Ağlamayan çocuk memeden mahrum kaldığı gibi, istemesini bilmeyen de bir şey elde edemez. İstemek, yerine göre anlam kazanır. Talepte bulunmanın hem menfisi hem de müsbeti var*dır. Olumlu istekler tercih ve teşvik sebebidir. Hatta eskiler iste*yen ağız, sağılan inek gibidir, demişlerdir. Tabii ki her meselede olduğu gibi isteme konusunda da şartlara riayet etmek, usûlüne uygun taleplerde bulunmak gerekir. Şöyle etrafımıza bakındığı*mız zaman ağzı laf yapan kimselerin -genellikle- muratlarına er*diklerini, çekingenlerin ve sıkılganların ise konuşurken renkten renge girdiklerini görürüz.
İşte bir örnek:
Abbasi halifelerinden Mehdi’nin saltanat sürdüğü yıllarda, Ebû Dülâme adında zevzek bir dalkavuk vardı. Bu adam bir gün Mehdi’nin huzuruna çıkıyor. Halife “Ne istiyorsun?” diye sorun*ca, “Bendenize bir av köpeği insan buyurmanızı rica ediyorum!” diyor. Bu talebe canı sıkılan Mehdi şöyle diyor:


“Ben ihtiyacın ne diyorum, sen köpek istiyorsun.”
“Ne yapayım efendim, benim köpeğe ihtiyacım var!”
“Peki, zevzek herif, isteğini yerine getirsinler!”
Ebû Dülâme ikinci bir istekte bulunuyor:
“Efendimiz! Sizin de tahmin ettiğiniz gibi, ben bu köpekle ava çıkacağım. Peki, ama yayan mı gideyim?”
“Eh bir de at versinler!”
Zevzek zevzekliğini sürdürüyor:
“Allah ömrünüzü uzun etsin padişahım! Bendeniz baytar ol*madığıma göre atı kim tımar edecek?”
“Bir de köle versinler!”
Talebin sonu yok ki, adam ha bire istiyor:
“Pekâlâ. Farz edelim ki, ava çıktık. Av vurduk, getirdik. Ama bunları kim pişirecek?”
“Anlaşıldı, bir de cariye istiyorsun?”
Adamın isteği bir türlü bitmiyor, şöyle devam ediyor:
“Allah sizden razı olsun. Lâkin bu adam nerede yatacak?” “Uzun ettin ama galiba bir de ev istiyorsun?”
“Cenab-ı Hakk, mübarek vücudunuza sağlık ve âfiyet versin. Birtakım insanları başıma topladınız. Peki, ama ben bunları ne ile besleyeceğim?”
Halife son sözünü söylüyor:
“Haydi, bir de çiftlik versinler. Herhalde daha başka bir şey istemezsiniz?”
Ebu Dülâme, illâ bir şey isteyecek ya, bu sefer de şöyle diyor: “Sağlığınızı isterim padişahım!”
İşte isteyince böyle isteyeceksin.
Bu vesileyle belirtelim ki kul, samimi bir kalble, olanca halis niyetiyle isterse Allah onun talebini yerine getirir. Çünkü “Ver*mek istemeseydi, istemek vermezdi!”
“Zât-ı Hâk’darı taleb vukûunda kalbden mâsivâ silinmelidir
Her duâ müstecâb olur amma talebin sûreti bilinmelidir.”
Üsküdarlı Talat
DURSUN GÜRLEK, MAZİYE BİR BAKIVER
alıntı