
Sultan Abdülmecid Han
Babası : Sultan II. Mahmud
Annesi : Bezmialem Sultan
Doğduğu Tarih : 25 Nisan 1823
Padişah Olduğu Tarih : 1 Temmuz 1839
Öldüğü Tarih : 25 Haziran 1861
Osmanlıda nice sultan ve padişahlar gelip geçmiştir çoğunun yaptıkları ortada ve günümüzde halen görünmektedir. Osmanlı zamanlarında yaşanan güzellikleri günümüzde halen duymakta ve öğrenmekteyiz. Kanuni Sultan Süleyman, Fatih sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim vb gibi Padişahlar Osmanlı zamanlarının en güzel ve kendisinden çekinilen padişahlardı. Bu padişahlar hayatları boyunca her zaman savaş içerisinde olmuş ve harika başarılar elde etmişlerdir. Kendilerinin bu yaptıkları güzellikler ve harika başarıları günümüzde okumakta ve öğrenmekteyiz. Yapılan yenilikler ve yaptıkları değişimler dünyada halen konuşulmaktadır.
Abdülmecid Han, tahta çıktığında Osmanlı Devleti iç ve dış buhranlarla karşı karşıya idi.
Tahta geçişinin ilk senelerini iç ve dış olaylar ile uğraşmakla geçiren Sultan Abdülmecîd, devleti kısmen huzura kavuşturdu. Islâhat işleri ve iç mes’eleler ile uğraşmak imkânını buldu.
Sultan Abdülmecid Han zamanında dünyada iki büyük İslam devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, ikincisi Hindistan’daki Gürganiyye Hükümdarlığı idi. Her iki devletin sultanları, İslam dininin bekçisi idiler. İslam düşmanı olan İngilizler, bu iki bekçiyi yok etmek için, çok kurnaz planlar hazırlamıştı. Önce, Gürganiyye Devleti’ni parçalamaya karar verdiler. Böylece, Asya’daki Müslümanları başsız bırakacak, hem de Hindistan’ın hazinelerine, ticaretine hakim olacaklardı. Fakat, Osmanlıların buna mani olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlıları Ruslarla savaştırmaya çalıştılar. Avusturya ve Prusya, Osmanlı-Rus savaşının önlenmesini istediler. Rusya da bunu kabul etti. Fakat İngilizler, Reşid Paşa’yı savaş etmeye teşvik ettiler. Yardım edeceklerine, zafer kazanacağına, böylece Osmanlıların bir numaralı adamı olacağına inandırdılar.
Reşid Paşa, Osmanlı Devleti’nin başına geçeceğinin çılgınlığı içinde, İngilizlere maşa oldu. 1853 de, Bab-ı Alide yüzaltmışüç (163) kişi topladı. Rusya’ya savaş açılmasına karar verdi. Sultan Abdülmecid Han’ı da, tuzağa düşürüp, tasdik ettirdi. Rusya’ya savaş ilan edildi. Osmanlı Devleti’nin başını derde sokan İngilizler, Hindistan’daki facia ve felaketlere başladılar. 1857 de, Delhi’de, büyük ihtilal çıkardılar. İkinci Bahadır Şah’ı, oğulları ile birlikte Kalküte’ye götürüp hapis ettiler. Gürganiyye Devleti yıkıldı. Hindistan’ın ilerde, İngiliz imparatorluğuna katılması için, birinci adım atılmış oldu. İngilizler, Rus çarı birinci Nikola’nın Kudüs’te katoliklere karşı ortodoksları ayaklandırdığını ileri sürerek, Rusların Akdeniz’e inmesini hiç istemeyen Fransa imparatoru üçüncü Bonapartı da, Türk-Rus Kırım Harbine sürüklediler. Kendi çıkarları için yaptıkları bu işbirliği, Türk milletine Reşid Paşa’nın diplomatik zaferleri olarak tanıtıldı.
Düşmanların bu yaldızlı reklamlar ve sahte dostluklarla örtmeye çalıştıkları imha hareketlerini, herkesten önce anlayan sultan, çok zaman sarayında hüngür hüngür ağlardı. Memleketi, milleti kemiren düşmanlara karşı koymak için tedbirler arar ve Allah-u Teâlâ’ya yalvarırdı. Bu sebeple, Reşid Paşa’yı, birkaç kere sadrazamlıktan uzaklaştırdı ise de, kendisine (koca), (büyük) gibi isimler takan bu kurnaz adam, rakiplerini devirip, tekrar iş başına gelmesini becerirdi. Ne yazık ki, sultan kederinden tüberküloza yakalanıp genç yaşında öldü. Sonraki senelerde devlet koltuklarını kapışan, üniversite öğretim üyeliklerine, mahkeme başkanlıklarına getirilenler, hep Mustafa Reşid Paşa’nın yetiştirmeleridir. Böylece (Kaht-ı rical) devri açılmasına ve Osmanlılara (Hasta adam) denilmesine sebep olmuştur.
İslam düşmanları, Osmanlı halifelerine çirkin iftiralar yaptıkları gibi, bu mübarek zata da, leke sürmeye çalışıyorlar. Memleketin her tarafında ve hele Mekke’de, Medine’de yaptırdığı, görülmemiş güzel sanat eserlerine, israf yaptı diyorlar. İçki içerdi diyorlar. Sultan II. Selim Han’a ve Yıldırım sultan Bayezid’e de böyle iftira ettiler. Hiçbir vesikaya dayanmayan bu sözlere saf Müslümanlar da inanıyor. Yeni tarih kitaplarına bile yazıyorlar. Halbuki Osmanlı padişahlarının hepsi, her işlerinde İslamiyet’e uyar, yüksek âlimlerin fetvaları ile hareket ederlerdi.
Sultan Abdülmecid Han son hastalığında, yatakta oturamıyor, hep yatıyordu. Yalnız, mühim şeyler okunup irade-i şahane alınıyordu. Sıradaki bir yazı için, Medine halkının bir dilekçesi okunacak denildi. (Durun, okumayın, beni oturtun) buyurdu. Arkasına yastık konup, oturtuldu. (Onlar, Resulullah Efendimiz’in komşularıdır. O mübarek insanların dilekçesini yatarak dinlemekten haya ederim. Ne istiyorlarsa, hemen yapınız! Fakat, okuyunuz da, kulaklarım bereketlensin!) buyurdu. Ertesi gün vefat etti.
Devletin içine düştüğü feci durum sebebiyle, üzüntüsünden tüberküloza yakalanan Sultan Abdülmecid Han, 25 Haziran 1861′de vefat etti. Yavuz Sultan Selim Han’ın türbesinin yanına defnedildi. “Atam Yavuz Sultan Selim Han’a hürmeten türbemi onunkinden daha aşağı yapın” şeklindeki vasiyeti üzerine türbesi Sultan Selim’inkinden daha alçak ve kısa olarak yapıldı.
İrlanda’dan Sultan Abdülmecid Han’a Teşekkür Mektubu
Osmanlı İmparatorluğu büyük bir kıtlık geçiren İrlanda’ya 1847’de yardım göndermiş ve bu yardım Avrupa devletlerine örnek olmuştu.
İrlanda Cumhurbaşkanı’nın Türkiyeye yaptığı ziyaret, iki ülke arasında 19’uncu yüzyıl ortalarına uzanan tarihi bağları yeniden gündeme getirdi. Bunun üzerine bir tartışma başladı. İrlanda’ya yardımın şehir efsanesi olduğunu söyleyenler oldu. Ancak Osmanlı’nın gönderdiği bu yardımla ilgili arşivlerimizde birçok belge mevcut.
İrlanda’ya Osmanlı yardımının etkisi öylesine büyük olmuş ki
Şehrin ve ülkenin ünlü futbol klübü Drogheda United’ın simgesinde de ayyıldız kullanılmış.

