artık düşünce suçlusudur çünkü birini sevmiştir. Julia ile birlikte "düşünce polisi"nin olmadığı gizli yerlere giderler ve Winston'un uzun seneler önce* ayrıldığı ama resmiyette eşi olan kadını aldatırlar. Bu gizli buluşmalarında hatırladıkları geçmişlerini paylaşır
kendilerince mutlu olurlar. İkinci kağıdı ise O'Brien
"Yeni Konuş" için yapılacak sözlüğe katkıda bulunmasını bahane ederek "tele ekran"ın gözü önünde ona vermiştir ve içinde O'Brien'in adresi yazmaktadır. O'Brien'in evine Julia ile beraber gittiklerinde
O'Brien
Winston ve Julia'ya yemin ettirir ve bir kaç gün içinde onlara bir kitap ulaştıracağını bu kitabı okuduklarında merak ettikleri şeylerin cevabına ulaşacaklarını söyler. Üçüncü kağıt ise ona yapması gerekenleri anlatan borudan düşer. Bu kağıt zaman içinde borunun içinde sıkışmış
tarihin değiştirildiğinin kanıtı olan bir fotoğraftır. Fakat Winston bu fotoğrafın kıymetini tam olarak anlayamadan el alışkanlıyla tarihin yok edildiği
ateşe atar.
Winston kendindeki bu değişimi
iş arkadaşları ve komşularından saklamak
kitabı okumak ve Julia ile daha rahat birlikte olabilmek için
günlüğünü aldığı dükkanın üst katını kiralar. Burası
Büyük Birader'in çalışanlarına verdiği dairelerden çok farklıdır. Eski tarzda döşenmiştir ve odada "Tele Ekran" yoktur! Onlar için "Tele Ekran"nın olmaması çok büyük bir avantajdır çünkü "Tele Ekran" hem alıcı
hem verici olarak kullanılan bir alettir ve düşünce suçlularını yakalamakta kullanılmaktadır. Julia ile buluştuklarında
Julia elinde gerçek çikolata
gerçek ekmek vb. ve sadece sokak kadınlarının kullandığı adi bir kaç makyaj malzemesi ile gelir. Bunlar ikisinin de sadece adlarının duydukları ama gerçeklerini görmedikleri şeylerdir. Çünkü onların yaşadığı zaman diliminde
herşey yapaydır. Bu gizli kiralık oda da kitabı okumaya başlarlar ve devletin yapısını anlamaya başlarlar.
Kitaba göre;
Sorun
dünyadaki gerçek zenginliği artırmaksızın
endüstri çarkını döndürmektir. Üretim sürdürümeli
ama üretilenler insanlara dağıtılmamalıydı. Uygulamada bunun için tek çözüm yolu
sürekli savaş durumunda olmaktı. Savaş endüstrisi
tüketim maddeleri üretmeksizin işgünü kullamasının akıllıca bir yoludur. Yeni silahlar bulmak için araştırmalar aralıksız sürdürülmektedir
zeki beyinler için tek doyum alanı buradadır. Okyanusya'da
şu anda eski anlamdaki bilim artık yaşamamaktadır. Yenikonuş'ta "bilim"i karşılayacak bir sözcük yoktur. Teknik gelişmeler
eğer insan özgürlüğünü biraz daha kısıtlamaya yarıyorsa kullanılır.
Televizyonun yapımı ve aynı aygıtın
hem alıcı hem verici olarak kullanılmasını sağlayan teknik gelişmeler
özel hayata son verdi. Her yurttaşın ya da en azından gözetlenmesi gerekecek kadar önemli herkesin
hiç aralıksız polis denetimi ve başka iletişim yolları bulunmadığından
sürekli bir resmi propaganda bombardımanı altında tutalabilmesi sağlandı. Böylece tarihte ilk kez herkesin devletin isteklerine boyun eğmesi ve her konuda düşünsel bir birliğin oluşması sağlandı. Karşıt olayların ve kavramların birbirine bağlanması
Okyanusya toplumunun en belirgin yanıdır. Resmi ideoloji
gerek olmayan yerlerde bile çelişkilerle doludur. Böylece Parti
sosyalizm akımının savunduğu tüm ilkerleri yadsır
kötüler ve sonra bunun sosyalizm adına yapıldığını söyler. İşçi sınıfının yüzyıllardır hor görüldüğünü söylerken
kendi Parti üyelerine
işçilere giydirilen ve bu nedenle kabul edilmiş uniformaları giydirir. Aile bağlarını düzenli bir biçimde çürütürken
önderini doğrudan aile duygularına seslenen bir adla-Büyük Birader- çağırır. Gerçekte iktidar
ancak karşıtların uzlaştırılması yoluyla sonsuza dek elde tutulabilir. Eğer eşitsizlik sürdürülecekse -yani yüksek grup yerini koruyacaksa- zihinsel koşullar
denetlenmiş olmalıdır.
Kimse yönetime onu bırakmak için geçmez. İktidar araç değil
amaçtır. Kimse devrime bekçilik etmek için diktatörlük kurnaz; devrim diktatörlüğü kurmak için yapılır. Baskı kurmanın amacı
baskı kurmaktır. İşkencenin amacı işkencedir. İktidarın amacı
iktidardır.
Julia ve Winston
dışardan gelen seslerle uyanırlar. Düşünce polisi onları bulmuş
teslim olmalarını istemektedir. Teslim olmadan önce birbirlerinden asla vazgeçmeyeceklerine söz verirler ve düşünce polisi içeri girer. Düşünce polisi aslında
odayı kiraladıkları
günlüğü aldığı antikacıdır! O yaşlı görünüşü gitmiş gençleşmiş ve gerçek yüzüde ortaya çıkmıştır. Meğer odada "tele ekran" varmış ve her hareketleri izleniyormuş!
Oradan
Sevgi bakanlığına götürülürler.Sevgi Bakanlığı hiç penceresi olmayan
yerin bilmem kaç kaç altına inen korkunç bir yapıdır. Orada Winston'a çeşitli işkenceler yapılır böylece devlet hakkında düşündüğü ve okuduğu tüm bilgileri bir tarafa bırakarak
devlete yani partiye koşulsuz itaat etmesi sağlanır. Düşünceleri kontrol altına alınır. Ama hala duyguları kontrol altına alınamamıştır. Ama Sevgi bakanlığında bunun da bir çözümü vardır. Winston'un yüzüne fareleri yaklaştırınca
farelerle kendi arasına Julia'ya koyar. Çünkü koyacak başka kimsesi yoktur. Benim yüzümü ısırmasınlar
Julia'nın yüzünü ısırsın
der.
Sevgi Bakanlığından gönderildikten sonra çok rahat koşullar altında
hiç izlenmeden yaşamaya başlar. Ama hiç arkadaşı yoktur ama bunun onun için bir önemi de yoktur. Bir gün yolda Julia ile karşılaşır. Julia'da korkusuna yenik düşüp onu satmıştır. Birbirlerinden özür dileyip
dostça ayrılırlar. Ve geçen hergün
Parti ve Büyük Birader'e olan bağlılıkları artarak yaşamaya devam ederler.
Maleficent

Üyelik tarihi
09 Eylül 2015
Bulunduğu yer
istanbul
Mesajlar
1.752
Seslenildi
230 Mesaj
Etiketlendi
74 Konu
Ruh Hali
1984 / George Orwell
16 Ocak 2016
1984 / George Orwell
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
-
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
-

Normal