Namazı Engelleyenlere Beddua
Hendek Savaşı sırasında düşman çok yoğun bir şekilde Peygamber Efendimiz (a.s.m) ve ashabını ok yağmuruna tutmuştu.
Efendimiz, üzerinde zırh, başında miğfer çadırının önünde duruyordu.
Hz. Cabir (r.a.) o ânı şu şekilde anlatıyordu:
– Müşrikler, o gün, bizimle durmadan çarpıştılar. Askerlerini takım takım ayırdılar. Halid bin Velid kumandasındaki büyük ve ağır bir fırkalarını Resulullah’ın (a.s.m.) bulunduğu yere yönelttiler. O gün, gecenin geç saatlerine kadar çarpıştılar.
Ne Resulullah ve nede Müslümanlar yerlerinden bir an bile ayrılma imkân ve fırsatını bulamadılar.
Çarpışma öylesine şiddetli devam ediyordu ki, Resul-i Kibriyâ Efendimiz, o günün öğle, ikindi ve akşam namazlarını bile vaktinde kılamamıştı.
Kendisini çocuklara taşlatanlara ve çok kereler eziyet edenlere bile beddua etmeyen Kâinatın Efendisi, namazını engelleyenlere karşı beddua etmekten çekinmedi:
– Onlar nasıl, güneş batıncaya kadar uğraştırıp, bizi namazımızdan alıkoydularsa, Allah da onların evlerine, karınlarına ve kabirlerine ateş doldursun, dedi.
Daha sonra o günün öğle, ikindi ve akşam namazlarını ashabıyla birlikte kaza etti.
Nutella


Üyelik tarihi
19 Kasım 2016
Mesajlar
36.461
Seslenildi
2279 Mesaj
Etiketlendi
107 Konu
Ruh Hali
Namazı Engelleyenlere Beddua
22 Mart 2019
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter

Normal