Yıl 1855, Abdülmecid Han-ABD-Develer
Meksika ile 1855 yılında savaşan ABD, çöl şartlarında nakliye işlerinde kullanılmak üzere Osmanlı Devleti’nden 30 deve talep etti. Meksika sınırında bulunan birliklerine iaşe ve ikmal yardımı yapamayan ABD Hükümeti, bu konuda Osmanlı Devleti’nden talepte bulundu ve talebe bir cevap gelmesini beklemeden nakliye gemilerini İstanbul’a gönderdi.
Dönemin Sadrazamı Fuat Paşa, ABD’nin bu talebi üzerine Sultan Abdülmecit’e bugünkü anlamda Başbakanlık tezkeresinin karşılığı olan bir tezkere-i seniyye (sadrazamlık tezkeresi) gönderdi ve 30 devenin ABD’ye gönderilmesi için yetki istedi.

Tezkerenin Metni
Sadrazam Fuat Paşa tarafından hazırlanan ve Padişah Abdülmecit tarafından onaylanan tezkerenin metni şöyle: “Amerika Devletleri’nde deve kullanılmasına karar verilerek 30 re’es devenin celbi zımnında Devlet-i müsarünileyha tarafından Dersaadet’e bir sefir gönderilmiş olduğundan bir çift erkek ve bir çift dişi deve olmak üzere iki çift devenin itsı iltimasına dair sefaredin varit olan bir kıta tahriratı tercümesinin hulasası menzuru şehinşahi buyrulmak için arz ve takdim olundu.”
Üyelik tarihi
10 Mart 2015
Bulunduğu yer
İstanbul
Mesajlar
1.112
Seslenildi
194 Mesaj
Etiketlendi
16 Konu
Ruh Hali
Sultan Abdülmecid Han
11 Nisan 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter




Ağaç şeklinde