Ova yerlilerinin 19. yüzyılda yaptığı ve görülmeye değer olağanüstü törenlerden biridir Güneş Dansı. Genellikle yaz gündönümünde ve yılda bir kere yapılır. Gündönümünden 4 gün önce başlar ve 7 gün boyunca son günün günbatımına dek sürer. (süre ve başlangıç tarihi kabilelerde küçük farklılıklar gösterebilmektedir. ) Yaşam ile ölüm arasındaki döngüyü, ilişkiyi gösterir. Bunun anlamı şudur; Ölüm ile yaşam sona ermez. Ölüm aynı zamanda bir yeniden doğmadır. Doğanın tümü birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu doğadaki herşeye eşitlik verir. ”Örneğin güç veren hayvanlar (medicine animals) fizik ve ruhsal yetenekleriyle aynı bir tütünün parçaları kadar Büyücülere ve Şamanlara benzerler” Bu töreni yapan kızılderili kabileleri şunlardır. Arapaho, Arikara, Asbinboine, Cheyenne, Crow, Gros, Ventre, Hidutsa, Sioux, Ova Cree’leri, Ova Ojibway’leri, Sarasi, Omaha, Ponca, Ute, Shoshone, Kiowa, ve Blackfoot kabileleri. Ama uygulanış biçimleri kabileden kabileye değişiklik göstermektedir. Törende buffalo avı önemli temalardandır. Çünkü buffalo avcılığı kızılderili kültürlerinde 18. ve 19. yüzyıl boyunca yaşamsal önemde olmuştur.
İlk iş olarak kabilenin bu işe yetkili kişisi gelir. Uygun ağacı seçer ve diğer kabile erkeklerine onu kesmelerini söyler. Ağaç uzun ve iki ucu çatallı bir ağaçtır. Kesilen ağaç tören sırasında düşmanı temsil edecektir. Sioux’lar kesilen ağacı buffalo derisiyle sararlar. Bazen bir çadır da kurulur. Çadır dansçının tören sonunda yatıp gördüklerini anlatırken kullanması içindir.
Ağaç sırık yere sıkıca saplanır. Sabah güneş doğu ufuk çizgisinden yükselirken savaşçılar ağaç sırığa saldırırlar . Sembolik olarak silahlarla ve oklarla onu öldürürler. Keserler ve Güneş Dansı yapılacak yere getirip sıkıca toprağa gömerler. Sırığı toprağa gömmeden önce üst çatal bölgesine yeni öldürülmüş buffaloya ait, kuyruğu üzerinde bulunan buffalo derisi konup , onun da üzerine üstündeki derinin bir bölümü sıyrılmış buffalo kafası sıkıca bağlanır. Buffalo kafası güneşe doğru çevrilerek sırık yere iyice sabitlenir. Yerle gök arasındaki bağlantıyı sağlayan ağaçtan yapılan sırık dünyanın merkezini sembolize eder
Tören ağacı ana dansçı ve kabilenin adamlarıyla hazırlanır. Ağacın çatalları kartal yuvasını sembolize eder. Kartal ruhlara yakın oturan ve onlarla sürekli iletişim halinde bulunan , bizim yakarışlarımızı Büyük Ruh Wakan Tanka’ya götüren mesajcıdır.
Kartal mesajcı olmasının yanısıra insana özgü özelliklere de semboldür. Cesur, hızlı ve çok güçlüdür. Bunlar bütün savaşçılarda bulunması gereken özelliklerdir. Çok uzakları görebilir ve herşeyi bilebilir. ”Bir kartal dünyanın bütün bilgeliğine sahiptir”
Kartal tüm tören boyunca insanların ruhlarla iletişim kurmasını kolaylaştırır, tören boyunca bir Crow kızılderilisine yetenekleriyle eşlik edebilir, onun geleceği görmesini sağlayabilir. Kartal tüyü hastalıkları iyileştirebilir. Büyücü Şaman tören sırasında elindeki kartal tüyünü kullanarak güneşin enerjisini hastaya aktarır ve onu iyileştirebilir.
Buffalo Güneş Dansının temelini ouşturur. Güneş Dansının buffaloyla ilişkilendirildiğini açıklayabilecek değişik hikayeler vardır. Shoshone yerlileri buffaloya dokunan kişinin mutlu olacağına, hayatında herşeyin yolunda gideceğine inanırlar. Törende buffalo yemek, buffalo şarkıları söyleyip buffalo dansı yapmak çok yaygındır.
Tören ova kızılderililerinin yaşamı için buffaloların nasıl bir zorunluluk olduğunun açık bir göstergesidir. Buffalo yaşamı sembolize eder çünkü buffalo kızılderilinin yaşaması için herşeydir. Ova kızılderilileri buffaloyu beslenmeleri, giysileri, barınakları, çocuklarının oyuncakları dahil olmak üzere her türlü eşyalarını yapmak için kullanıyorlardı. Kızılderililerin yaşamı buffalolarla sıkı sıkıya bağlıydı. Güneş Dansı buffaloya bir şükran töreniydi.
Cheyenne kızılderilisi buffalonun güneşle ilişki içinde olduğuna inanır.
Lakota kızılderilisi törendeki sırığa karşı konan kuru bir buffalo penisinin dansçının erkeklik gücünü artırdığına inanır.
Lakotalılar öldürülen buffalonun kendi kemiğinden yeniden meydana geldiğine inanırlar. Hayvanların ve insanların ruhları onların kemiklerinde bulunur.
Tören süresince buffalo kafası değişime uğrar. Ona cömert davranmak için ağzına ve burnuna ot, çim parçaları doldurulur. Amaç insanlar için buffaloyu sağlıklı kılmaktır. Öte yandan otlar buffalonun yeniden yaşamasını sağlayacaktır. Eğer ot olmazsa buffalo yaşayamaz.
Güneş dansı boyunca buffalo ve insanların birbirinden ayrılamaz beraberliği sembolize edilir. Buffalo yalnız vücutları için gerekli değildir. O kutsaldır da. Buffalo yakalamaya çalışan avcının , avcıların yaptıkları canlandırmalardan oluşan tören her aşamasında buffaloya şükran doludur.
Savaşçılar bazen kendi vücutlarına eziyet ederek özverinin en büyüğüyle teşekkürlerini sunarlar. Dansçı çeşitli kemik ve tahta parçalarını vücuduna iliştirir. Diğerleri onları koparırcasına çeker.(bazen savaşçının vücuduna tutturulan bu kemikler yere saplanmış gergin sırığa iple bağlanır ve gergin sırık kemikleri çeker.) Bu çok acı vericidir. Bu kendini zorlama yeniden doğmayı sembolize eder. Vücudun duyduğu acı ölümdür ardından yeniden doğuş gelir. Dansçı zihinsel , ruhsal ve bedensel olarak yeniden dünyaya gelir. Tören bittikten sonra dansçı yatağına yatar ve tören sırasında bağ kurduğu mistik güçlerden aldığı bilgileri veya gördüklerini etrafındakilere anlatır .Onun gördükleri yeni bir şarkı , yeni bir dans biçimi veya gelecekle ilgilidir.
1904 de Amerikan Hükümeti Güneş Dansını yasadışı ilan ederek yasakladı. Birkaç kabile arasında daha sembolik, vücudun fazla zorlanmadığı bir tören biçimi süregeldi. Sonraları kızılderililer kültürlerini yeniden yaşatmak için Güneş Dansı’nı orjinal anlam ve biçimine kavuşturmaya çalıştılar.

“Alıntıdır.”