KEDİNİN biri aç mı aç dolaşırken bir eve girmiş. Evde duvarda asılı ciğeri görün*ce de mest olmuş, kendinden geçmiş. “Bu fırsat her zaman bulunmaz...” deyip o hızla ciğerin üstüne uçmuş. Ancak ciğere yetişememiş; üstelik yapıştığı duvardan aşağı süzülürken de boğazına bir tesbih geçivermiş. Zavallı tuzağa tutulduğunu sanmış. Kâh o yana, kâh bu yana tepinip duruyormuş...
Tam bu esnada, kedi gibi açlıktan gözle*rinin feri sönmüş bir fare çıkagelmiş. Zaval*lı kediyi çırpınırken görünce heykel kesilivermiş.
Fakat bakmış ki kedi başka âlemde... Tesbih boğazında, tövbe dilinde sallanıp duruyor.
Zannetmiş ki, kedi tövbekâr oldu...
Bu duruma yeniden doğmuş gibi sevi*nen fare koşmuş dostlarının yanına ve patlat*mış müjdeyi:
“Dostlaar,” demiş “kediye Hak’tan hidâyet gelmiş, tövbe etmiş, teşbih çekmekte. Bize bunca çektirdiğine bin pişman olmuş, ağlamak*tadır. İşte şimdi bulgur ve tarhanaya hücum zamanıdır.”
***
İnsan bazen her şeyi görmek istediği gibi görür ve karşısındakini öyle yorumlar. Bu sayede bir mutluluk yaşar ama bunun ne kadar süreceği de belli olmaz. Bunun için insan aceleyle ve hevesle değil, akıllıca ve anlayarak yaşamayı öğrenmeli
Zafer dergisi, haziran 2013, s.438
alıntı
buSe
Yastığına rimel bulaşmadan büyümez hiçbir kadın.

Üyelik tarihi
17 Mart 2015
Bulunduğu yer
Onun KaLbindee
Yaş
27
Mesajlar
2.056
Seslenildi
45 Mesaj
Etiketlendi
8 Konu
Ruh Hali
Büyük sevinç
23 Mart 2015
- Paylaş
- Share this post on
Digg
Del.icio.us
Technorati
Twitter
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

Normal