Sarp Yokuş Kitap Özeti Hatice Dilek Öztürk
Hatice Dilek ÖztürkSarp Yokuş Romanının Kısa Özeti
Sarp Yokuş Kitabının Geniş Özeti
Sarp Yokuş (Hatice Dilek Öztürk) Kitabının Konusu
Sarp Yokuş Kitabının İçeriği Hatice Dilek Öztürk
SARP YOKUŞ KİTABI HAKKINDA BİLGİ
Zoru sever misiniz? Zor ne ki desenize, zorun anlamı ne ki?
Zor deyince içine neler girer ki?
Sıralayayım bence zora girmeyenler;
Sabah yataktan kalkmak. Kalktıktan sonra üşenmeyip yüz yıkamak. Biraz erken kalkmayı başarmak. Erken kalkabildi ise kahvaltı yapmak. Ev, iş, okul her ne ise sıradan günlük işler.
Durakta toplu taşıma aracını beklemek. Hazır pişmiş ekmeği fırından eve getirmek. Annenin hazırladığı yemekleri , babanın sokaktan taşıdığı meyveleri yıkayıp masaya güzelce koymak. Aile bireylerine sıcak, saygılı anlayışlı davranıp evde barış ve neşe rüzgarı estirmek.
Bilgisayar, kitap v.s gibi imkanlar elinin altında iken proje, dönem ödevi, performans ödevi hazırlamak. Küçük ev işlerinin en küçüğü sayılacak oda, yatak, masa toplama işinde sorun çıkarmadan temizlemek, dağınıklığı toparlamak.
Kirlenen giysileri kirli sepetine, yenen meyve çöplerini oraya buraya değil, çöpe, masanın silgi tozlarını, yere düşen karalanmış kağıtları, yemek masasının altındaki kırıntıları toplayıp atmak. Banyodan, tuvaletten veya lavabodan çıktıktan sonra, ne duşta, ne lavaboda tiksindirici; saç kıl v.s bırakmadan tertemiz çıkmak.
Kapıdan girerken evimize veya iş yerimize tebessümü, güzel bir çift sözü çok görmemek.
Yapılan işe, pişirilen yemeğe, alınan nota, kazanılan gelire, anlatılan günlük havadise, dertleş ilen bir mevzuya; beceriksiz, başarısız, değersiz muamelesi yapmadan saygı ve ilgi ile dinlemek.
Yolda yürürken bir çöpü, pisliği kenara almak veya çöpe atmak. Biletinin, kartının olmadığını fark ettiği biri için otobüste bilet basmak. Markette v.s de kuyrukta sabırla, nezaketle beklemek. Evde var olan malzeme ile katıp karıştırıp ama asıl sevgi yağında kavurup, dua tuzu ile yada şekeri katarak leziz sofralar hazırlamak.
Kazancın çokluğunu değil, helalliğini ve bereketini önemseyip, emeği boşa çıkarmadan cömertçe, fedakarca alın terini, babalık-annelik sorumluluğu ile, ikram etmek aile bireylerine.
Belli aralıklarla, büyükleri en yakından, en uzağa, sırasıyla ara ara ziyaret etmek, hiç değilse mail veya telefonla yoklamak.
Sıcak ev, hazır oda, hatta masa ve envai çeşit malzeme ile karnı tok, sırtı pek bir halde bilgiyi kullanmayı, saklamayı, sunmayı öğrenmek, boş işlerin tümünden yüz çevirerek anne- babanın onca emeğini, umudunu zayi etmemek, sınav kazanmak değil ilim sahibi olup nitelikli insan olmak için çalışmak.
Onca imkanın, oyuncağın, yiyeceğin içinde; kardeş kavgasına tutuşmamak.
Ailesi ile hep birlikte oturup, derin, anlamlı, kaynaştırıcı, sevgi dolu bir sohbet ortamı kurmak mümkünse; haberlere, dizilere, yarışmalara, maçlara gömüldükten sonra yatak yorgana sarılıp gerçeklerden, sorunlardan kaçmamak.
Gelin iş yaparken, toruna masal anlatıp, yada oyuna daldırıp oyalamak, oğul işten bunaldığında, hayatın keşmekeşinden bıkkınlık duyduğunda “ Oğul sen babasın, dik durmalısın. Rabbine tevekkül et, her zorlukla birlikte kolaylık vardır, azimle sabret.” demek, sevecen bir baba yada anne olup sırtını sıvazlamak.
Umduğu notu alamayan bir öğrenciye umut verip, tekrar çalışmaya teşvik edecek iki cümle edip nefes aldırmak, hadi gel bir çay içip sohbet edelim deyip onu bir dahakine nasıl başaracağına dair hazırlamak.
Eşe ve çocuklara yatmadan muhabbetle dokunup, bir cümle ama kalpleri ısıtıp, dinlendirecek bir cümle ile yarı uyku ölüme, ondan sonra dalmak. Mümkün değil mi sizce bu saydıklarım? Çok mu zor şu anlatılanlar? Değil ama amalara kaldıysa ama çok. Oysa ben mazeretsiz, eksiksiz, hata ne varsa düzeltmek ve yarını farklı kılmak için şimdi sizleri zorluklara davet ediyorum.
Evet bence zor olanlar;
Gece sıcak yatağı Allah için terk etmek. Soğuk suyla, seccade ile tesbih’le, Kur’anla bir geceyi daha ayakta dimdik, şuurla geçirmek. Olabildiğince her pazartesi, perşembeyi, her ayın on üç, on dört, on beşinci gününü, hatta Davut a.s gibi haftanın günlerini bir gün oruçlu, bir gün oruçsuz geçirmek.
Sofraya envai çeşit yemek koymak yerine olabildiğince az çeşitle, mutlaka helal malzeme olduğuna emin olmaya çalışarak, hazırladıklarımızdan iki kişiye yeten dörde de yeter bilinci ile az yemek, yavaş yemek, besmele ile başlayıp hamd ile bitirmek.
İş yaparken söylenmemek, kaçmamak, hakkının vererek; Peygamberin “sizden biri yaptığı işi mükemmel yapsın” düsturu ile, bu kadar paraya bu kadar iş yapılır mantığından çıkıp dürüst ve istekli çalışmak. Her türlü kaba, aceleci, hırçın tipe rağmen; nezaketi ve yumuşaklığı asla elden bırakmamak. Sokakta, işte yürürken veya çalışırken veyahut evimizde, gözü, kulağı her türlü fuhşiyat’tan, haramdan korumak.
Öfkeden patlamaya hazır insanlığa emniyet sibobu görevi görüp, bulunduğumuz ortamı şeytansızlaştırmak için ne gerekiyorsa yapıp ,İslamın emniyetini sunmak.
Sorumsuzluk, tembellik, asilik yapan evlatlara, sabırla tatlı sert olmayı başarıp; kaçırtmayan saydırtan bir korku, cıvıtmayan bir ilgi, azdırmayan bir sevgi, kibre düşürmeyen bir takdir, çaldırmayan yada başkalarında gözü kaldırmayan bir harçlık, söylemek yerine yaparak, anlatmak yerine birlikte yaşayarak Muhammed’i bir ahlak kazandıracak bir ferasetle ,emanet olan yavrularımızı, işten, aştan, zevkten önce tutmak.
Eşimize gönül alıcı sözler, takdir ettiğimizi, farkında olduğumuzu hissettiren eylemler, küçük sürprizler yaparak, evde saygınlığını korumak için ardından konuşulmasına, yüzüne bağırılmasına, acımasız eleştirilmesine, yükünün hafife alınmasına, takılmamasına asla izin vermemek.
Herkesin ebeveynini ve onların kendilerine sunduğu şartları eleştirdiği hatta suçladığı bir asırda, yaptıkları hiçbir işi küçük görmeyerek, varsa bir hataları “Rabbim sizi de bizi de affetsin” diyerek, gönüllerini alıp, eski defterleri tekrar tekrar açmamak, yürek yakmak yerine şefkatli kanatlarımızın altına alarak, ayakta iseler sağlıklarına, hasta iseler şifalarına, borçlu ise, darda iseler geçimlerine, yalnız iseler ziyaretlerine gitmeyi ihmal etmeden ,eğer bize ihtiyaçları varsa evimize davet edip, yuvalarımızda vefa adına ,onlara yer açmamız gerekiyor.
Rızkımızı kazanırken helal haram demeden her yöntemi, her ortaklığı, her alış verişi, her insanla iletişimi kurmak yerine ,hatta her taşın altından çıkacağım derken altından çıkılamaz taşların altında kalıp kurtarın beni? Niye yardım etmiyorsunuz ?diyecek acziyetlere düşmek yerine; doğru insanlarla, doğru yerde, doğru zamanda, doğru niyetle, doğru şekilde yapıp kalbi dosdoğru istikamette tutmak, elimizden geleni en güzel şekilde yaptıktan sonra rızkı Allah’tan bilmek gerekiyor.
Vakti zayi etmek amacı ile kurgulanmış tüm tuzaklardan uzak kalarak, gece gündüz hem bireysel, hem toplu ilmi çalışmalar yapıp uyumayan yılanlar olduğunu hep hatırda tutmak, kış uykusundan uyanıp ya anlayan, ya anlatan ya da dinleyen olmak gerekiyor Kur’anı.
Bilmek değil yaşamak, anlatmak değil hakka çağırmak gerektiğinin bilincinde ; ağzından her çıkanı yapan, her söylediği doğrudan, sorun değil çözüm üreten, almayı değil ,vermeyi hedefleyen, en kritik, zor anlarda bile ağzından bal damlayan, tutup ayağa kaldıran, sarıp sarmalayan, unuttuğunda hatırlatan, yanıldığında düzelten ama hep eli eli üstünde olan ümmet olma bilincini kuşanmış; şehvetin, paranın, mekanın adamı değil, sarp yokuşa sardırmış Cennete tırmanırken ,bir çok dağcıyıda peşine takan bir Yaşam Koçu olmak gerekiyor. İp İslam, yokuş Cennete çıkıyor. Doğal afetler dediğiniz afetler sizi ve bizi kuşatmadan Doğal oldukça doğal bir ortamda sizleri zirvelere adanmaya davet ediyorum. Cennet dağına tırmanır mısınız? Ferhat sevdiği için dağı delmişti; siz Rahman için ne yaptınız? Ne Yapmaktasınız?
erhan1907

Üyelik tarihi
28 Şubat 2015
Bulunduğu yer
Her yer :p
Mesajlar
2.919
Seslenildi
42 Mesaj
Etiketlendi
95 Konu
Ruh Hali
Sarp Yokuş Kitabının Özeti Hatice Dilek Öztürk
26 Ağustos 2016
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
erhan1907
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Normal